Bir yıl sonra Soma

Kömürün tehlikelerini azaltmak için hiç bir adım atılmadı.

Bir yıl sonra Soma
12 Mayıs 2015 Salı 11:38

13 Mayıs 2015, Soma – Tam bir yıl önce bugün Manisa’nın Soma ilçesinde bir kömür madeninin çökmesiyle 3 yüzden fazla işçi Türkiye’nin en büyük maden felaketinde hayatını kaybetti. Bu felaketin ardından herkes “bu felaket tekrar yaşanmamalı” dedi ama son bir yıl içinde benzer bir felaketi önlemek adına hiç bir somut adım atılmadı.

İşte Soma maden felaketinin ardından son bir yıl içinde yaşananlar: Soma’ya ikinci kömür termik santral kurulması planlandı, bölgenin tarım arazisine kömür santrali inşaatı planlanarak Soma’nın alternatif gelir kaynaklarına kısıtlamalar gözetildi. Madenlerdeki güvenlik yetersizliğine ve felakette bir çok ölüme sebep olan rödovans sistemi hala devam ediyor ve Türkiye’nin kömür gibi kirli fosil yakıtları kullanan enerji projelerine ağırlık veren planında hiçbir değişim yok.

Orada yaşananları asla unutmayacak ve nedenlerinin unutulmasına izin vermeyeceklerini vurgulayan Greenpeace İklim ve Enerji Kampanya Sorumlusu Reşit Elçin, “Kömür, yalnızca maden felaketleriyle can almıyor. Kömür, yer altından çıkarılma, yakılma ve atıklarının depolanması başta olmak üzere her aşamasında çevreyi ve insan sağlığını tehdit ediyor.

Geçtiğimiz yıl içinde, bu gerçeklerin farkında olan Soma’nın Yırca köyü halkı, madende ya da santralde çalışmak yerine tarım yapma haklarını sonuna kadar savunarak, köylerine kömürlü termik santral kurulmasına engel oldu çünkü bütün dünyada kömür bölgelerinde yaşayan insanların bildiği ortak bir gerçek var; kömürlü termik santraller nereye kurulursa o bölgeden milyonlarca ton taze su kaynağını sömürüyor, tarım arazisini yok ederek bölge halkını kömür işçisi olmaya mecbur bırakıyor ve ürettiği atıklarla havaya, suya, toprağa ve insan sağlığına geri alınamaz zararlar veriyor.” dedi.

Türkiye, Enerji [D]evrimin eşiğinde

Yenilenebilir enerjilerin kömür gibi hem finansal hem de insani maliyeti ciddi oranda yüksek olan bir enerji kaynağına karşı uygulanabilir bir alternatif olduğunu açıklayan Elçin, “Türkiye bir dönüm noktasında; Soma’da yaşanan bu facia, çözümün temiz olması gerektiğini açıkça ortaya koyuyor; dışa bağımlılığı artıran, uzun vadede pahalı, kirli ve tehlikeli olan fosil yakıtlardan uzaklaşıp yenilenebilir enerjiler ve enerji verimliliğine geçişi hızlandırmalıyız. Böylece havamız ve suyumuz temiz kalmaya devam edecek ve Soma’da yaşanan gibi trajik maden facialarının olması da engellenecektir.”
Greenpeace’in Avrupa Birliği Yenilenebilir Enerji Konseyi ve Dünya Rüzgâr Enerjisi Konseyi ile birlikte hazırladığı Enerji [D]evrimi raporu, Türkiye'nin 2040'a kadar elektrik ihtiyacının %85’ini yenilenebilir enerjilerden karşılayabilmesi için izlemesi gerektiği yolu gösteriyor.

Aynı zamanda yenilenebilir enerji sektörlerindeki teknolojik gelişmeler ve AR-GE sektörün binlerce yeni istihdam olanağı sağlanıyor. Greenpeace, Türkiye’nin kömürün yarattığı tehditten kurtulurken aynı zamanda küresel çapta daha avantajlı çıkması için aşağıdaki hedefleri benimsemesi gerektiğini vurguluyor:
·  Yeni kömür yatırımları iptal edilmeli
·  2040 yılına kadar kömür devreden çıkarılarak elektrik üretimindeki payı sıfıra indirilmeli *
·  Kömür sektöründe çalışan işçilerin yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği gibi sektörlere geçişinin yapılması için bölgesel  planlar hazırlanmalı
·  Kömüre verilen teşvikler sona erdirilip bu teşvikler yenilenebilir enerjilere kaydırılmalı ve yenilenebilir enerjilerin önündeki bariyerler kaldırılmalı
·  Elektrik enerjisi lisans başvurularında yerli kömür ve ithal kömür yerine, yenilenebilir enerji kaynaklarına öncelik verilmeli

www.yakamozyakut.com.tr İstanbul / Çağrı ÖZTÜRK
banner380

İlgili Galeriler
banner379
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.