Gaziantep artık gözde bir kent!

Nejat Taşkın İstanbul'dan yazdı...

Gaziantep artık gözde bir kent!
Hürriyet gazetesinin bir ekinde Gaziantep’i okuyor ve duygulu anlar yaşıyorum. Çünkü Gaziantep ili benim çocukluğumun geçtiği bir il. İlkokulu Kilis Şehit Sakıp İlkokulunda tamamlayarak babamın ve anamın işsizliği sebebiyle Gaziantep Akyol mahallesinde 15 TL’ye kiraladığımız bir evde 3 çocuk ve annem, babam ikamet etmeye başladık.

Babam, adliyede işe girdi ve annem ev işlerine yöneldi. Bir müddet sonra babam işten atıldı ben ve merhum ağabeyim Memduh rahmetli okuldan vazgeçerek Cemil Alevli fabrikasında gece işine başladık.

Bir gece, gece vardiyasında parmaklarımın masuralara dolanması sebebiyle yararlanarak gece yarısı ağabeyimin kucağında eve taşındım. Ağabeyim 15 ben 7 yaşındaydım ve rüyalarımıza giren Gaziantep kenti artık meskenimiz ama okul yok ve sadece iplik fabrikası var.

Bu işlem bir yıl sürer. Bir yılın sonunda ben yeni açılan Akyol mahallesinde ki bir ermeni evinde ki Sanat Enstitüsüne babam rahmetlinin hademe olarak girmesi sebebiyle birinci sınıfa yazılırım.

Evet, okulluyum artık bir yıl kaybım var ama olsun çalışarak hayatı kazanmak var, babam emekli maaşsız bir öğretmen olarak gururuna yediremediği hademeliği bırakarak benim kayıtlı olduğum okulu terk eder ve biz çalışmaya devam ederek bir lokma bir hırka özentisi ile anamın ev işlerinde ki kazancı ile okumaya devam ederiz.

Anamın tek işareti var, evlatlarım okuyacaksınız adam olmanın yolu budur. Ben gerekirse her türlü hizmete koşar ve sizleri okuturum. Merhum Ağabeyim Memduh İzmir’de yeni Hava Astsubay’ı olmuş ağabeyim Seyfettin yanına ve oradan yeni açılan İstanbul Kumkapı PTT mensubu olarak hayata kavuştuğunda artık Memduh Ağabey ev mutfağına yardımcıdır.

Ben tekrar Sanat Lisesi Okulu içinde başarılı bir öğrenci olarak üstün başarım sebebiyle yıl ortasında Diyarbakır Yatılı Sanat Lisesi’ne mükâfatlandırılarak gönderiliyorum.

Burada rahmetli Türkçe hocam Diyarbakır Sanat Lisesinde bana aşıladığı okuma aşkı bugün geldiğim 83 yaşımın en güzel görüntüsüdür. Onun için burada bu satırlar arasında rahmetli Türkçe hocam Reşit İskenderoğlu’nu rahmetle ve saygı ile anıyorum.

Gaziantep güzelliklerini 2014 yılı içinde Hürriyet gazetesinde okuduğumda ister istemez bu bire bir yaşadığım anları da sizlerle paylaşmak istedim. Yolunuz düştüğünde bana hak verecek orada bir gazetenin yazdığından daha fazla görüntü bulacaksınız.
İnsanları ile yaşam kültürü ile çok muhteşem olan Gaziantep yazmakla bitmez. Ancak orayı görmeniz ve oranın hayat tarzını inceleyerek sofralarına konuk olmanız gerekir. Ben inanıyorum ki, büyük Atatürk bile 11 ay muhasara altında kalan Gaziantep’in kahramanlığına hayran kalarak Kurtuluş Savaşının sona erdiği daha günlerde Antep değil, Gaziantep demesini kanunlaştırmış ve Gaziantep’e hak olduğu mesajı büyük titizlikle vermiştir.

Onun için bu Gaziantep duygulu yazıma nokta korken Hürriyet gazetesinin bu anlamlı mesajlarına teşekkür ediyor ve diyorum ki, buyurun bu Baklava kentine ve hacı babada bu iftar saatinde orucunuzu açın ve gerekirse cartlak kebabı ağız tadıyla iştahınızı büyüleyerek Gaziantep demenin heyecanını yaşayın…


Güncelleme Tarihi: 04 Temmuz 2014, 02:56
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner566

banner554

banner558

banner141

banner557

banner568