Atıştırmalık Aşklar


Eskiden kelimelerin daha mı bir değeri vardı?

Verilen sözler daha mı çok tutulurdu?

Alınan hediyeler daha mı anlamlıydı?

Cep telefonu olmadığı için belki haftada bir, gizli saklı konuşabildiğimiz sevdiğimizin sesini duymak daha mı kıymetliydi?

Belki de bugünkü kadar sık haberleşemediğimiz için sohbetlerimiz daha mı dolu doluydu?

Hani hep diyoruz ya, “tüketim çağı” diye. Evet; eşyalarımızı, giysilerimizi, yemeklerimizi, filmleri, müzikleri çabucak tüketiyoruz. Dinlediğimiz şarkılar, izlediğimiz filmler kısa zaman sonra uçup gidiyor sanki. Aşkları da böyle mi tüketmeye başladık acaba?

İletişim bu kadar yaygın değilken ayda bir gelen mektupla mutlu olunan, yazılan her kelimenin defalarca okunup akıllara kazındığı aşklar… Haftada bir sevdiğinin sesini duyup hayal kurmakla hissedilen heyecanlar… Ender olduğu için uzun uzun hazırlanılan, günler öncesinden uykuları kaçıran buluşmalar…

Şimdi vaktimiz yok sanki duygularımızdan bahsetmeye, uzun uzun sevdiğimizin gözlerine dalıp gitmeye. İletişim had safhada, ancak edilen lafların içi boşalmış gibi. Bir anda aşık olunuyor, büyük büyük laflar ediliyor, sonra yine bir anda aşk bitiveriyor. Ortalık söz vermeye korkan “aşık”larla dolu. Etrafta dikkat dağıtan, zaman alan o kadar çok şey var ki; insanların verilen sözleri, edilen yeminleri tutacaklarına dair kendilerine güvenleri yok sanırım. Herkes masalsı bir aşkın peşinde ancak bunun için sarf edecek ne gücü, ne de zamanı var. Her şey o kadar hazır ki; hayalini kurduğumuz masalsı aşkımız, içinde fedakârlıklarla, iltifatlarla, hediyelerle paket halinde önümüze gelsin diye bekliyoruz. 

Dizilerde, filmlerde yaşanan, sevenlerin birbirini sarıp sarmaladığı, aşkı uğruna fedakârlıklar yaptığı, ele ele göz göze gezip tozdukları, zor günleri beraber aştıkları, bahçeden koparılıp verilen bir çiçekle gözlerin parladığı masum aşklara bayılıyoruz. Çünkü çoğumuz aşkı artık o biçim yaşamıyoruz. O kadar hızlı yaşıyoruz ve zamanımızı o kadar çok şeyle dolduruyoruz ki, birbirimizi o kadar az dinliyor; karşımızdakinin duygularını o kadar anlamıyoruz ki bize kalan yüzeysel, uçucu, atıştırmalık aşklar oluyor. 

Ruhumuzda ve belleğimizde güzel izler bırakan, sarf edilen her kelimenin kıymetli olduğu, içinde kendimizi “değerli“ hissettiğimiz sahici aşklar yaşamak dileğiyle…
YORUM EKLE
YORUMLAR
sevim değerli - sinop
sevim değerli - sinop - 3 yıl Önce

güzel bir yazı olmuş. tebrikler

Fatma Kürün
Fatma Kürün - 3 yıl Önce

Tebrik ediyorum . Harika yazılar ve tam da Taşı gediğine oturtmuşsunuz. Emeğinize sağlık

banner441

banner566

banner554

banner558

banner569

banner141

banner557

banner560

banner568