Atatürk dilden düşmez Selanik’te


Krizle birlikte dükkânların kepenklerini kapattıkları Selanik’te, işlek caddelerde dahi boş dükkânlar mevcut. Bulvar mağazalarının, Alışveriş Merkezlerine tercih edildiği şehirde, Türk mallarına bolca rastlamak mümkün. Sokaklar, tekerlekli tezgâhlarıyla gezen simitçilerle, Uzakdoğulu satıcıların uğrak yeri.

Kedinin köpeğin bolca bulunduğu şehirde, limanda fayton arabalarıyla turlayabilir, akşam vakitlerinde fitness yaptıran ekiplerle dans edip form tutabilirsiniz. Yollarda bisikletli gençlere çarpmamak için, sarı renkli çizgilerin ötesine geçmemekte fayda var.

Kriz devam etse de, tavernalarda eğlenceye devam. Akşam saatlerinde, sokak aralarındaki kahvehanelerde,  erkeklerin ekrana kilitlenip, lig maçları, futbol yorumlarıyla haşır neşir olduğunu gözleyebilirsiniz. 
Şehir adeta graffiti cenneti. Boş duvar, boş kepenk bulmak mümkün değil. Her yer renk deryası, desen mozaiği. İlk görüşte karmaşık ve kirli gibi görünse de zamanla gözler alışıyor. Belediyenin bu sokak sanatını desteklediğini öğrenip şaşırıyorsunuz.

Ulaşım aracı olarak ayakların kullanıldığı şehirde, insanlar işe gidip gelirken, çarşıya pazara uğradıklarında kilometrelerce yürüyorlar. Şişman insana rastlamak mümkün değil. Yol tarifi istediğinizde,  uzak mı diye bir kavram söz konusu değil. Her yer onlara göre yakın.

Sokaklar temiz. Hava mis gibi. İnsanlar sıcakkanlı. Gençler umut dolu.

Atatürk’ün kokusu sinmiş hele bi de, Atatürk dilden düşmez Selanik’te. Önünden geçersin doğduğu evin, oyun oynadığı ağacın yapraklarını seversin. Balkonundan selam edersin. Selanik ‘te her yol Atatürk’ün evine çıkar.

Varın gidin Selanik’e de bir Yunan kahvesi için…

İçtiğiniz Türk kahvesi olsa da siz yine bozuntuya vermeyin. Yunan salatası sipariş edin.

Hamsiyi iştahla yiyin. Kendinizi evinizde hissedin.  







geziye dair fotoğraflar için tıklayınız!



  
YORUM EKLE
banner441

banner566

banner554

banner558

banner141

banner557

banner568