Büyük Taarruz


Metin Mercimek

Metin Mercimek

Okunma 30 Ağustos 2016, 01:21

"BİR MİLLETİN YENİDEN ÖZGÜRLÜĞÜNE KAVUŞMASI VE DÜŞMAN BİRLİKLERİNİN ÜLKE SINIRLARINI TERK ETMESİDİR."

Büyük Taarruz hazırlıklarına geçmeden önce olaylara ilişkin bir arka plana göz atalım. Mustafa Kemal Paşa'nın önderlik ettiği bir grup subay Osmanlı İmparatorluğu'na dayatılan Sevr Anlaşması'nı kabul etmedi. İstanbul'daki Osmanlı Mebusan Meclisi'nin dağıtılmasından sonra Ankara'da yeni bir ulusal meclis oluşturuldu ve ulusal bağımsızlığı amaçlayan bir direniş harekatı örgütlendi. Doğmakta olan direniş hareketini boğmak üzere Yunan askeri Anadolu'yu işgale koyuldu. Birinci ve İkinci İnönü Muharebeleri'nden sonuç alınamadı. Yunanlılar daha büyük kuvvet topladılar ve 1921 yılı yazında Batı Anadolu'nun büyük bir bölümünü işgal ettiler. Yunan Kralı Konstantin Kütahya'ya gelerek burada bir savaş konseyi topladı. Yunan ordusu gözünü Ankara'ya dikmişti. Hedef direnişin başkenti Ankara'ya yürüyerek ulusal kurtuluş hareketini doğduğu yerde yok etmekti. Yunanlıların saldırışı karşısında Türk kuvvetleri dağıldı. Ancak Mustafa Kemal Paşa'nın yüksek askeri kabiliyeti ile geri çekmeyi başardığı birlikler, Sakarya Nehri'nin doğusunda toparlandı. Sakarya Savaşı olarak bilinen bu savaşta, Ankara hükümetinin birlikleri Yunanlıları bozguna uğrattı. 
         
Bu zaferden sonra sıra Yunan kuvvetlerinin Türkiye'nin dışına çıkarılmasına gelmişti. Ancak bunun için bir yıl beklemek gerekecekti. İşte bu zafer 26 Ağustos'ta başlayan Büyük Taarruzla mümkün oldu. 
         
Taarruzun ikinci günü daha güneş doğmadan Kurtkaya tepesinde süngü hucumuyla başladı. Savaşın üçüncü günü olan 28 Ağustos sabaha karşı Türk kuvvetleri düşmanın yakarak terkettiği Afyon'a girdi. 29 Ağustos savaşın dördüncü günü amaç, düşman kuvvetlerinin düzenli bir biçimde geri çekilmesine mani olmaktı. 
       
Nihayet 30 Agustos günü geldi. Yunan Ordusu Dumlupınar üzerinden Uşak'a doğru çekilmeye çalışıyordu. Kumandan Trikopis bunun mümkün olmadığını anlayınca Kızıltaş vadisinden ordusunu kaçırmaya yöneldi. Kızıltaş vadisi  10 km.lik bir geçişti. Yunan ordusunun tek kurtuluş noktasının burası olduğunu anlayan Türk komuta heyeti 4.ncü Kolordu'ya bağlı tümenleri bu bölgeye sevk ederek Yunan ordusuna çıkış imkanı vermediler. Yunanlılar kapana sıkışmıştı. Mustafa Kemal Paşa'nın bizzat idare ettiği bir savaş olduğu için Türk tarih yazıcılığında "Dumlupınar Meydan Muharebesi", "Başkumandanlık Meydan Muharebesi" ismiyle anılır. 
        
Bu son savaşl Yunan ordusunun esas kuvvetleri imha edilmişti. İzmir ile Yunan ordu birlikleri arasında önemli bir Yunan kuvveti kalmamıştı. Bundan sonrasına düzensiz Yunan birliklerinin kovalanması ile devam edildi. 9 Eylül' de İzmir'e ulaşıldığında artık savaş da bitmişti. Anadolu'da yeni ve bağımsız bir devletin kurulması bu zaferle mümkün olmuştu. 

Hoşca kalın..


bu yazım sitemizde ana manşetten ve  üst manşettende yayımlanmıştır...


 
banner363
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.