Develik ile ne pişirilir,elbette "Döşemelik"

EGE YÖRESİNDEN GELENEKSEL BİR TAT,  BİR RİTÜEL YEMEĞİ 

Kısa bir tatil için Bodrum’a uzandım geçen hafta..Bodrum’dan dönerken  baktık yolun sağında küçük bir Pazar yeri. Kızıltoprak Köyü’nün pazarı var.  Benim gibi yol arkadaşımda pazarlara pek meraklı. Hemen arabayı durdurup, aceleyle park ettik. Dalıverdik pazar yerine. 

Öyle küçük bir pazar yeri ki.. Küçük, şirin, mütevazi.. Kadınlar ürünlerini satmaya değil sanki gezmeye, sohbet etmeye gelmişler. Bağıran çağıran yok. Malını öven yok. Sakin sakin otlarının, sebzelerinin, meyvelerinin yerlerini değiştiriyor, güzel güzel sohbet ediyorlar. Tatil dönüşünün verdiği zevkten mi, pazardaki köylü kadınların verdiği pozitif enerjiden mi bilmiyorum kendimi o kadar hafiflemiş hissettim ki Pazar yerine girdikten sonra. Mutlu ve hafif. 
Baktım arkadaşım domates, biber seçiyor tablalardan. Bende önündeki beyaz örtüye otlarını sermiş iki güzel kadının yanına yanaştım. Sohbete başladık hemen. Dereotu, maydanoz ve arapsaçı aldım.  Gözüm ebegümecine takıldı bir ara.Baktım yaprakları çok küçük, sarma yapmaya uygun değil. “Ancak yaprak ve saplarıyla bir şeyler hazırlayabilirim.” Diye düşündüm. Ama diğer otlar ne olacaktı. Bir hafta hep ot yiyemezdim herhalde.   Alıp almamakta kararsız öyle dikilip dururken  - hatta almaktan vazgeçmek üzere iken- sevgiyle bakan bir çift mavi gözle karşılaştım. Satıcı kadın Sevim hanımın gözleriyle. Alıp almamam onu çok fazla ilgilendirmiyordu. O an kararımı verdim, turp otu ve ebegümeci demetlerini atıverdim poşete. Adını sordum. “Benim annemin adı da Sevim, artık hiç unutmam adınızı, Bodrum’a  her gelişimde uğrarım  artık bu pazara,  sizinle görüşürüz belki.” Yüzü aydınlandı, mutlu oldu, bana bahçesinin narlarından hediye etti. Ben narların bedelini ödemeye kalkınca biraz bozuldu, itiraz etti. Ben ısrar edince “Peki” dedi. Ayrılırken baktım naylon poşetinin içine bir iki tane fazladan nar sıkıştırıvermiş. Birbirimize sarılarak vedalaştık. Canciğer kuzu sarması olduk on, on beş dakikada. Bir daha karşılaşacak mıydık Sevim hanımla? Keşke karşılaşsak yeniden. Kaldığımız yerden sohbete devam ederiz, yeni tarifler verir bana. 

Tatil güzel, hava güzel, pazar güzel, insanlar güzel, otlar, sebzeler, meyveler güzel.. Arabaya otlarımı yerleştirirken, bu kez bir çift yeşil gözle karşılaştım. Ama onu size başka zaman anlatacağım. ”Yurdumun bu güzel insanlarıyla biz her güçlüğün üstesinden geliriz” dedim içimden. Umudum tazelendi, mutlandım, neşelendim.. 

Sabahleyin dinlediğim ajans haberlerinden daralan yüreğim hafifledi, pır pır uçmaya başladı. 
Pazardan aldığım turp otunu pişirdim İzmir’e dönünce. Yumurtalı kavurması pek güzel oldu. Ama ebegümeci ile ne pişireceğime karar veremedim. Balıkesir yöresinden bir tarif kalmıştı aklımda. Açtım “Balıkesir Aşı” kitabını. Buldum tarifini. Hıdrellez günü hazırlanan yemeklerden olduğu kalmıştı aklımda. Doğru anımsamışım.

Ama anavatanının Batı Avrupa, Asya ve Kuzey Afrika olduğunu unutmuşum.  Diyarbakır yöresinde çocuk sahibi olmak isteyen kadınların yapraklarından hazırladıkları lapayı yumurtalıklarının üzerine koyduklarınıda unutmuşum. Belki bazı yörelerde ebegümeci/ebemgümeç adlarının bu tedaviyle bir ilgisi vardır.  Sevindim bu yörede özel gün yemeği olmasına nedense. Bizim oralarda da gariban yemeğidir kömeç aşı çünkü. Bu arada eklemeliyim çiçeklerinin çok güzel olduğunu.  

 Bir ara tereddüt ettim. Acaba Milas’ın Ekindere Köyü’nden aldığım tarifi mi deneseydim? Yok yok, ben niyetlendim anımsadığım tarifi denemeye. Kararımdan dönmeyeyim. Balıkesir Aşı kitabındaki tarifleri buldum hemen. Birincisinin adı” Develik (Hıdrellez Yemeği/Döşeme)”, ikincisinin adı sadece “Döşeme “. Balıkesir, Ayvalık yöresinde ebegümecine “develik” deniyor biliyorsunuz. Başka adları da var Ülkemizin farklı yörelerinde bildiğiniz gibi.  Gaba/İlmik, Herdemgüzeli/Kazankarası, Gibbeze, Tolik, Ebecik/Saracık, Kömeç vb.

Sonunda döşemelik yemeğini pişirdim. Fotoğraflar ölçüler benden, tarif Balıkesir Aşı kitabından. Halalca Köyünden Sayın Fatma Bacakoğlu’nun tarifi.. Ben çok beğendim, hafif, besleyici güzel bir yemek. Bakalım sizde beğenecek misiniz?

DÖŞEME – BALIKESİR
Malzeme:
1 demet ebegümeci/develik
1,5 su bardağı yoğurt
2 büyük domates
1 büyük soğan
1 çorba kaşığı domates salçası
1 su bardağı pilavlık bulgur
1 çay bardağı zeytinyağı
Yeteri kadar nane, maydanoz ve dereotu
Yeteri kadar tuz

Hazırlanışı:
Bulgur sıcak suda haşlanır. Zeytinyağında hafifçe sarartılan yemeklik doğranmış soğanların üzerine develik otu eklenerek kavrulur. Biraz çevrildikten sonra kabukları soyulmuş ve ufak doğranmış domates ve yarım çay bardağı suda eritilmiş salça eklenir. Biraz pişince yoğurt çırpılarak yemeğe eklenir, karıştırılır ve kısık ateşte pişirmeye devam edilir. En son yeşillikler eklenerek 5 dakika daha pişirilir. 


Kaynak: 
Balıkesir Aşı, Yöre Mutfağı Üzerine Bir Deneme, Balıkesir Valiliği, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Balıkesir, 2015, s. 75.  

YORUM EKLE
banner441

banner566

banner554

banner558

banner141

banner557

banner560