Babalar günü yada köşedeki büyük taş


Dr. Mustafa Tekçe

Dr. Mustafa Tekçe

Okunma 25 Haziran 2015, 16:37

Babalar gününü bugün kutluyoruz.

Babası sağ olanlar onun yanına gidiyor, arıyor, soruyor ama onu kaybedenler artık ne yapsa boş. Hele babasını kıranlar onunla küskün olan, dargın ayrılanlar..

Döverek hakaret edenler.. Elinden parasını alanlar, malını, mülkünü zorla sattıranlar.. Babasını evlerine sığdırmayıp birbirine düşen kardeşler.. Soluğu onu huzur evine göndererek huzur bulduklarını düşünen evlatlar var ülkemizde artık. Gelin hep beraber biraz düşünelim.

Kilis’imizde bir atasözümüz var. ‘Evde bir büyüğünüz yoksa baş köşeye büyük bir taş koy’demişler. Bu Kilis atasözümüz üzerine çok uzun müddet düşünmüştüm. Her biri bir bilge olan mantık ve kültür diyarı Kilis Arifanının bu sözü bize ne söylüyordu. Bize verdikleri mesaj neydi?

Atalarımız diyorlar ki; eğer evde ya da  gönül evinde danışacak bir büyüğünüz yoksa başını taşlara vur. Vur da, onlara saygı ve sevgide kusur ediyorsan zaten taş olmuşsun. Senin evinde de, beden evinde de baş köşedeki taş, senin başındır. Taş sensin! Sen taşsın.
                                                                  ***
Bugün hepimiz 91 yaşındaki babam Tüfekçi Hacı Hikmet Tekçe’nin etrafında toplandık. Eskilerden, Kilis’imizden, geçmiş olayların canlı tarihinden bal tadında bir sohbet dinledik. Bilgisayarın başına oturdu. Kilis Haberlerini okumamızı istedi. Oğlum beni en evvel Kilis alakadar eder diyordu. Gülüştük sonra Babam dahil hepimiz oruç olduğumuzdan iftar saatini beklemek üzere şimdi istirahata çekildik. 

Çocukluğum tamamen dedem rahmetli Tüfekçi Mustafa, nenelerim, halam, teyzem, dayım, amcalarım ve eşleri ile amcam çocukları arasında hatta zaman zaman en yakın komşular ve akrabaların da dahil olduğu kalabalık bir aile dünyasında geçti. Hatta bazen yakınlarımızla sofraya çok kalabalık olarak, eve de sığmayınca önce erkekler daha sonra da kadınlar ayrı olarak da sofraya oturduğumuz olurdu. Burada erkek çocuklar dedemizden ve amcalarımızdan meclis adabı ve erkanı; kız çocuklar ise yengeler ve nenelerimizden ev düzeni, çocuk bakımı dahil sessiz bir eğitim alırdı. Yemekten sonra anlatılan haket dediğimiz masallar ufkumuza iyinin, doğruluğun ve sevginin tohumlarını saçardı. Toplu yapılan aşure, hedik, hayrat, hapsa, şire, kurban, adak, mevlid, düğün hatta evlerden ırak cenaze gibi işler hemen tüm akraba ve komşularla paylaşılır çocuklar tabii kurye olarak tüm bunları taşır, böylece herkesi tanır, herkeste daha çocuk yaşta onları tanırdı. Saygı ve paylaşım ana karakterimiz olur, dedemin etrafında aile kenetlenirdi.Herkesin mutluluğu da sıkıntıları da paylaşılır dedemizin evinden rahatlamadan kimse çıkmazdı. Böylece bizi, biz yapan tüm kültürel değerlerimiz sessizce ruhumuza sinerdi.
Bugünkü çocuklar için artık böyle bir eğitim maalesef yok. O şefkat ve sevgi dolu bilge neneler artık torunlarına erişemiyorlar. Amcalar, dayılar, teyzeler, halalar yeğenlerini ancak nadiren görebiliyor. Nesilden nesile geçen Kilis’lilik ve sosyal kültürümüz artık en eğitimli çocuklarda bile azaldıkça azalıyor. Saygı, sevgi, muhabbet ekseninde değerlerimiz can çekişiyor.. Öfkeli, kızgın, tatminsiz, mutsuz bir topluluk oluşuyor. Atalarımızın yüzyıllardır bize getirdiği yazılı olmayan canlı kültürümüz ellerimizde göz göre göre buharlaşıyor…

Kilis bir rüya oluyor. Hele zorunlu olarak kardeşliğin gereği nüfusundan fazla Suriyeli sığınmacılarla misafirliğin hudutlarını aşan bir süre birlikte yaşamanın getirdiği sosyal ve demografik kaos, korkarım bir nesil sonra rüyayı bile silecek.

Bugün babalar günü; 
Hepimiz geçmişlerimizi bir kez daha şükranla, minnetle analım. Atalarımıza, ana ve babamıza aman sakın uf bile demeyelim. Gelin kardeşlerim, bir görev üstlenelim.

Geç olmadan tüm büyüklerimize, yüzyıllardır süzüle gelen Kilis kültürümüze, değerlerimize sahip olalım!

Kilis gayesiyle çalışan hemşehrilerimize ve görevlilere, kaybedilen özellikleri yaşatmak gayesiyle çabalayan Kilis Vakfı’na ve onun saygıdeğer başkanı Yaşar Aktürk ve arkadaşlarına destek olalım. Birbirimize kenetlenelim.

Saygıda ve sevgide hiç kimseye karşı kusur etmeyelim.

Hoşgörülü olalım. Çocuklarımıza bu kültürü aktaralım. Başımızı taşlara vurmayalım. Baş köşedeki taş biz olmayalım.

Taş olmayalım! Sevgili dostlarım; cömert, paylaşımcı, yiğit ve fedakar, can Kilis’liler…
banner441
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hanife Alkan - 11 ay önce
Yüreğinize sağlık hocam nerde dedelerimiz nerde babalarımız saygılar
Avatar
Mehmet Ali KADAYIFÇI - 11 ay önce
Hocam, Teknoloji geliştikçe insanlığında aynı doğrultuda gelişeceğini hayal ederdik, Fakat hiçte öyle olmadığını anladık ama vakit geçmiş oldu, Kaleminize yüreğinize sağlık.