İnsan - zaman - yaşam

Varoluşla yok oluş arasında; önce ağlamayı öğrenir sonra, gülmeyi İNSAN! Sevmeyi, sevilmeyi, öfkeyi, korkuyu, nefreti, siyahı-beyazı… Bilinmeyeni keşfe soyunduğunda sorularla başlar yanıtlar, doğrularla yanlışlar, rakamlar, sözcükler arasında yanılsamalar…

Zamanın ekseninde; acılar yaşar insan, sevinçler, üzünçler, diz boyu gülüşler, düş kırıklıkları… Ayrık otları çoğalırken evreninde, umutla mutluluk biriktirir düşlerinde… Umulmadık anda “ben”i bulur, “biz” içinde…  Seçimler elinde olmasa da çoğu zaman ölenle azalır, doğanla çoğalır farkındasız. 

Bir yanda savaş, bir yanda barış. Gece ve gündüz gibi fır fır dönmekte ZAMAN!
           
İnsanoğlu için büyüsünü, güzelliğini içinde gizleyen bir mucizedir, YAŞAM! Ve yaşamın içinde hayat bulan insan ki mucizenin tam da kendisidir.
         
Önceliğimiz insan olsun.

Yaşamak, özgür ve kardeşçe…

Saygı, sevgiyle…

YAŞAM*
yaşam, ne başka yerde
ne de bizden uzakta
yaşam, ne yarın ne dünde
yaşam, yalnızca bugünde
mutluluğun sırrı da
yaşamın anlamı da
yalnızca ruhlarda
yaşam, heyecanlarda
alınan duyumsamalarda
gizemle parlayan gözlerde
yaşam, yanılsamalarda
özgürlüğün sınırlarında
yaşam, anılarda
sonsuz umutlarda
yaşam, yalnızca
saklı yaşananlarda
*Seval Arslan,“Deniz Kokusu” (20



YORUM EKLE
banner441

banner566

banner554

banner558

banner141

banner557

banner568