Düşten geçtin!

 - Çal(ma) kapımı aşk, beni tarumar et(me)! -

Gülüşünde asılı kaldım. Avucumda (s)olgun sözcükler geceden sarhoş Kazım Koyuncu şarkılarına. Kentimin dar sokaklarından (b)akıyorum (s)an’a. Soru işaretlerine asılı suretin, "Dur! gitME!" çığlıkları savuruyor kaldırımlara. Kurutulmuş yasemin gözyaşları (s)üzülüyor vitrin camlarında, (d)üşüyor takılı kaldığım tenin esmerliğine...

Düşten geçtin şair, erişiyor düşlerin kar süsü kardelene. Adabı yok düşlerin, zamansız açılıyor perdesi, gelip kuruluyor geceme. Kızıla çal’an gökyüzü kıvranıyor doğurmak için sabahın alacakaranlık düşlerini avuçlarıma.

Ayak diretip reddetmek tedaviyi, sevmek sebebini, adı her neyse… Görüş günleri yolunu gözleyip, geldiğinde bitmek gözlerinde hastalığın. 

Gecikirse oturup merdivenler düşünsün sebebini. 

Güneş’in gün görmemiş mermileri her yandan savrulmasın yüzümün duvarına. Gök kuşağına dizili idam mangası susturmasın dilimi. Sonraya kalsın söylenmedik sözler. 

Hayaller öpücüğünün en ıslağını bırakıyorum yüreğine parmak uçlarımla... Ayılmanın hesabını sakiye soracağım.

Ağlatma ruh ikizini, süzülmesin gözyaşları geçmişin tozlarına, acıyı gösterip beyazı siyah yapmasın üzülesi sözlerin. 

Ağlıyor her sahanlık (ya)saklı ayak izlerinin yokluğuna. 

Kapat(ma) gözlerini, ne zaman yeter ne mekân yasaklı dokunuşlara; müthiş bir alev vurur yüzüne, yıkılır bentler,  parantez içi noktalar çaresiz kalır titreyiş nöbetlerine. Kokunun kamçıladığı ihtirasları yaşarken fütursuzca, özgürce, delik deşik bedenlerden tüten dumanların içinde siluetler görülür. Düşsel, bedensel, ruhsal kayboluşlarda her dokunuş bir paragraftır artık. 

Gecemde, yarı baygın hislerle özgürlük sınırları sonuna dek öğlen çiçeğim.

                                                                                             

YORUM EKLE
banner441

banner566

banner554

banner558

banner141

banner557

banner568