Ege Çevre ve Kültür Platformu'ndan basın açıklaması

"75.madde devlet eliyle yaşam alanlarımıza yağılan darbedir"

Ege Çevre ve Kültür Platformu'ndan basın açıklaması

Darbe girişiminin olduğu 15 Temmuz 2016 tarihinden bu yana gün geçmiyor ki, çevre ile ilgili bir açıklama yapılmasın. Darbe'nin daha dumanı üzerindeyken, ilk cümlelerin arasında Gezi Parkında Topçu Kışlasının telaffuz edilmesi  “demokrasi” adı altında gelecek çevre yıkımının habercisi oldu. 

Yatırımların önünün açılacağı müjdesi ile sermayeye göz kırpan iktidar, aynı zamanda Çevre Bakanının çevrenin “put haline" getirildiği yönündeki eşsiz değerlendirmesi (!) ve yaşam alanlarının korunması çabalarını “taşkınlık” olarak nitelendirdiği açıklamaları ile de doğa talanının psikolojik zemini hazırlandı.

İktidar, su bulanıkken çok vakit kaybetmeden beklenen düzenlemeyi gerçekleştirdi. "Yatırımların Proje Bazında Desteklenmesi, İki İl Merkezinin Değiştirilmesi ve Bazı K.ve KHK.lerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" ile doğal kültürel tüm varlıklar, hazine arazileri doyumsuzca talana açıldı.

Kanunla alınan önlemler sayesinde, girdisinden çıktısına kadar, hibe, destek, teşvik ve alım garantileriyle yüceltilen yatırımlar için, yatırımcıya hiçbir risk bırakılmıyor.

Adresleri değişse de, ne isterlerse vermek için iktidara geldikleri günden bu yana ÇED yönetmeliğinde yaklaşık 20 kez kısmen ve tamamen değişiklik yapıldı. Çıkarılan 2009/7 Genelgesi ile mevzuatın, yargı kararlarının dolanılmasına olanak sağlandı. Yargı kararlarının uygulanmamasına göz yumarak sermayeyi yeteri kadar memnun edemeyen AKP hükümeti, OHAL ilanı duyurusunun yapıldığı gün Çevre Bakanı Mehmet Özhaseki'nin açıklaması ile adeta doğaya darbe vurulacağını ilan etti. 

Geçtiğimiz günlerde çıkarılan KHK'deki 75. Madde devletin doğaya el koymasıdır! 

Bu madde ile yatırımlar için gerekli olan izin, tahsis, ruhsat, lisans ve tesciller ile diğer kısıtlayıcı tüm hükümler için istisna getirilerek Bakanlar Kuruluna yetki verilmiş, idari ve yargısal denetimin etkisiz kılmanın önünü açmıştır.

Madencilik faaliyetleri, enerji yatırımları başta olmak üzere, hiçbir sektörün önüne çevre korunmasına ilişkin engel çıkarmayan, ÇED başvurularının %99’una 'olur' veren bakanlığın, tarım alanları, meralar, ormanlar, temiz su kaynakları, doğal ve kültürel varlıklar hızla yok olur, sera gazı salınımı kontrolsüzce artarken Hükümet yine sermayenin sözcüsü oldu. Sermayenin ÇED'le ilgili sıkıntılarını dile getirmesinin hemen ardından KHK'de 75. Maddenin kabulü bundan sonraki günlerde yaşam alanlarımızın nasıl talan edileceğini gösteriyor.

Bu doğanın katliam yasasıdır. Devletin sermaye yararına doğaya el koyarak yaşam alanlarımıza yaptığı darbedir. Hiçbir şekilde kabul edilemez!

Her şeye rağmen biz emeğin ve doğanın sömürüsüne karşı eşitliği, özgürlüğü ve yaşamı savunmayı sürdüreceğiz, dayanışmayı ve örgütlenmeyi büyütmeyi hedefliyoruz.

Çağdaş Hukukçular Derneği İzmir Şubesi
Ege Çevre ve Kültür Platformu          
  

banner380

İlgili Galeriler
banner379
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.