Değişmesin mesela...

"Kahvaltıyı da Cumalıkızık’ta yaptık” dedim.

“10 yıl oldu gitmeyeli, nasıl da özledim. Orası nasıl, değişmiş mi?” diye sordu arkadaşım.

“Hayır, değişmemiş”dedim 


Sonra devam ettim; “
İyi ki değişmemiş”.

O an fark ettim; bazı şeylerin yıllar geçse de aynı kalmasının hoşuma gittiğini. 

Hani hep değişimden, değişmek gerektiğinden, “ayak uydurmak” tan bahsediyoruz ya, hep “her şey dinamik, hayat akıp gidiyor” diyoruz ya, işte “bazı şeyler akıp gitmesin, 10 yıl sonra da bıraktığım gibi kalsın” dedim içimden; öğrencilik yıllarımın geçtiği şehri yıllar sonra görmeye gittiğimde.

Ne bileyim, öğrenciliğimizde gittiğimiz yerler aynı kalsın mesela; Yeşil’de çay bahçesindeki eğrilmiş çay kaşıkları, Muradiye’de üzerinde ders çalıştığımız boyası gitmiş tahta masa sandalyeler, terminalde Yalova otobüslerinin peronu, hep yemek yediğimiz iskendercideki tereyağ kokusu, Çekirge’deki muhallebicinin vitrini aynı kalsın mesela. Değişmesin ki her gittiğimde öğrencilik anılarım ayaklarıma dolaşsın.

Büyükler değişmesin. Ne kadar büyürsek büyüyelim, hava serinlediğinde  “Üzerine bir şey al, üşürsün” diyen, dışarıdan geldiğimizde “Aç mısın” diye soran birileri olsun mesela. Olsun ki birilerinin bizi gözettiğini hissedelim, “iyi ki varlar” diyelim.

Dostlarımız, dostluklarımız değişmesin. Sesimiz bulutlandığında fark edip “Haydi gel bir kahve içelim” diyen, havadan sudan konuşup bulutları dağıtan sevdiklerimiz hep olsun mesela. Değişmesin ki kalbimiz sıcacık kalsın.

Akşamüstü anneannemin evindeki çay saati değişmesin mesela. Hep olsun ki saat 5’te orada bizi tadına doyulmaz çay ve sohbet beklediğini bilelim. 

Eski komşumla kahve içtiğimiz cam kenarı değişmesin mesela. Aynı kalsın ki; biriktirdiğimiz anıları hatırladığımızda “şu camların dili olsa da konuşsa” deyip  gözümüzden yaş gelene kadar gülebilelim.

Her yaz bahçedeki ağaçtan koparıp yediğimiz kirazın tadı değişmesin mesela. Yaza hazırlık için yapraklarını döktüğünü, birkaç aya kalmadan çiçeklenip hem gözümüzü, hem damağımızı şenlendireceğini bilelim. O ağaç orada dursun ki umudun hep var olduğunu hissedelim.

Bayramlarda çocuklara harçlık verilmesi, şeker dağıtılması değişmesin mesela; “bayram” denilince parlasın çocukların gözleri, heyecanla atsın o küçük kalpleri. 

Dediğim gibi, değişmesin bazı şeyler. Her gördüğümüzde, her kokladığımızda, her duyduğumuzda kalbimiz ısıtan, birileri için değerli olduğumuzu anımsatan, bizi heyecanlandıran, umutlandıran, “iyi ki yaşıyorum” dedirten, “ne güzel günlerdi” hissi veren şeyler hiç değişmesin, hep olsun hayatımızda…
YORUM EKLE
banner441

banner566

banner554

banner558

banner141

banner557

banner568