Bu kez "Tahta Masa ve Sandalyenin Hikayesi"

Balıkesir ilinin şirin ilçesi Susurluk. Her ne kadar o kaza ile hatırlansa da Susurluk deyince birçok özellikleri ardı ardına sıralayabilirim.

Çift kaşarlı tostunun yanında bol köpüklü ayranının lezzeti kadar, tarım ve hayvancılık da önemli bir yere sahiptir. Ayrıca gıda sektörüne hizmet eden bazı fabrikalar burada yer almaktadır. Kıyı bölgelerine, büyükşehirlere kolay ulaşımı ile Susurluk önemli ticari merkezlerden birisi olarak da anılmaktadır. Ormanlık alanı geniş olan Susurluk; ayranı kadar ağaç işleri ve ağaç sandalyesiyle de bilinmektedir. 

Bir zamanlar tahta sandalye üretiminin merkezi olan ve ilçenin önemli geçim kaynağı sayılan sandalyenin üretimi eleman sıkıntısından dolayı tarihe karışmak üzere diye uyarıyor bizi sandalye ustaları. Eleman sıkıntısına rağmen Türkiye’nin birçok yerinden kahvehanelerde, kafelerde, sahillerde kullanılmak üzere tahta sandalyeler sipariş ediliyor Susurluklu ustalara. Çünkü Susurluk’ta yapılan sandalyeler kullanım ve sağlamlık bakımından tercih nedeni oluyor. 

Susurluk’un en sağlam tahta sandalye üretim merkezi olmasının en önemli nedenin sandalyelikte Çatal dağ bölgesinde yetişen ve hiç güneş görmeyen kayın ağaçlarının kullanılıyor olmasıymış. Güneş almayan ağaçların sağlam ve dayanıklı olması yumuşak ve çabuk işlenir olmasından da kaynaklandığını bu işi yapan ustalardan öğreniyoruz. 

Sandalyeci Zeki Güler;  atölyesinde tomrukların ve talaşların arasında yaptığımız söyleşide bu meslekte yaşadıkları sıkıntıyı ve sandalyenin hikâyesini anlatıyor bize.

Zeki Güler; Türkiye’nin birçok yerine ürün yetiştirmeye çalıştıklarını, en çok Antalya, İstanbul, Çanakkale bölgesi ile İzmir, Çeşme, Alaçatı ve tüm sahil ile Edremit körfezine ürün verdiklerini söylerken, bu işte çalışacak eleman olmamasından dolayı büyük sıkıntı yaşadıklarını dile getiriyor, uzun meslek hayatını şöyle anlatıyordu.  

“Ben bu mesleğe babamın yanında çalışarak 7 yaşımda başladım ve mesleği ustalarımdan öğrendim. 53 yaşındayım atölyede usta olarak tek başıma çalışıyorum. Oysa kazancı iyi bir meslek. Ama maalesef artık çırak yetiştiremiyoruz. Eskiden aileler yaz tatili başlar başlamaz çocuklarını meslek öğrensinler diye bizlere getirirlerdi maalesef şimdi bu işi meslekten bile görmüyorlar. Aldığımız siparişlere eleman yokluğundan dolayı cevap veremiyoruz çoğunu da geri çevirmek zorunda kalıyoruz. Dediğim gibi kalifiye elaman artık yetişmiyor. Endüstri Meslek Liselerindeki öğrencilerin bizlere yönlendirilmesini istiyoruz. Bu bölümde okuyan öğrenciler okulda ne kadar pratik yapabilirler”

Sanayide konuştuğumuz onlarca esnaf çalışma hayatlarındaki en büyük sorunun tıpkı yavaş yavaş unutulmaya yüz tutmuş diğer mesleklerdeki gibi( saatçilik, tamircilik, terzilik,  vb gibi) eleman sıkıntısı olduğunun altını çizdiler. Sipariş aldıkları  halde eleman sıkıntısından dolayı siparişleri geri çevirdiklerini dile getiren Güler,   çalışmaların  yapıldığı en verimli, en güzel ayların nisan, mayıs, Haziran, Temmuz ayları olduğunu söyledi. 

Esnafın, sanayicinin, zanaatkârın sesine kulak verilmeli, çırak yetişmezse, zanaatkâr yetişmezse bu mesleğin de yok olup gideceğini söyleyen Güler, Millî Eğitim Bakanlığı kanalı ile Meslek liselerine büyük sorumluluklar düştüğünü belirtti.

Endüstri Meslek Liseleri atölye çalışmalarını ve yaz tatilinde çalışmak isteyen öğrencilerini sanayiye yönlendirmeleri durumunda bu bölümde okuyan öğrencilerin kendi mesleklerini yapmaları durumunda işsizliğin de azalacağını söylerken; bu öğrencilerin mesleki tecrübeleri arttığı gibi iyi bir kazanç kapısı da elde edebileceklerini vurguladı.

Plastik kullanımının azaldığı son on beş yılda tekrar atağa geçen ağaç sandalyeci ligin tekrar pirim yaptığını söyleyen Güler, eleman sıkıntısının bir an önce çözülmesini istediklerini belirtti.  

Ormandan ağaç almamanın da bir başka sıkıntı olduğunu dile getiren Zeki Güler  “Daha önceleri ihale yoluyla aldığımız ağaçları şimdi devlet ihale yapmadığı için kooperatiflerden alıyoruz. Kooperatiften almamız ucuz oluyor ama seçme şansımız azalıyor. Ellerinde ne varsa ne veriyorlarsa onu almak zorunda kalıyoruz diyerek bu konuda ki sıkıntılarını da dile getirdi.  

30-35 yıl önce yani plastik sandalye kullanımına geçilmeden önce Susurluk’ta 75 sandalyecinin bulunduğunu, plastiğin kullanıma girmesiyle hepsinin kaybolduğunu ifade etti.  Plastiğin kullanımının sağlığa zararlı olduğu gerekçesiyle çoğu yerlerde tercih edilmemesinden dolayı ağaç sandalye yeniden değer kazandı ve eskiye dönüş başladı. Susurluk sanayi sitesinde hizmet veren Sandalyecilerde 30 Tl den başlayan tabureler modeline göre değişen sandalye fiyatları ile 120 Tl den başlayan evladiyelik masaları internetten siparişle de edinebilirsiniz.

Sandalye ustaları doğayı önemsedikleri gibi kaliteyi de önemsediklerini söylerken yaptığımız ürünler kalite kadar önemlidir biz ustalarımızdan bunu öğrendik dediler.  

Diğer meslekler gibi bu mesleğe de kalifiye eleman yetiştirilmesinin ivedi bir şekilde çözülmesini isterken aksi halde bu mesleği yapan son ustalar biz olacağız dediler. 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Ahmet Efe
Ahmet Efe - 4 ay Önce

Esnafımızın tanıtımına katkı sağladınız için çok teşekkür ederim ümran hanım

Umran ozturk
Umran ozturk @Ahmet Efe - 4 ay Önce

Susurluk'da eski bir meslek olan agac sandalyeciligini anlatmak sorunlarini dile getirmek ve eleman ihtiyacini bir sekilde karsilanmasi icin kollari sivamak gerekliligine inananlardanim. Bu tur mesleklerin yeniden ataga gecmelerini diliyorum.

Devrim Kahraman
Devrim Kahraman - 3 ay Önce

Unutulmaya başlayan meslekleri güzel bir dille tekrar gündeme getirdiğiniz için size teşekkür ederim. Ahşap plastiğe karşı zafer kazanmalı

banner441

banner566

banner554

banner558

banner141

banner557

banner568