Köşebaşı Vitamin...

Sektör : Cafe Fast Food Tarih : 3 yıl önce
Telefon : 0348 814 10 20 Faks :
Web Sitesi :
Adres: Ali CULHAOĞLU - Cumhuriyet Caddesi No: Bekan Katmer Karşısı... Merkez / Kilis








 ANANAS

Değerli Mineraller ve Vitaminler Deposu
 Pürüzsüz bir cilt için, demir;  Güçlü saç-tırnak ve cilt için, kalsiyum;  sağlıklı cilt ve göz için, Vitamin A;  hücrelerin çoğalmasını sağladığı için, vitamin B ve cilt deki kollagen oluşumu için vitamin C içeriyor.
 Protein sindiren ve zayıflamayı sağlayan enzim olan bromelain sayesinde sadece sindirime yardımcı olmakla kalmaz, vücutta meydana gelebilecek olan iltihapları ve şişkinlikleri de etkili bir biçimde azaltır.  Özellikle sinüzit, bademcik iltihabı, gut hastalığı, mafsal iltihabı ya da yaralanma veya ameliyatlardan sonraki iyileşme dönemlerinde ananasın faydalı olduğu bilinmektedir.

  - Bromelain, vücudun su tutmasını azaltır, iltihapları giderir, 
  - Aşırı trombosit yapışkanlığını önlediği için doğal bir kan incelticidir.
  - Ancak bromelainin kan inceltici ilaçlarla beraber kullanılması tavsiye edilmez.
  - Bazı kişilerde alerjik reaksiyonlar oluşturabilir veya kalp hızını yükseltebilir.
- Ananas, az bulunan bir mineral olan manganezin mükemmel bir kaynağıdır.
- Anti oksidan koruma sağlar ve bağışıklık sisteminin destekçisidir.
- Sağlıklı bir diyet meyvesidir.
- Ananas kilo verdirir. Ananas insan vücudunun ihtiyaç duyduğu bütün vitaminleri ve 16 doğal mineral içerir. Ananasın kilo verdirmedeki sırrı ise zengin suyunda saklıdır.
- Ananas suyu vücuttaki yağı etkili bir şekilde eritebilir. Dolayısıyla her gün yemekte ananas ya da ananas suyu tüketilebilir. Ancak yemeden önce ananası tuzlu suda yarım saat bekletmek gerekir.
- Mide ve bağırsakları temizler. Ananas etin sindirilmesinde yardımcı olabilir. Ananasta bulunan protein mayası, yemeklerdeki proteinleri etkili bir şekilde çözümleyerek mide ve bağırsakları hareketlendirir.
- Cilt ve saçı güzelleştirir. Ananasın içerdiği zengin B vitamini cildi etkili bir şekilde nemlendirir ve saçı da parlatır. 
- Bunun yanı sıra ananas stresin giderilmesi ve bağışıklık sisteminin güçlendirilmesine de yardımcı olur.
- Tansiyon ve kandaki yağ oranını düşürür. Ananas kan dolaşımını hızlandırarak hem tansiyonu, hem de kandaki yağ oranını düşürmede etkili olabilir. Ananas, vücutta yağ birikimini de önler.
- Nezleye karşı birebirdir. Ateş, öksürük ve boğaz ağrısı nezlenin en önemli belirtileridir. Bu durumda, yatakta dinlenmenin yanı sıra bir bardak taze ananas suyu da içilebilir. Çünkü ananas suyu ateşin düşürülmesi ve nefes borusu enfeksiyonunun önlenmesinde de etkilidir.
- Tıbbi araştırmalara göre, eskiden beri insanlar, boğaz ağrısı ve öksürüğü ananasın içerdiği protein mayasıyla gidermeye çalışmıştır.
 

Beyne Giden Kan Yollarını Temizler ve Beynin Kan Dolaşımını Arttırır
Ananasın son yapılan araştırmalarda doğal yapısında bulunan bromelain enziminin CCS molekülünü içerdiği ve bunun da kansere karşı insan vücudunun bağışıklık sistemini harekete geçirdiği kanıtlandı. Bromelain, vücuttaki proteinleri ayrıştıran ve sindiren bir enzim olduğundan hazmı kolaylaştırır, mide asidini düzenler. Kemik ve eklemlerdeki kireçlenmeyi önler. Alerjilere karşı korunma sağlar. Ananasın içindeki enzimlerin yağ yakma özelliğinin olması kozmetik sektörünün de bu meyveye olan ilgisini giderek arttırıyor. İdrar söktürücü etkisi nedeniyle vücuttaki toksinlerin atımına yardımcı olduğundan selülit tedavisinde de kullanılıyor.

KİVİ

Günde 1 Kivi ye Vücut ve Cilt Sağlığını Koru

Magnezyum ve potasyum oranı yüksek olan kivinin sağlık açısından önemli yere sahip olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Kivinin faydaları; içerisinde bulunan bol miktarda mineral ve proteinler gerek yetişkinler gerekse çocukların sağlığı açısından sağladığı önemli katkıları saymakla bitmez. Yüksek oranda Lif oranı bulunan kivi bağırsakları çalıştırma ve kabızlığı önlenmesinde çok faydalı bir besin olduğu bilinmektedir. Ana vatanın Güney Çin olan kivi Türkiye’ye ise 1988 yılından sonra girmiş olup, Marmara, Ege ve Karadeniz bölgesinde üretilmektedir. Ayrıca C vitamini açısından oldukça zengindir. Kivide C vitaminin yanı sıra A vitamini B1, B2 vitaminleri kalsiyum, fosfor, demir içermektedir. Sizde günde 1 tane kivi yiyerek vücut ve cilt sağlığınızı koruyabilirsiniz. Şimdi gelin kivinin sağladığı tüm bu faydalar neler onları konuşalım.
C vitamini Bakımından Zengin Bir Meyve Olan Kivinin Faydaları
– Grip, nezle gibi soğuk algınlıklarına iyi geliyor.
– Kanser hastalıklarına yakalanmayı önlüyor.
– Antioksidan özelliğinden dolayı kanser çeşitlerini önlüyor
– Lif oranı fazla olduğumdan kabızlığı önlüyor.
– Tansiyon ve kolesterol düşürüyor.
– Çeşitli kanser önleyici özelliğe sahip.
– Kan inceltici etkiye sahiptir.
– Kılcal damar yapısını kuvvetlendirir.
– Kandaki yağ düzeyini düşürür
– Kan basıncını düzenler
– Kalp ve damar sağlığı için önemlidir.
– Göz sağlığını korur.
Kivinin faydaları

Kivinin Vücuda Faydaları
– Uyku kalitenizi arttırıyor
– Ruh halinizi canlandırır
– Yaşlanmanın izlerini ciltte azaltır.
– vücuttaki toksinleri temizler
– Mineral yönünden zengindir.
– Grip ve nezlede yararlıdır.
– Bağışıklık sistemini destekler.
– Lif bakımından zengindir.
– Sindirimi kolaylaştırır
– DNA zararını azaltır.
– Uyku kalitesini arttırır.

Kivinin Çocuklara Faydaları
– Gelişim çağındaki çocuklar için oldukça faydalıdır.
– 6-7 yaş civarındaki çocuklarda, solunum yollarını iyileştirici etkilere sahiptir.
– Çocuklarda burun akıntısı, hapşırma, kronik öksürüğü iyi geldiği bilinmektedir.
– Çocuklarda nefes darlığı gibi sorunlara iyi gelmektedir. Kivinin faydaları çocuklar içinde bu bölümde saydığımız gibidir.

Hamilelik Öncesi ve Hamilelikte Kivinin Faydaları
– Kivi çok üreme ve doğurganlığı arttıran E vitamini içerir.
– Kivi hamilelik öncesi ve sonrası yeterli folik asit alımını sağlar.
– Kivi Hamilelikte bebeğin akciğerlerinin gelişiminde önemli bir yere sahip olan Inisitol içerir.

Kivinin Cilde Faydaları
– Ciltteki gözenekleri sıkıştırır ve yağ oranını dengeler.
– İçerdiği C vitamini sayesinde ciltteki kollajen sentezi arttırır.
– Cildin yenilenmesini sağlar.
– Düzenli uygulamada ve rengini açar.
– Cildi ölü hücrelerden temizler
Kivinin Kullanım Alanları
Kivi başlıca Reçel, Dondurma, Pasta, tatlı, Tart, Keşkül, Bisküvi, Kivi Konsantre, Meyve Suyu, El Kremi, vücut ve saç şampuanı ve cilt kremi yapımında kullanılmaktadır. Denemediyseniz özellikle pasta ve keklerde kiviyi kullanmanızı öneririm.
Kivi Nasıl Tüketilmelidir?
Kivi meyve olarak günde 1adet kabuklarını soymadan tepe kısmından açacağınız bir delikle ve kaşık yardımıyla yumurta olarak tüketilebilir. Kabuklarını soyarak meyve olarak ta tüketilebilir.
– Meyve salatası olarak
– Yoğurda ekleyerek meyveli yoğurt olarak
– Yeşil salatalara ilave edebilir,
– Et ve tavuk yemeklerinde lezzet katması için kullanılabilir.
– Kivi kek, pasta ve kek ve pudingi kup gibi farklı tatlılar yapımında kullanılabilir.

Kivi Zayıflatır mı?
Düşük kaloriye sahip olan kivi sayesinde tatlı yerine akşam öğünlerinizde yiyeceğiniz kivi ile formunuzu koruyabilirsiniz. Özellik spor yaptıktan sonra vücutta kaybedilen elektrolitlerin karşılanmasında kivinin sağladığı faydalar saymakla bitmez. Ayrıca kivide bulunan serotonin maddesi stresi azaltır. Yine kivinin içerisinde bulunan inositolinin ise depresyona iyi geldiği bilinmektedir. Kivi meyvesi düzenli tüketildiğinde şeker hastalarının şeker oranını düzenlemesi yönde etkili olduğu bilinmektedir.

MUZ

Muzun Faydaları:
Muzun sağlığa sayısız faydaları vardır. Böyle olunca yüzyıllar boyu her yaştan insanın muzu sevmesi şaşırtıcı değildir. Muz tüm yıl boyunca mevcuttur ve büyük bir enerji kaynağıdır. Dünyanın en popüler meyvelerinden biri olan muz, hakkında daha fazla öğrenmek için okumaya devam edin.
Muz yüzyıllar boyu vitaminlerin ve temel besin ögelerinin iyi bir kaynağı olmuştur. Bu sarı montlu meyvenin bu kadar popüler olmasının nedeni, tüm yıl boyunca bulunabilmesi ve aynı besin değerine sahip meyvelere göre daha ekonomik olmasıdır. Muz vitaminler ve besin ögeleri açısından çok zengin olduğundan depresyon, premenstrüel sendrom (PMS) ve mevsimsel duygulanım bozukluğu gibi durumların tedavisinde faydalı olduğu düşünülmektedir. Bu iddiaları destekleyen hiç bir somut bilimsel kanıt bulunmamakla birlikte, yukarıda belirtilen hastalıklardan muzdarip bir çok insan diyetlerine muz dahil ettiklerinde kendi durumlarında bir iyileşme yaşadıklarını bildirmiştir.
  

Muz “Musa acuminata” ailesine aittir ve adını Roma İmparatoru Augustus’un doktoru olan ve bu egzotik Afrika meyvesinin dikimini teşvik eden Antonius Musa’ dan almaktadır. O dönemden beri yetiştirilme alanı yayıldı ve bugün hemen hemen Dünyanın her yerinde bulunmaktadır.

Muza yetiştirildikleri bölgelere bağlı olarak değişik adlar verilmiştir. Hindistan’da muza, sık sık muz bitkilerinin gölgesinde meditasyon yapan Hint bilgelerinden dolayı “Akıllı Adam Meyvesi” denilmektedir. Araplar Arapça parmak anlamına gelen “banan” kelimesini kullanır. Muz özellikle tropikal iklimlerde iyi büyür.

Bunlar özellikle mutfak kullanımı, tekstil ve kağıt endüstrisinde kullanılan liflerin üretimi için yetiştirilmektedir.

Onun dışında muzu direk yiyebileceğiniz gibi meyve salataları, kekler, pudingler ve milk shake gibi bir çok tatlının yapımında kullanabilirsiniz. Muz meyvesi çok değişik şekil ve boyutlarda olabilir. Olgunlaştıkları zaman sarı, kırmızı yada mor renkte olabilirler. Tüm dünyada 500′ den fazla çeşitte muz vardır. Bir muz küresi el olarak adlandırılır ve her bir kümede 10-20 muz bulunur. Bunlara da parmaklar denir. Muz dalından koparıldığından çabuk olgunlaşan bir meyvedir. Olgunlaştığında içindeki nişasta şekere dönüşür bu da muza tatlı tadını verir.
Muzun Besin Değerleri
Muz bol miktarda protein, karbonhidrat ve lif içerir. Glikoz, laktoz, maltoz, galaktoz, sukroz, fruktoz ve nişasta gibi şekerler içerir.

Muz ayrıca riboflavin, A vitamini, C ve E vitaminleri, tiamin, niasin, folik asit, B12 vitamini gibi vitaminler ve demir, kalsiyum, potasyum, magnezyum, fosfor, bakır, çinko ve florür gibi mineraller açısından zengindir.
Muz içinde glisin, triptofan, lizin, lösin, treonin, arginin gibi temel amino asitler de bulunmaktadır. Orta boy bir muz yaklaşık 100 kalori içerirken büyük boy bir muz yaklaşık 125 kalori içerir. Muz oldukça sağlıklı ve enerji düzeyi yüksek bir meyvedir.
Muzun Faydaları:
-Muz oldukça enerji vericidir ve iştahsız kişilerin enerji elde etmesi için iyi bir seçimdir.
-Liften zengindir ve kabızlığa iyi gelir.
-Triptofan amino asidinden zengindir. Bu amino asit vücutta seratonine dönüşür. Serotoninin duygu durum bozuklukları ve depresyonun giderilmesinde yardımcı olduğu bilinmektedir.
-Potasyum ve magnezyum içerdiğinden kalp hastalıklarından korunmayı sağlar.
-Mide ülserlerine karşı faydalı olduğu bulunmuştur. Proteaz inhibitörü denilen bir bileşik sayesinde midede bulunan zararlı bakteriler ile savaşır.
-Vücudun hemoglobin fonksiyonuna yardımcı olan demir bakımından zengindir. Yani anemi hastaları için ideal bir meyvedir.
-Sigarayı bırakmaya çalışanlara oldukça faydalıdır. Bir kişi sigarayı bıraktığı zaman vücutta azalan nikotin seviyelerine alışması zaman alır. Muzda bulunan B-6 ve B-12 vitaminleri yoksunluk belirtilerinin azalmasına yardımcı olur.
-Bal ve vanilya özleri ile püre yapılan muz, saçların yumuşamasına yardımcı olur. Bunun nedeni bu maddelerin içlerinde bulunan doğal yağlar ve potasyum’dur.
republiqueta-de-bananas
-Muzun böbrek kansere karşı mücadelede yararlı olduğu tespit edilmiştir. Kanser Uluslararası Dergisi’nde yayımlanan araştırmaya göre haftada 4-6 kez muz yiyen kişilerin yemeyenlere göre bu kansere yakalanma riskleri yarıya düşmüştür.
-Muz yemenin makula dejenerasyonu yani yaşlılıkta görüşün azalmasına engel olduğu tespit edilmiştir. Bu konuda araştırmalar sürmektedir.
-Singapur merkezli üroloji uzmanlarının yaptığı bir araştırmaya göre, erkekler her üç günde bir düzenli muz yiyerek doğurganlıklarını artırabilir.
-Sivrisinek ısırıklarında muz kabuğu kullanmak yaranın kaşınmasını ve şişmesini azaltır. Ayrıca cilde muz püresi uygulamak cildi yumuşatır ve nemlendirir.
Yukarıda anlatılan tüm faydalar, muzu nasıl saklayacağınızı bilmiyorsanız bir işe yaramayacaktır. Muzu saklamanın ideal yolu onu oda sıcaklığında tutmaktır. Eğer olgunlaşmalarını istiyorsanız bir gazete kağıdı ya da kese kağıdına sarabilirsiniz. Buzdolabında saklamak kabuklarını siyah yapacaktır. Tüm bu faydaları göz önüne alındığında, muzu süper gıdalar listesine eklemek yanlış olmayacaktır. Diğer meyvelere göre avantajı daha ucuz olması ve hemen her zaman her yerde bulunabilir olmasıdır. Umarım bu yazıdan sonra daha çok muz tüketir ve faydasını görürsünüz.

PORTAKAL

Önemli bir askorbit asit kaynağıdır.Suyunun sıkılmasından kısa bir süre sonra C vitamininin çoğu uçar. Portakalın iç tarafını sıkarak elde edilen portakal suyu vitamin açısından yetersizdir.
Doğrusu; Portakalın dış kabuğu soyulur içindeki beyaz kabuğu ve zarı bırakılır. Portakal dilimlere ayrılıp sıkacaktan geçirilir. Ortaya yoğun, köpüklü, kremsi bir içecek çıkar. Bu karışım portakalın besin değerinin %100'ünü ihtiva eder.

-Tatlı lezzetli su. C vitamini, B kompleksi (B1.B2), P vitamini, A1 vitamini Bioflavonidiler, Potasyum, çinko, fosfat ve doğal şeker açısından zengindir. Kan portakalı A vitamini ihtiva eder. Diğer asitli meyvelerde olduğu gibi, ince kabuklu, ağır meyveler satın alınır ve buzdolabında saklanır.
- Saf olarak tüketildiğinde, soğuk algınlığından, incinmelerden, kalp hastalığı ve felçten korunmaya yardım eder. Kan damarlarını, kılcal damarları güçlendirir. Damar sertliğini önler. Kanı temizler.
-Soğuk algınlığına karşı vücut direncini arttırır. Ateş düşürücü özelliğe sahiptir. Yaprakları yatıştırıcıdır. Yarım avuç yaprak bir litre suda kaynatılarak günde 3 fincan içilir. Uykusuzluk, sıkıntı, migren, histeri krizi ve sara tedavisinde kullanılır. 
-Gripte 15 gr defne ,40 gr portakal kabuğu 15 dk suyla kaynatılır her gün bir kaç bardak içilir.
- Vücuda enerji verir. Afrodizyak etkisi vardır. Prostat, basur, kolit ve mafsal romatizmalarında kullanılır.
-Barsak spazmını giderir, gazlarını dışarı çıkarır. Solucanları düşürür. Çiçekleri kaynatılarak elde edilen suyuda içilir.
-Mide çalışmasına yardımcı olur. Dışkının yumuşak çıkmasını sağlar, kabızlığı giderir. Safra ifrazatını arttırır. Ülser ve apselere etkilidir. Şeker hastalarına faydalıdır. İlaçlanmamış portakal kabuklarından yapılan hülasa mideyi kuvvetlendirir.
-Dişetlerini güçlendirir. Yara ve yanıkların iyileşmesini sağlar. Etli kısımları pişirilerek yapılan lapa yara ve apselere konulur. Banyosu yapılır.
-Ağrıları dindirir, kabukları iyice kıyılır susam yağının içine konur.3 hafta güneşte bekletilir. Bu şekilde yağı elde edilmiş olur. Ağrıyan bölge bu yağla ovulur.
- Kabuklarında bulunan uçucu yağ keseciklerinden elde edilen esansı (Oleum Avrantii) kanser hücrelerine karşı kullanılır.
-Cilde güzellik verir.
-Tahtakuruları ve böceklere karşı kabukları sandığa konulur.

LİMON

Limon kabuğu %0.30-35 uçucu yağ ve birçok kokulu esans içerir. Limon suyununbileşiminde organik asitler (sitrik asit), şekerler, pektin, C vitamini (100gr özsuda 60-65 mgr) A, B1 ve B2 vitaminleri bulunur. Suyunda bol bol bioflavonid bulunur ve vücuttan toksinlerin atılmasında en önemli rolü oynar. 
Her gün limonsuyu içmek isteyenler için 220gr veya yarım limon suyu yeterlidir. İştah açıcı kılmak, kokusuna tadına çeşni vermek, için salatalara bazı yemeklere katılır.

Kalın ve buruşuk kabuklu limonlar fazla sulu değildir. Kabuğunda yeşillik varsa bu meyvenin normalden daha asitli olduğunu gösterir. Limonların çoğunun kabuğunda kimyasal maddeler (böcek öldürücüler vb.) olduğundan buzdolabına kaldırılmadan önce özel deterjanla yıkanmalıdır. Misket limonsuyu sıkılmadan önce sabunla yıkanır ve soğuk olmayan serin ortamda saklanır.
- Limon kabuğu midevidir, ağız kokularını giderir. Nezleye iyi gelir. Basur tedavisinde kullanılır. Bir miktar toz limon kabuğu nöbet şekeri ile karıştırılır günde 3 defa yenilir.
-Kalbe kuvvet verir.
- Şeker katılan limon suyu yorgunluk giderici, gribal enfeksiyonlarda dayanıklık verici olarak içilir. Haricen antiseptik olarak kullanılır. Gargara yapılır. Limonata idrar söktürücü olarakta kullanılır. Kabuğu toniktir bütün organları uyarır.
-Kanı temizler ve sulandırır. Tansiyonu düşürür. Kalbi kuvvetlendirir, ruhu ferahlatır. Kabuk, yaprak ve çiçeklerden alınarak bal ile macun yapılıp birer kaşık yutulur.
-İdrarı söktürür. Böbrek tıkanıklığını giderir. Böbrek taşlarının düşmesine yardım eder.
- Suyu ile yapılan gargara ağız içi ve bademcik iltihaplarını geçirir. Boğazdaki mikropları limon ve tuz öldürür rahatlatır. Bir bardak sıcak suya bir limon sıkılır ve bir tatlı kaşığı sofra tuzu ilave edilip karıştırılır gün boyu gargara yapılır .
-Grip ve nezleye şifa verir, çabuk geçmesini sağlar. Mikrop öldürücü özelliği vardır. Öksürük, astım, sinirlilik, uykusuzluk ve çarpıntıları giderir. Felç hastalarına tavsiye edilir.
-Mideyi kuvvetlendirerek, hazmı kolaylaştırır. Mide barsak ve idrar yollarını temizler. Baş dönmesini durdurur. Bir su bardağı kahve içine sıkılan bir limon suyu içilebilir. Damar tıkanıklığını açar. Temriyeyi geçirir. Mide bulantısını geçirerek kusmayı keser, ağız kokusunu giderir.
-Karaciğer için çok yararlıdır. Harareti ve ateşi önler. Sıcak içilirse ter söktürür Romatizmada, ishalde kullanılır. Spazmlara karşı koruyucudur. Kadınların aşırı adet kanamalarını giderir.
-Gıda zehirlenmelerini önler. Zehir birikimini dağıtır. Zehirli hayvan sokmalarına karşı panzehirdir. Kabukları veya çekirdeği yenir. Sodyum, potasyum ve javel suyu zehirlenmeleri gibi alkalilerden ileri gelen tehlikeleri giderir.
-Diş etlerini kuvvetlendirir dişleri beyazlatır. Çiğnendiğinde dişetleri kanamasını önler.
-Sivilceleri, çilleri giderir ve cilde güzellik katar. Nasırların sökülmesini sağlar.
- Suyu ile mücevherler silinirse parlatır.
-Zayıflatır. Kür olarak bir hafta uygulanır. Bir hafta ara verilir. Yemek aralarında bir limon su bardağına sıkılır, üzerine su ilave edilir. İlk gün 5-6 adet içilir (doktor tavsiyesiyle) Hafta sonunda yükseltilerek içilir. Bir hafta ara verilir. Sonra devam edilir. 

LİMON KABUĞUNUN KULLANILIŞI
Limon kabuğu melisa yaprağı ve nane yaprağıyla kaynatılır ve içilir. Limon kabuğu kurutulur, değirmende toz haline getirilir ve buruna çekilir veya nane yaprağı ile kaynatılarak içilir. Küflenmiş limon kabuğunun karınca ve böcekleri kaçırtıcı özelliği vardır.
- Bir litre su içerisine iki tutam limon yaprağı kaynatılıp günde iki fincan içilir. Kabuğunun özü bir bardak sıcak suya konularak etli kısmının suyuna birkaç kaşık bal katılarak gündüzleri 3-4 bardak içilir. Limon veya balla karıştırılarak içilir. Kabuğu toz haline getirilerek saklanıp balla karıştırılarak içilir. Gut, romatizma ve böbrekler için faydalıdır.




ELMA

Elmanın Faydaları :

Elma neye iyi gelir, elma hangi hastalıkları önler, elmanın faydaları video, elma hakkında detaylı bilgiyi haberin devamında bulabilirsiniz…
Elma Kemikleri Korumaya yardımcı olur
Fransız araştırmacılar elmada bulunan ve bir flavonoid olan phloridzin maddesinin kemik yoğunluğunu artırarak özellikle menopoz dönemine girmiş kadınlarda görülen ostereopoz yani kemik erimesi sorununa faydalı olduğunu buldu.
Elma Astım Tedavisine yardımcı olur
Yapılan bir araştırmada hergün elma suyu içen astım hastası çocuklarda, ayda bir elma suyu içen astım hastası çocuklara göre daha az hırıltılı nefes alıp verme görüldü. Başka bir çalışmada gebelik sırasında hergün elma yiyen kadınların doğan çocuğunun astımlı olma ihtimali daha düşük olduğu görüldü.
Elma  Alzheimer hastalığını engellemede yardımcıdır
Cornell Üniversitesinde fareler üzerinde yapılan bir araştırmada elmada bulunan quercetin maddesinin Alzheimer hastalığına yol açan serbest radikallerden beyin hücrelerini koruduğu anlaşıldı.
Elma Kolesterolü düşürmeye yardımcıdır
Elmadaki pektin madesinin kötü kolesterolü (LDL) düşürdüğü bulundu. Günde 2 elma yemek kötü kolesterolü % 10-16 oranında düşürüyor.
Elma Akciğer Kanserine yakalanma riskini azaltmaya yardımcıdır
Çok elma yiyen 10000 kişi üzerinde yapılan incelemede bu kişilerin akciğer kanserine % 50 daha az yakalandığı görüldü. Araştırmacılar bunun sebebini elma içinde quercetin ve naringin adlı flavonoidlerin yüksek oranda bulunmasına bağlıyor.
Elma Meme Kanserine yakalanmayı zorlaştırmada yardımcıdır
Cornell Üniversitesinde fareler üzerinde yapılan araştırmada günde 1 elma yemenin % 17, 3 elma yemenin % 39, 6 elma yemenin % 44 oranında meme kanserinden koruduğu görüldü.
Elma  Kolon Kanserine karşı yardımcı bir meyvedir
Fareler üzerinde yapılan bir deneyde elma kabuğuyla beslenen farelerin % 43 daha az kolon kanserine yakalandığı görüldü. Elmadaki pektin maddesi kolon kanserine yakalanma riskini azaltıyor ve sindirim sistemini koruyor.
Elma Karaciğer Kanserine yakalanma riskini azaltmaya yardımcı olur
Aynı deneyde elma kabuğuyla beslenen farelerin % 57 daha az karaciğer kanserine yakalandığı görüldü.
Elma Diyabet Tedavisinde yardımcıdır
Elmadaki pektin maddesi vücudun insülün üretimi için ihtiyaç duyduğu galacturonic asit maddesini temin ederek ihtiyacı azaltıyor.
Elma  Kilo Vermek İçin iyi bir besin kaynağıdır..
Brezilya’da yapılan bir araştırmada diyet yapan ve günde 3 elma yiyen kadınların, diyet yapan fakat hiç elma yemeyen kadınlara göre daha iyi kilo verdiği görüldü.
Bütün bu faydalarına ek olarak elmanın şu yararları da var:
Yapılan bir araştırmada günde 100 gr elma yemek günde 1500 mg C vitamini alınmasıyla aynı antioksidan etkiyi gösteriyor.
Sindirime yardımcı olur, kabızlığı giderir. Mide bağırsak rahatsızlıkları olanların yemeklerden önce bir elma yemesi faydalı olur.
Büyük bir elma yemekle günlük alınması gereken lif miktarının % 30′unu almış olursunuz.
Gut ve romatizma hastalarının şifa için düzenli olarak elma yemeleri tavsiye ediliyor.
İshal sorununuz varsa rendelenmiş elmayı yoğurtla karıştırıp yerseniz yararlı olabilir.
Günde 3 defa içeceğiniz 1 bardak elma suyu bağışıklık sisteminizi güçlendirir, mikropları öldürür.

GREYFURT

Pembe greyfurtlar, beyazlara nazaran daha tatlıdır ve daha az asitlidir. İkisinde de bol C Vitamini, kalsiyum, fosfor ve potasyum bulunur.

-Yarım greyfurt günlük C Vitamini ihtiyacının yüzde altmışını karşılar.
Greyfurdun asidi limondan daha azdır. Meyvedeki asit, sindirim salgılarını uyarır ve meyveye ekşi tat veren maddenin belirli kanser türlerine karşı iyi geldiği düşünülmektedir. Kolesterol oranını düşüren Pektin maddesi bulunur.

-İştah açar. Hazma yardımcıdır. Bol idrar söktürür. Böbrek taşlarının atılmasına yardım eder. Soğuk algınlığına iyi gelir, diş eti kanamasını azaltır.

-Göğüs ve akciğer hastalıklarına iyi gelir. 

-Kanı temizler. Bedeni ve zihni yorgunlukları yok eder. Safra salgısını arttırır.

- Sabah aç karnına yendiğinde vücuttaki fazla yağları eritir. İfrazat olarak atmamıza yardımcı olur.

Suyu sıkılarak bol bol mevsiminde içilir. Belirgin tatlı kokusu olan düz, ince derili, yuvarlak ve ağır meyveler alınmalıdır. Meyvenin yumuşak değil, esnek ve her iki ucu düz olması gerekir.

KAVUN

Kavunun Vücuda Faydaları:
Kategori: Bitkisel Sağlık Bilgileri, Şifa Bitkileri Tags: kavun faydalı mıdır, kavun yiyerek sağlıklı, kavunun faydaları, kavunun faydası, kavunun önemi nedir, kavunun vücuda katkıları, kavunun vücudumuza yararları, kavunun yararları nelerdir  
 
Kavun latincede melon,muskmelon ve cucumis melo olarak bilinir.Kavunun doğal yetiştiği yer Orta Asya’dır.
Dünyanın tropik ve ılıman iklimlerinde yetiştirebilmektedir.En lezzetli verimi Van ve Diyarbakır yörelerinde yetişmektedir.Kavun olgunlaşmadan ham iken koparıldığında turşu için kullanılır.
Kavunda B vitamini, iyot ve brom vardır. Brom,iyot ve B vitamini kanın temizlemesini ve kolayca uyuyabilmemizi sağlıyor.
Rahatlatıcı etkisi olduğu içinde sinirleri kolayca yatıştırıyor. Ancak sindirimi karpuza göre daha zordur.
Kavun, karpuza göre daha fazla şeker içermektedir.
Vücuttaki şeker oranında oldukça yükselme yapabilir.
Şeker hastalığı gibi hastalıklarını olanlar ölçülü tüketilmelidir..
Kavun kendi içerinde oldukça çeşitleri vardır.
Bunlardan biri de bal kavunudur. Bal kavunu açık renkli düz kabukludur.
İçerisinde A,C vitamini çinko ve potasyum barındırır.
Çinko potasyum kaynağı için olarak bir numaradır.
Kavunda yüksek oranda A vitamini içerdiği kanserden koruyor.
Ayrıca kavunun içerdikleri kanın pıhtılaşmasını engelleyerek damardaki tıkanmayı engelliyor.
Fakat kavun protein bakımından oldukça fakir bir meyvedir.
Vitamin mineraller ve bakımından oldukça zengindir.
Kavun bazı hastalıklara iyi geldiği gibi, bazı hastalıkları da önleyebiliyor.
Özellikle kanser gibi bir hastalığı önleyebilen maddeler içererek bedeni kanser hücrelerinden koruyabiliyor.
Kavunun çekirdekleri dövülerek suda kaynatılır.
Elde edilen bu su sayesinde öksürüğe ve göğüs ağrılarına iyi gelir.
Yine çekirdeği ile beraber püre haline getirilerek cilde uygulanır.
Ciltteki nem oranını düzenler. Kuru ciltler için etkili bir bakımdır.
    
Kavunda eser miktarda demir vardır. Ancak içinde bulunduğu mineraller ve vitaminler sayesinde demirin etkisi artırır.
Bu özelliği ise demir eksikliği rahatlığına birebirdir. Akciğer veremi içinde yararlı meyvedir.

KARPUZ

Karpuzun faydaları ve iyi geldiği hastalıklar: 
Karpuzun faydaları ve iyi geldiği hastalıklar yazısı, sitemizde Karpuzun faydaları ve iyi geldiği hastalıklar hakkında yayınlanan yazıyı okumaktasınız.
Yaz sıcağında en lezzetli serinleme yollarından biri olan karpuzun Kanser çeşitlerine karşı olan tedavi edici ve koruyucu etkisinin yanı sıra kalp fonksiyonlarının ve kan Basıncının düzenlenmesine de yardımcı olduğu bildirildi.
Karpuzun, bol miktarda C vitamini ve antioksidan özelliği ile çeşitli kanser türlerine karşı etkili olan beta-karoten içerdiğini belirten uzmanlar, içerdiği yüksek potasyumun da kalp fonksiyonlarının ve kan basıncının düzenlenmesine yardımcı olduğunu vurguladı.
Uzmanlar, aynı zamanda iyi bir lif kaynağı olduğundan bağırsak hareketlerini düzenleyen ve Bağırsak Kanserini önlemede rol oynayan karpuzun çekirdeklerinin de, içinde bulunan cucurbocitrin adlı Madde ile kan basıncını düşürmeye ve böbrek fonksiyonlarının düzenlenmesine yardımcı olduğunu kaydetti.
   
Karpuz nasıl seçilmeli?
Uzmanlar, yağ ve kolestrol içermediğinden ve kalorisi de düşük olduğundan yaz aylarında yapılan diyetlerde özel bir yeri bulunan karpuzun tüketilmesi için olgunlaşmış olmasına özen gösterilmesi gerektiğini bildirdi.
Tatlı ve Sulu, olgun bir karpuz seçmek için kabuğunun renginin parlak değil mat olmasına ve tırnağınızla hafifçe kazıdığınızda yeşil kısmının kolayca çıkmasına, toprağa oturan kısmının renginin açık sarı olmasına, beyaz veya yeşil olmamasına dikkat edilmesi gerektiğini ifade eden uzmanlar, eğer kesmece karpuz alacaksanız içinin renginin parlak kırmızı, çekirdeklerinin de koyu kahverengi veya siyah renkte olmasına dikkat edilmesini istedi.
Sıcak yaz günlerinde içerdiği Su oranı ile susuzluğa ilaç gibi gelen karpuz daha çok Sıcak iklimlerde yetişen, sarı renkli çiçekler açan, iri meyveli bir bitkidir.

Karpuzun kalori oranı düşüktür. %90'ı su olan karpuz, vücudun Sıvı ihtiyacını büyük oranda karşılamasının yanında, B ve C vitamini ile Sodyum, kalsiyum, potasyum ve demir mineralleri açısından zengin bir meyvedir.

Karpuzun faydaları:
Çok iyi bir idrar söktürücü olan karpuz, vücuttaki atık maddeleri, bağırsakları ve kanı temizler.
Kalbi koruyucu etkisi de vardır.
Karpuz, soğuk algınlığına iyi gelir ve cinsel gücü arttırır.
Vücuda zindelik, serinlik ve ferahlık verir.
Börekleri çalıştırarak böbrek taşlarını ve kumlarını dökmeye yardımcı olur.
Kemik gelişimini de destekler.
Karpuz nasıl tüketilmeli?
Olgunlaşmış karpuz taze olarak yenir. Karpuzun keleklerinden ise turşu yapılır. Bala zencefil katılıp karpuzla yenirse balgamı söker.
Karpuzdan en iyi şekilde faydalanmak için yemeklerden önce ve mümkün olduğunca kabuklarının iç kısmı ile birlikte yemek daha faydalıdır.

ÜZÜM

Üzüm Kanser Düşmanı 
TBMM Araştırma Merkezi, üzüm ve faydaları üzerine geniş bir araştırma hazırladı.
Raporda üzümün içindeki minerallerin ve çekirdeğinin anti kansorejen etkisinin olduğu belirtildi.
Son yıllarda üzümle ilgili hazırlanan çalışmalar bu meyvenin popüleritesini artırdı. Yurt dışında pek çok üniversite bu konuda araştırmalar yapıp üzümün kanser düşmanı olduğunu belirledi.
TBMM Araştırma Merkezi de üzüm sektörü ile ilgili geniş bir inceleme yapıp bunu rapor haline getirdi.
Raporda, üzümün içerdiği maddeler itibarıyla sağlık açısından önemli bir besin ve enerji kaynağı olduğu belirtilerek anti kansorejen etkisi olduğu belirtildi.
VİTAMİN KAYNAĞI

Raporda üzüm kanser ilişkisi şöyle belirtildi. "Son yıllarda üzüm ve üzümden elde edilen ürünler üzerinde kapsamlı araştırmalar yapılmıştır. Üzümdeki B1, B2 vitaminleri ve çeşitli mineraller iyi bir besin kaynağı olduğunu kanıtladı.
Çekirdeğinin ise antioksidan fenolik bileşenler bakımından zengin olduğu görürüldü. Anti kansorejen özelliğe sahip olması ise onu diğer besinlerden ayıran bir özelliktir."

KARACİĞERİ ONARIYOR
Meclis'in üzüm raporunda meyvenin içeriğindeki minerallerin özellikle bedensel gelişme sorununa iyi geldiği, deri ve saç iltihaplarını kuruttuğu da belirtildi. Araştırmada üzümün ateşli hastalıklar ve madensel tuz eksiklikleri, böbrek ve karaciğer hastalıklarında yararlılığının tıpça tespit edildiği vurgusu yapıldı.
İDEAL DİYET BESİNİ

TBMM'nin araştırmasında üzümün yüksek kalori içeriğine rağmen çok düşük miktarlarda yağ ve protein içerdiği için aynı zamanda ideal bir diyet besini olduğu da belirtildi.

TANSİYON DÜŞÜRÜYOR
Araştırmada, "Bir bardak üzüm suyu 125 kalori içerir. Bu miktar hipertansiyonlu bireylerde kan basıncını düşürücü etkide bulunduğu görülmüştür" denildi.

ŞIRA DEMİR ZENGİNİ
Üzümden elde edilen, Anadolu'nun geleneksel gıdalarından şıranın, demir, sodyum, potasyum ve kalsiyum gibi mineraller bakımından zengin ve besleyici düzeyi yüksek bir gıda olduğuna da işaret edildi.

KURU ÜZÜM PROTEİN KAYNAĞI
Araştırmada, kuru üzümün de "Protein ve karbonhidrat kaynağı" olduğu vurgulandı. Yapılan incelemelerde kuru üzümde demir, fosfat, kalsiyum bulunuyor. İçerdiği A, B1, B2, B6, C vitaminlerinden dolayı, dünyada gittikçe artan oranlarda talep görmeye başladı.

Üzüm Suyunun Faydaları

Üzüm A vitamini, B1 vitamini, C vitamini, E vitamini, demir, kalsiyum, potasyum, sodyum, magnezyum ve fosfor gibi vitaminler ve mineraller açısından oldukça zengin bir besin. Sağlık sorunlarında getirdiği çözümler ise en az içeriği kadar fazla. Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Çiğdem Bölük Öngüner, soframızın vazgeçilmezi üzümün etkilerini anlattı.

Üzüm Kansere Karşı Koruyor
Üzümün en önemli özelliği, çok güçlü bir anti-oksidan olmasıdır. E vitamininden 50, C vitamininden ise 30 kat daha fazla anti-oksidan özellik göstermektedir. Bilinen tüm meyveler içinde en güçlü anti-oksidandır. Bu yönüyle de kansere karşı koruyucudur.
Kanser tedavisindeki olumsuzlukları gidermeye yardımcı olur. Özellikle siyah üzümün kabuğunda ve çekirdeğinde anti- kansorejen ve anti-oksidan özellik taşıyan maddeler bulunmaktadır. Araştırmalar bu maddelerin beyin hücrelerini koruduğunu göstermektedir.
Kolesterolü Dengeliyor
Üzüm kalp damar sağlığı açısından da oldukça faydalıdır. Yüksek kolesterol problemi yaşayan kişilere kolesterol düşürücü olarak önerilmektedir. Kolesterol üzerine etkisi, iyi kolesterolü yükseltip kötü kolesterolü düşürmesi şeklinde gerçekleşir. Resveratroller, kan damarlarını ve kılcal damarları güçlendirerek damarları korumaktadır. Böylece damar sertliğini önleyerek hem kalp krizi riskini hem de yüksek tansiyon sıkıntısını azaltmaktadır.

Kataraktın Düşmanı Üzüm
Üzümün içindeki proantosiyanidinler, beyin ve karaciğer hasarı üzerine beta karoten, C vitamini ve E vitaminlerinden daha güçlü bir koruyucu etki göstermektedirler. Ayrıca bu maddeler, kanın sulanması ve kan akımının hızlanmasında da görev almaktadırlar. Böylece özellikle gözdeki kılcal damarları güçlendirerek gözün saydam tabakasını korumakta, ilerleyen yaşlarda ortaya çıkan görme bozukluklarının azalmasına da yardımcı olmaktadırlar. Ayrıca katarakt oluşumunu da engellemektedir.

Üzüm Cildin Yaşlanmasını Geciktiriyor
Üzümde bulunan flavanoidler ciltteki kollajen ve elastin dokularını koruyarak erken yaşlanmayı önlerler, cildin sıkı ve elastik olmasını sağlarlar. Hücre yenileyici etkisi ile cildin güzelleşmesine yardımcı olurlar. Üzüm antihistaminik özellikte taşımaktadır. Üzüm çekirdeği histamin salgısını azaltarak alerjiye karşı önleyici etki göstermektedir.
Saçları Güçlendiriyor
Flavanoidler, saç hücreleri üzerine de etkilidirler. Saçın büyümesini uyarırken saç hücrelerinde de artışa neden olurlar. Platelet agregasyonunu engelleyerek felce karşıda koruyucu etki göstermektedirler.
Dikkat Eksikliğinin İlacı

Üzüm çekirdeği kullanımı deri hastalıklarına iyi gelmektedir. Yapılan çalışmalar, üzüm tüketiminin çocuklarda dikkat eksikliği- hiperaktivite problemlerinede faydalı olduğunu göstermektedir.
Üzüm anti-oksidan ve demir içeriği yüksek bir meyve olması nedeniyle yorgunluğun giderilmesinde etkilidir ve unutkanlığa karşıda koruyucudur. Aynı zamanda üzüm tüketimi C vitamininin etkisini de artırmaktadır. Kan yapıcı özelliği ile üzüm kansızlığa da iyi gelmektedir. Kansızlık için ayrıca üzümden yapılan pekmez ve üzüm suyu tüketilebilir.

Günde 1 Kase Üzüm Stresi Azaltıyor

Üzümün posa içeriği de oldukça yüksektir. Hazmı kolaylaştırıcı ve kabızlığı giderici etki göstermektedir.
Bütün bu faydalarını saydığımız üzümden taze olarak günde bir orta boy kase kadar (200gr) ya da kuru olarak 1 kahve fincanı tüketilmesi, yorgunluğun giderilmesine ve stresin azalmasına yardımcı olmaktadır.
Unutulmamalıdır ki; üzüm şeker içeriği de yüksek bir besindir. Bu yüzden şeker hastalarının üzüm tüketim miktarlarına dikkat etmeleri gerekmektedir. 

Üzüm Suyu, Anne Sütü Gibi
Anne sütünün yetmediği durumlarda bebeklere ’Bitkisel süt’ olarak adlandırılan üzüm suyunun verilebileceği belirtildi.
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyokimya Anabilim Dalı’nda öğretim üyesi olarak görev yapan Yrd.Doç. Dr. Aysun Çetin "Üzüm suyu, özellikle bebeklerin beslenmesinde anne sütü yetmediği durumlarda tavsiye edilen çok değerli bir gıda maddesidir. Bu nedenle diğer bir adı da bitkisel süttür" dedi. Çetin'in, üzüm ve üzüm çekirdeği başta olmak üzere antioksidanlar, kanser biyokimyası, kök hücre biyolojisi, fitoterapi, antiaging ile ilgili bilimsel yayın ve bildirileri bulunmaktadır.
Üzüm suyu, litrede yaklaşık 150 gram şeker içer­mekte olup, bu şekerin çoğunluğunu glikoz ve fruktoz, az miktarını ise sukroz oluşturmaktadır. Son zamanlarda üzümün bolca bulunduğu Fransa ve İtalya’da üzüm çekirdeği tüketilmesini doktorlar yaygın bir şekilde öneriyor. Bu ülkelerdeki doktorlar üzüm çekirdeğini, beyne ve kalbe giden kan akımını düzenlemek için, varis, ciltteki bazı renk bozuklukları, kol ve bacaklarda karıncalanma, diş etlerinde kanama, glokom, hemoroit, fazla âdet kanaması ve damar sertli­ğine karşı tedavide tavsiye ediyor. Üzüm çekirdeği özütü vücut tarafından kısa sürede hızla emilir ve hiçbir yan etkiye neden olmaz.
ABD New York Long Island Üniversitesi’nde deney hayvanları üzerinde üzüm çekirdeğinin güvenirliliği test edilmiş ve herhangi bir yan etkiye rastlanmamıştır. Taze olarak tüketimi dışında üzüm çekirdeği günde bir avuç kuru üzüm yenilerek de üzüm çekirdeği alınabilir. Ya da 1 tatlı kaşığı üzüm çekirdeği tozu bal ya da yoğurtla karıştırılıp alınabilir. Açıkta satılan öğütülmüş üzüm çekirdeği kullanmaktan kaçınılmalıdır. Havayla temas etmesi üzüm çekirdeği tozunun sterilize özelliğini kaybetmesine neden olabilir. Üzüm çekirdeği tozu öğütüldükten sonra iyice kurutulup hava almayacak şekilde paketlenirse dayanma süresi en az bir yıldır. Öğütülmüş tozlar havayla temas ettiği zaman toksik maddeler açığa çıkması sonucu tadında acılaşma meydana gelebilir. Bu nedenle satın aldığınız üzüm çekirdeği tozunun paketini açtıktan sonraki raf ömrü en fazla iki aydır. Çekirdeği alıp evde kahve değirmeninde taze olarak öğütmek ve bu şekilde tüketmek daha sağlıklı olduğu için önerilir. Çekirdeğin öğütmediğiniz kalan kısmını tazeliğini ve etkisini kaybetmemesi için buzdolabında ışık görmeyecek ve hava almayacak şekilde muhafaza etmeniz gerekir. Üzüm çekirdeğinin, kozmetik alanında üzüm çekirdeği kremi, şampuan, sabun gibi kullanılan şekilleri de vardır."
Zayıf ve Genç Kalmak İçin...
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Çelik, gençleşmek ve zayıflamak isteyenlerin kadınların güzellik iksiri olan kara üzüm tüketmesini istedi.
Prof. Dr. Çelik, yaptığı açıklamada, kara üzümün yapısında bulunan mineral, potasyum, magnezyum ve demirin vücudun bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiğini ifade ederek, zayıflamak isteyen kadınların üzüm tüketmesini, gençleşmek isteyenlerin ise kara üzümden yapılan cilt maskesi kullanmasını tavsiye etti.
İçerdiği maddeler sayesinde güzellik iksiri olarak nitelendirilen kara üzümün zayıflama diyetlerinde de rahatlıkla kullanılabileceğini belirten Çelik, “Kara üzümün kabuklarında yer alan resveratrol maddesinin birçok önemli yararı vardır. Kadınlar kara üzümü ezip yüzlerine maske yapabilirler. Ezilmiş kara üzümü bir saat yüzlerinde beklettiklerinde cildi taze tutarak, yüz güzelliği de sağlamak ve kırışıklıkları önlemekte faydası vardır. Öte yandan yoğun renginden dolayı ciddi bir antioksidan deposu olan kokulu kara üzümler doktor tavsiyesinde zayıflamada da etkili olmaktadır. Gençleşmek ve zayıflamak isteyen bayanlar güzellik iksiri kara üzüm kullansın” dedi.
“Üzümdeki inositol, kolesterol düzeyini azaltmaya yardımcıdır. Bu besindeki B1 vitamini kan şekerinin yakılması, kalp sağlığının korunması ve öğrenme gibi beyin fonksiyonları için gerekli olan bir vitamindir. Yaşlanmaya karşı koruduğu gibi, alkol ve sigaranın zararlı etkilerini de azaltır. Vücuttaki yağların erimesi için yardımcı olur. Kabuk ve çekirdekleri bağırsak metabolizmasını hızlandırır.
Kara üzüm, vücutta yağların erimesine yardımcı olarak cildin taze ve temiz bir görünüm almasını sağlar. İçerdiği maddeler sayesinde güzellik iksiri olarak nitelendiriliyor. Bir salkım kara üzüm veya buna eş değer kurutulmuş kara üzüm, vücudu ve beyin hücrelerini zindeleştiriyor. Bir kilo üzüm, bin 150 gram süt, 390 gram et, 300 gram ekmek ve bin 200 gram patatese eşdeğerdir. Bu nedenle de aynı zamanda bayanlar için en ideal rejim menüsüdür.”

Kara Üzüm Güzellik İksiri
Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi'nden Doç.Dr. Hüseyin Çelik, kara üzümün kadınların güzellik iksiri olduğunu belirtirken, "Kadınlar kara üzümü ezip cilt maskesi olarak yüzlerinde bir müddet beklettiklerinde belirgin bir gençleşme gözlenir" dedi.
Kara üzümün yapısında bulunan vitamin, minarel, potasyum, magnezyum ve demirin bağışık sistemlerini kuvvetlendirir.
Kara üzümün diğer özellikleri ise:
Kara üzüm yağların erimesine yardımcı olarak cildin taze ve temiz bir görünüm almasını sağlar. İçerdiği maddeler sayesinde güzellik iksiri olarak nitelendirilen kara üzüm aynı zamanda zayıflama rejimlerinde de rahatlıkla kullanılabilir.
Öğleden sonra düşen vücut ve beyin performansı da bir bardak üzüm suyu veya bir salkım üzüm ile artırı.
Üzüm Çekirdeği  Omega Zengini
Prof. Dr. Kenan Kaynaş, üzüm çekirdeğinin insan bedeninde kanser oluşumunu önleyen, kalp, damar ve şeker hastalığına iyi gelen omega 3 ve 6 yağ asidi açısından çok zengin olduğunu bildirdi. 
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kaynaş, "Bazı şaraplık üzüm çeşidi çekirdeklerinin yağı içerikleri ile yağ kalite özelliklerinin belirlenmesi" konusunda yaptıkları araştırmada, Çanakkale'de yetiştirilen 8 farklı siyah üzüm, 4 farklı beyaz üzüm çeşidine ait 20 adet çekirdeğin özelliklerinin ve yağ asidinin incelendiğini belirtti.
Yapılan araştırmada üzüm çekirdeğinde yüzde 80 esansiyel ve omega 3 ve 6 grubu yağ asitlerinden olan linoleik yağ asidi içerdiği ve üzüm çekirdeği yağının doymamışlık değerinin yüzde 90'lara yaklaştığı belirlendi.
"Omega yağ asitleri kalp hastalıklarında, ikinci tip şeker hastalığında, çeşitli kanser (prostat, meme) vakalarında, obezitede ve iltihaplı eklem romatizması gibi hastalıkların önlenmesinde ve kandaki iyi kolesterol oranın yükseltilmesinde önemli rol oynamaktadır.

Üzüm çekirdeği E vitaminden 50, C vitamininden 20 kat daha güçlü etkiye sahip olduğu, aynı zamanda üzüm çekirdeğinde tespit edilmiş en güçlü antioksidan etkinin olduğuna dikkati çekti.
Antioksidan özelliği ile insan vücudunda kimyasal reaksiyonlar sonucu oluşan veya dışarıdan sigara, alkol veya kirli havayla alınan zararlı maddelerin etkisiz hale getirilmesini sağlar."

Cildiniz İçin Üzüm Çekirdeği
Sağlıklı beslenme, beraberinde cildinize ayrı bir parlaklık ve ışıltı kazandırır.

Bilimsel çalışmalar gösteriyor ki; üzüm çekirdeğinin yapısında bulunan proantosiyanidinler, E vitaminine göre 20 kat, C vitaminine göre de 50 kat daha kuvvetli antioksidan etkiye sahip.
Üzüm çekirdeğinde bulunan proantosiyanidinlerin güçlü antioksidan aktivitesi; kolajen doku oluşumu, sağlıklı cilt yapılanması, sağlıklı hücre oluşumu ve cilt yapısına esneklik kazandırma etkisi yaratıyor.
Tüm bu etkiler göz önünde bulundurulduğunda cilt sağlığında özellikle sebze ve meyvelerin biraz daha ön planda tutulması gerektiği belirtiliyor.

Kara Üzüm Suyu Kalbi Koruyor
Kara üzüm suyunda bulunan flavonoids adlı maddenin kalp hastalıklarına karşı koruyucu etkisi olduğu belirlendi.
 
Bu maddenin kandaki pıhtılaşmayı önlemediği, plazma oranını artırarak anti-kanserojen maddelerin vücutta etkili olmasını sağladığı açıklandı.
Amerikalı bilim adamları, yapılan araştırmalar sonucu üzüm suyundaki anti-kanserojen etkinin ilk kez saptandığının da altını çizdi. 
Üzüm: Güçlü Bir Antioksidan
Üzüm, kabuğu, içi ve çekirdeğiyle komple yararlı bir meyve. En önemli yararlarının başında ise, vücuda en fazla zarar veren serbest radikallerle mücadele eden antioksidan özelliğiyle biliniyor. 

Üzümün ve çekirdeğinin yararları:
- Çekirdeği çok güçlü bir antiokasidandır.
- Serbest radikallere karşı savaşmasının yanı sıra sigara, alkol gibi maddelerin vücudumuzda yapmış olduğu kötü ekiyi azaltır.
- Kan yaparak kansızlığı önler.
- Kanı temizler.
- Yaşlanma etkilerini azaltır.
- Cilde iyi gelir. Bu nedenle bugün piyasada olan birçok kremin içeriğinde üzüm yer alır.
- Beyin hücrelerini besler.
- Kanserin oluşumunu önler.
- Böbrek ve bağırsakların çalışmasını kolaylaştırır.
- Kalp krizi riskini azaltır.
- Kötü kolesterolle mücadele ederek kalp damarlarını tıkanmasını önler.
- İçerdiği yüksek oradaki potasyum, ödem azaltıcı özelliğinden dolayı yüksek tansiyonun düşürülmesinde yardımcı olur. 
- Üzümün içindeki antioksidanlar, romatizmanın oluşmasında büyük rol oynayan enzimleri nötralize ederek bu hastalığının oluşmasının engellenmesinde yardımcı olur.
Şeker hastaları az yemeli!
Bilindiği gibi üzüm, şeker oranı çok yüksek bir meyve olduğu için şeker hastalarının doktorlarına danışarak yemelerini tavsiye ediyoruz. Birçok meyveye göre çok yüksek oranda şeker içerdiği için, aniden kan şekerinin hızla yükselmesine neden olabiliyor.

TAZE ÜZÜM

Üzümde, böbreklerin çalışmasını uyarıp, kalp atışını düzenlemeye yardım ederken, vücuttaki alkalin rezervlerini güçlendiren bir mineral olan potasyum bolca bulunur. 

-Demir açısından zengindir.
-Kanda hemoglobini arttırır.
-Sindirim sularını uyarır, barsaklardaki faaliyeti destekler, karaciğeri temizler ve vücuttan ürik asidi atar. 
-Üzüm yenilirken çekirdekleri de çiğnenilerek yutulmalıdır.
-Vücudu şişmanlatır, kanı temizler giderir.
-Tansiyonun düzenlemesine yardımcıdır.
-Mide ve karaciğerin dostudur.
-Kabızlığı önler.
-Romatizma ve eklem ağrılarını giderir.
-Bedeni güçlü tutar, karaciğer kanserinin tedavisine yardımcı olur. 200gr pırasa, 300gr soğan , 600gr üzümün mikserde suyu çıkarılıp, hepsi karıştırılır. 5 gün bekletilir sık sık çalkalanır. Günde 3 defa yemeklerden yarım saat önce 1 çorba kaşığı alınır.
-Barsak ağrısına ve iltihaplarına iyi gelir.
-İdrar söktürücüdür, böbrek ve mesane hastalıklarına, böbrek taşlarının düşürülmesine iyi gelir. Kuru üzümle yenilir.
-Mide sancısında ve kan tükürmesinde yapraklarının suyu içilirse iyi gelir.
- Günde birkaç kilo üzüm, birçok metabolizma hastalıkları için (şişmanlık, gut gibi) tavsiye edilir.

HAVUÇ

Havucun Faydaları:
Uzmanlar, havucun, süratle kan yapıcı, kuvvetlendirici, ishal kesici, peklik giderici, mide ve bağırsağın yakın dostu, safra akıtıcı, karaciğeri kuvvetlendirici ve yeri doldurulamayan bir sebze olduğunu söylüyor. Kansızlık halinde, sabah-öğle-akşam taze çıkarılmış 1 çay bardağı havuç suyu içilmesi, suyu çıkarılamazsa ince rendelenmesi ve iyice çiğnenerek yenilmesi öneriliyor.
Mide ve bağırsak kanamalarında da havuç suyunun çok faydalı olduğunu ifade eden uzmanlar, havucun, özel şekeri, A vitamini ve bol vitaminleri ile karaciğeri kuvvetlendirdiğini, ona rahatsızlığında kendi kendini tamir imkanı verdiğini, vücuttaki üre asidi, ürat tuzları, benzeri yorgunluk maddelerini, diğer zehirleri idrarla dışarı attığını vurguluyor.
Havucun, bol A vitamini ile cilde temizlik ve pembelik verdiğini ve gözlerin sıhhatli kalmasını sağladığını belirten uzmanlar, kalp rahatsızlığı ve damar sertliği olanlara havucun çok fayda verdiğini, her gün yenen bir havucun da akciğer kanseri tehlikesini yarıya indirdiğini bildiriyor.
Uzmanlar, havuçtaki beta-karotenin de gözleri, yaşlılığın getirdiği görme zayıflığından koruduğunu ve bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiğini vurgulayarak, havuçların çiğ veya pişmiş olarak yenilirken asla soyulmaması gerektiğini, sadece temiz yıkamanın kafi olduğunu kaydediyor.

- Cinsel gücü artırıcı
- Erken bunama (demans)
- Alzheimer
- Kalp krizi
- Deri ve Akciğer Kanseri
- Kronik baş ağrısına karşı da önleyici özelliklere sahiptir.

BESİN DEĞERLERİ
100 gr. taze havucun içerdiği önemli besin değerleri şunlardır: 30-42 kalori; 1,1 gr. protein; 9,7 gr. karbonhidrat; 0 kolesterol; 0,2 gr. yağ; l gr. lif; 36 mgr. fosfor; 37 mgr. kalsiyum; 0,7 mgr. demir; 47 mgr. sodyum; 341 mgr. potasyum: 23 mgr. magnezyum; 8.115-11.000 IU A vitamini: 0,06 mgr. B1 vitamini; 0,05 mgr. B2 vitamini; 0.6 mgr. B3 vitamini: 0.15 mgr. B6 vitamini: 7,6 mcgr. folik asit: 6-8 mgr. C vitamini ve 0,6 mgr. E vitamini.

SAĞLIĞIMIZA YARARLARI
Yukarıda sayılan gerçekten çok dirimsel besin değerlerinin yanı sıra;
Havuç, düzenli olarak yenildiğinde, sigara içen kişileri de içermek üzere, bedenin akciğer kanserine yakalanma rizikosunu en aza indirgemektedir: Ayrıca havucu sık ve bol tüketen kişilerin gırtlak, mesane (idrar kesesi), rahmin boyun bölümü, kalınbağırsak, prostat
Kalbin dostu da olan havuç, kandaki kolesterol düzeyini düşürmenin en kolay yoludur.
Araştırmalar, havuç yemenin kolesterolde önemli düşmelere neden olduğunu, havuç yemeyi bırakan kişilerde kısa sürede kolesterolün eski düzeyine yükseldiğini göstermiştir.
Havuç bazı türden gıda zehirlenmelerini önler.
yrıca, yapılan araştırmalar, havucun menenjit ve ansefalit (beyin iltihabı) ile gebelikte fetüse geçerek düşüğe neden olan listerya adlı maddenin etkilerini yok ettiğini göstermiştir.
Havuç, içerdiği yüksek lif oranıyla peklik (kabızlık) çekenlere iyi gelmektedir.
Kaynatılarak içilen havucun suyu diyareye iyi gelir.
Ayrıca halk arasında, havucun sindirimi kolaylaştırıcı, gaz söktürücü, idrarı artırıcı, kurt düşürücü, aybaşı olayını kolaylaştırıcı ve hatta afrodizyak (cinsel gücü artırıcı) etkileri bulunduğuna uzun yıllardır inanılmaktadır.
Bütün bu dirimsel önem taşıyan etkilerinden yararlanılmak üzere kişiler özgürce ve bol bol havuç yemelidir. Piyasada toz şeklinde de satılan havucun günlük diyetimizde sıklıkla yer alması, sağlığımıza büyük fayda sağlayacaktır.
A, C, B1 ve B2 vitaminlerince zengin bir ürün olan havuç, çiğ olarak ya da pişirilerek tüketilir.
Havuçlar kirli olsa bile kabuğunu soymamak gerekir. Çünkü yarım kilogram havuçta 30 mg C vitamini, B1-B-B6 vitaminleri, kalsiyum, demir ve potasyum mineralleri bulunur ve bunların büyük bölümü kabuğun altındadır.
Havucun, bol A vitamini ile cilde temizlik ve pembelik verdiğini ve gözlerin sıhhatli kalmasını sağladığını , kalp rahatsızlığı ve damar sertliği olanlara havucun çok fayda verdiğini, her gün yenen bir havucun da akciğer kanseri tehlikesini yarıya indiriliyor.

NAR 

Binlerce Yıllık Hikâyesi İle Nar Mucizesi
Binlerce yıllık hikâyesi ile Türkülere konu olmuş narın faydaları arasında başta meme kanseri olmak üzere birçok kanser türüne iyi geldiğini biliyor muydunuz? İnsan sağlığına faydaları saymakla bitmeyen nar İçerdiği flovanoid, vitamin, polifenol, antosiyanin, taninler nedeniyle   aynı zamanda bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Ilıman iklimlerde yetişen, bir meyve olan nar kalbi koruduğu, tansiyon düşürücü etkileri herkes tarafından bilinmektedir. Nar,  içindeki zarlar ile yendiğinde mide ülserini iyileştirdiği ise pek az kişi tarafından biliniyor. Şimdi gelin narın faydaları neler onu konuşalım.

Narın Faydaları
 
Nar mideyi temizler ve hazmı kolaylaştırır
Mide ülserini iyileştirir
Boğaza ve akciğerlere faydalıdır
Öksürüğe iyi gelir
İdrar söktürür
İshali ve kusmayı keser
Kalp ve mide ağrılarına iyi gelir
Nar Kabuğunun Kullanım Şekli:
Bu özellikleriyle Nar kabuğu Kabukları, kaynamış suda demlenerek çay olarak tüketildiğinde ishali kesiyor. İşte o mucize çayın tarif. 1 su bardağı kaynamış suya, 2 çay kaşığı nar kabuğu atarak, yaklaşık 10 dakika kaynatıp suyunu tüketin.

Nar Kabuğunun Faydaları
Kanser, kalp damar hastalıklarından korunmanızı sağlar.
Kandaki şeker seviyesini dengeler.
Eklem ağrılarının azalmasını sağlar.
Nar Suyunun Kullanımı
Nar Suyunun Kullanımı Nar suyu, sabah kahvaltı sonrasında taze sıkılmış bir çay bardağı nar suyu, tüketildiğinde yüksek tansiyonun dengelenmesine yardımcı olur. En uygun tüketim şekli ise portakal sıkar gibi sıkıp yudum yudum, küçük ölçülerle içmektir. Yapılan araştırmalara göre nar suyu;
Nar Suyunun Faydaları
Prostat ve cilt kanserine karşı koruyucu kalkan görevi yapar.
Kanser oluşumunu ve gelişimini önlemeye yardımcı olur.
Nar Çekirdeğinin Kullanımı; Günde 2 kere 1 tatlı kaşığı öğütülmüş nar çekirdeğini 1 kâse yoğurt, süt bal ile karıştırılıp yenebilir. İsteyen Sade de olar akta tüketilebilir. Düzenli tüketildiğinde

Nar Çekirdeğinin Faydaları

Kalp krizi riskini azaltmasına yardımcı olur.
Menopoz da yaşanılan sıkıntıların giderir
Doğum kontrol hapının sebep olacağı yan etkileri azaltır
Yüksek tansiyonu düşürür.
Nar Çekirdeği Yağının Kullanımı
Gençlik iksiri olarak ta bilinen nar çekirdeği yağı damıtma yöntemi ile elde edilir. Soğuk sıkma yöntemi ile elde ediliyor. Nar Çekirdeği Yağı Kullanımı Güzel bir cilde sahip olmak için: Bir fincan yağa 7-8 damla damlatılarak cilde sürülüp 20 dakika bekletilir. Selüloitli bölgelere masaj yapılarak uygulandığında çok faydası görülür. Doğal östrojen içerdiği için göz çevresi hariç bütün yüze ve boyna tatbik edilerek kullanıldığında, cildin yorgun görünümün ortadan kaldırılmasında oldukça faydalı
Nar Çekirdeği Yağının faydaları
Cilt kırışıklıklarında azalma  sağlar.
 Hücre yenilenmesinde, etkilidir.
 Orta yaşlarda yaşlanmanın geciktirilmesini sağlar.
 Cildin canlanmasını sağlar.
Türkiye’de Nar Nerede Yetişir?
Son yıllarda Türkiye ekonomisine önemli katkılar sağlayan nar, iklim nar 1000 m yüksekliğe kadar olan yerlerde yetiştirilebilir. Ticari anlamda daha çok Türkiye’nin kıyı kesimlerinde yani sıcak bölgelerde yetiştiricilik yapılmaktadır. Ege ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde ekilen nar daha çok Denizli İli Irlıganlı ilçesinde yetiştirilmektedir. Ülkeler arası nar üretim sıralamasında Türkiye üçüncü sıradadır.
İslam’da Nar
Kuranı kerimde zikredilen meyveler arasında yer alan, nar Kuran’da üç yerde geçiyor. Nar ile alâkalı olarak Hz. Ali “Narı içindeki zarı ile beraber yiyiniz, zira mideyi temizler.”buyurmuştur.
Faydalı Nar Çayı Tarifleri
500 kg. taze sıkılmış nar suyu
5-6 adet karanfil
2 adet çubuk tarçın
Bir çay kaşığının ucu ile toz zencefil
Nar Çayı Hazırlanışı
Nar suyunu orta boy tencereye alarak, karanfil ve çubuk tarçınları ekleyerek kaynatın.
5 dakika kadar kaynattıktan sonra ocaktan alıp, içerisine bir çay kaşığının ucu ile toz zencefil ekleyerek servis yapın.


SAĞLIKLI DİŞLERE KAVUŞMAK İÇİN 
Sağlıklı dişlere sahip olmak için diş bakımı kadar önemli olan bir konu da beslenme.

Brokoli   Dişleri asitten koruma özelliği olan brokoli, ayrıca diş minesi üzerinde çok etkilidir.

Süt   Diş eti hastalıklarından koruyan süt, çene kemiklerini de güçlendirir. Ayrıca kalsiyum açısından da çok önemlidir.

Yoğurt   Probiyotik yönünden zengin olan yoğurt, diş eti hastalıklarına karşı koruma sağlar. Kalsiyum, protein ve fosfor kaynağı olarak, dişlerin güçlenmesine yardım eder.

Atep fıstığı   Kalsiyumun emilimini artıran Antep fıstığı, aynı zamanda yüksek oranda magnezyum içerir. Üstelik diş iltihaplanmasını da önler.

Peynir   Peynir tüketmek dişlerinizde oyukların engellenmesini sağlar. İçeriğinde bulunan kalsiyum, fosfor ve protein dişlerde meydana gelen plak oluşumunu engeller. Diş minesi için de faydalı olan peynir, daha güçlü dişlere kavuşmanızı sağlar.
Mantar   Bol miktada D vitamini içeren mantar, dişleri güçlendirerek kalsiyumun emilmesini sağlar. Özellikle siyah mantar, dişlerin çürümesini engeller.

Kuru üzüm   Şekerin içinde bulunan asit, zamanla diş minesini yıpratarak çürümeye neden olur. Fakat kuru üzümde bulunan şeker oranı bakterilerin gelişimini engelleyerek, diş ve diş eti hastalıklarından korur.

Somon   Çocuklarda diş gelişimine yardım eden somon, yüksek oranda D vitamini içerdiği için aynı zamanda dişleri de korur.

Portakal   Yüksek oranda C vitamini içeren portakal, dişin sert tabakasını kuvvetlendirir. Dişleri asitlere karşı korur ve diş eti iltihabını önler.

Susam tohumu   Dişlerdeki bakteri ve plak oluşumunu azaltan susam tohumu, diş eti hastalıklarından korur.

Çilek   Diş beyazlığını koruyan çilek, C vitamini açısından zengin olduğu için diş eti sağlığını da korur.

Badem   Diş temizliğine yardım eden badem, diş üzerindeki plak oluşumunu engeller.

Ananas   Diş minesini koruyan ananas, tükürük salgısını güçlendirerek, diş temizliği sağlar.

Yeşil çay   Diş etinin en büyük dostu olan yeşil çay, ağızdaki bakterilerin yok olmasına ve plak oluşumunun engellenmesine yardımcı olur. Ayrıca diş eti kanamalarını da azaltır.



SİPARİŞLERİNİZ İÇİN 

0348 814 10 20

ÖNCE HİJYEN HER ZAMAN SAĞLIK

ALİ CULHAOĞLU