Neden Fotoğraf Çekeriz?

Yusuf Kadri Şirinkan yazdı!

Neden Fotoğraf Çekeriz?

Bu soruya herkesin vereceği farklı bir cevap vardır.

Deklanşöre basarken hissettiklerimiz bence o fotoğrafın içeriğini de etkilemekte. Fotoğraf makinesinin kendi varlığı bile bazen farklı anlamlar taşımakta çoğu insan için. Gözümüzü vizöre dayadığımız zaman içimize doğan duygular, anı dondurmak veya akıp giden zamanın dışına bir şeyler taşımak, belki de neden fotoğraf çekiyoruz sorusuna verilecek cevapların ilk giriş kısmını oluşturuyor. Karelere hapsettiğimiz görüntüler aslında o anda yazdığımız şiir veya hikâye tonlaması taşıyor çoğu zaman. Çünkü fotoğraf makinası, fotoğrafçının kalemi, sözü, fırçası yani duygularını aktardığı paylaşım aracı olmuştur her zaman. Rastgele çekilmeyen her kare duygu ve heyecan taşır.

Objektiften geçip beynimize ulaşan görüntü duygularımızla hayata bakış ufkumuzla yoğrulur ve ilk önce beyin hücrelerinde ölümsüzlük kazanır. Bir kare fotoğraftan yansıyanlar bazen ciltler dolusu kitap doldurur bir yazarın kaleminde. Bazen de galeriler dolusu resme denk gelir. Çünkü zaten fotoğrafçı sınırlı bir alanda birçok hissi fotoğrafa yansıtıp hayata bakışını yansıtır karelerinde. İzleyiciye geçen duygular fotoğrafın neden çekildiği veya neden fotoğraf çektigimiz sorusuna verilen en doğru cevapları içerir. Yüce yaratıcının insan mayasına koyduğu sanat unsuru eğer fotoğrafla ortaya çıkıyorsa zaten kişi duygularını nasıl ifade edeceğini bulmuş demektir.

Bir çok sanat dalı ile akraba olan Fotoğraf sanatı, 19.yüzyıl başlarında doğduğunda, sanat camiası tarafından pek bir önemsiz ve gereksiz görülür. Çünkü “Resim” gibi köklü bir geçmişe sahip bir sanat dalı varken, fotoğrafa neden ihtiyaç olsun diye düşünülür. Ancak fotoğraf, resim sanatından ayrı olarak geniş kitlelerin kolayca ulaşabildiği ve el becerisinden çok görme ve yakalama yetisine hitap etmesi dolayısı ile kısa zamanda dikkatleri üzerine çekmeyi başarır.

Bugün ise gerek teknolojinin ceplerimize kadar soktuğu dijital fotoğraf makinaları, gerekse günümüz insanının anı hızla yaşama ve tüketme histerisi içinde, fotoğraf artık günlük hayatın vazgeçilmezleri arasına girdi.

İnsanoğlu yaşadıklarını belgeleme ve paylaşma sevdasını devam ettirdikçe, fotoğrafın hayatımızdaki yeri her zaman korunacaktır. Ancak burada yaşanan en büyük sorun fotoğrafın daha yeni yeni sanat olarak kabul edildiği bir zamanda, sanattan uzaklaşma tehlikesinin başgöstermesidir.

Fotoğrafla ve sanatla yakından ilgilenen genç nesillere “Belgelemek” ile “Fotoğraflamak” arasındaki farkın çok iyi anlatılması ve fotoğrafın hakettiği yere bir an önce kavuşması gerektiğini belirtmek gerek.

Haydi, söyleyecek sözü olup ifade edemeyenler, kalemi olup yazamayanlar veya tuvale dokunmak için fırça arayanlar alın fotoğraf makinalarınızı ve karelere yansıtın duygularınızı.

Yusuf Kadri Şirinkan
Zirve Üniversitesi Öğr.Grv.
Güncelleme Tarihi: 02 Ocak 2015, 14:54
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner566

banner554

banner558

banner141

banner557

banner568