Bütün alem sende gizlidir

Evrende hata yokken olayları yargılayan bir üslupla yol almak ilahi sisteme ihanet değil de nedir? Olmakta olanların içindeki manaları keşfetmeden, tepki göstermek neye şiddettir? Gerçeği görmemen için dünyanın önüne çektiği perdeyi açmadan, nefes almak mümkün müdür? Ya da aldığın nefesin hayrı kimedir?  

Bu alemde en çok kendine meraklı olmalı insan. En çok kendini merak etmeli. Öyle çok merak etmeli ki kendini, dışarıyla bağlantıyı kesmeli. Tüm kapılar tutulmuşken, dışarıdan çıkış kapısı olmadığını bilmeli. Aklının dehlizlerindeki tutsaklıktan de firar etmeli. Doğru ve yanlışı baz alan düşünme tekniklerini yok etmeli.

Bu dünya, insana kim olduğunu söylemez. İçinde kıvranıp durduğu zihin de,  anahtarın yerini göstermez. Bu dünyada yedikleri,  insanın karnını doyurmaz. İçtiği su, susuzluğunu gidermez. Giydikleri üşümesini engellemez.  

Peygamber efendimiz ‘’İnsanlar uykudadır. Ölünce uyanacaklar.’’ Diye buyurmuş. Öyleyse insanın önce uykuda olduğunu fark etmesi gerek. Ölümden sonrayı beklemen ölmeden önce uyanmaya meyletmesi gerek. 

Hz. Mevlana’da ‘’Hayat bir uykudur. Ölünce uyanır insan. Sen erken davran. Ölmeden önce uyan. ‘’demiş. İnsanın rüyasından vazgeçmesi, derin uykusundan uyanması, insanlığını keşfetmesi gerek.  Aklının içindeki hapishaneden kurtulup, kalbin içindeki güvenli beldeye yol alması gerek.

Ruh parçasına meyletmeli, boyutlar aracılığını deneyimlemeli, içindeki kitabı okumalı insan. Hakiki insan olmanın tarihsizliğini hissetmesi için kitabının tüm sayfalarını satır satır okumalı…

Peki insanın derin uykusundan uyanması ve kendi kitabını satır satır okuması için nasıl bir yol izlemesi gerek? 

İnsan, yapmaya çalışmayı bırakıp olmayı deneyimlemeli .  Duayı okuyup durmaktan öte, duanın içindeki manayı hissetmeli, duanın kendisi  olmaya meyletmeli .

Hz. Ali ‘’Sen,  kendini küçük bir cisim sanırsın. Bütün alem sende gizlidir.’’ Demiş. Bu manayı hal etmeli insan. Kendindeki alemle tanış olmalı.   

Kuşların kanatlarında, kelebeklerin uçuşunda kendindeki uçuşu seyretmeli. Dağların zirvesinde kendi yankılarını işitmeli, yağmurlarda gözlerinden akan yaşları  görmeli. Kainatı kendinden gayrı bilmemeli.

İbni Arabiye  göre ‘’Bir kimse şeylerin doğrusunu kalbiyle anlamaya çalıştığı ölçüde varoluşu anlayabilir.’’ 

Öyleyse kalbiyle anlayanlardan, duayı yaşayanlardan, uykudan uyananlardan olmaya niyet edelim. Kalplerin genişlediği, idraklerin arttığı, hak olanın göründüğü bir dünyada nefes almak mümkündür.   

YORUM EKLE
banner441

banner566

banner554

banner558

banner141

banner557

banner568