İnsanlara ve kendime nasıl davranıyorum?


Belgin Turan

Belgin Turan

Okunma 11 Ağustos 2017, 11:59

 İnsan olarak bir çok ortak özelliklere sahip olsak da mesela; uyuma, beslenme, güvenlik ihtiyacı, varoluşun devamı ve kişinin cinsel tatmini, dostluk, arkadaşlık, sosyallik, kendini gerçekleştirme, bir yerlere ait olma ve tabi bütün bunları yapabilmek için de sağlıklı ve doğru bir iletişim kurmak. 


Kişilerle iletişimde kendimize tabi ki bir takım kurallar koyacağız. Gerekirse hayır demesini bileceğiz. Bunun yanı sıra söyleme şeklimiz, ses tonumuz, vurgumuz, beden dilimiz gibi bir çok etken de iletişimin kalitesini değiştirebiliyor.
Geçen gün bir okuyucum şöyle yazmış; ““İnsanlar bana neden böyle davranıyorlar? “ bu yazınızın devamı var mı?  Tabi ki arkadaşlarım dostlarım var ama yalnızlık hissiyatından çıkamıyorum. Hayatta kedime koyduğum kurallar var ve bu kuralların dışına çok fazla çıkmak istemiyorum. Hatta yalnızlığımı gidermek için kimsenin kalbini kırmak, vaktini dahil çalmak istemiyorum.”
 
Sevgili okuyucumuz; hepimizin zaman zaman kalabalık içinde kendimizi yalnız hissettiğimiz zamanlar olabiliyor. Yalnız olmak ayrıdır, kişinin kendisini mevcut şartlarda, ortamda kalabalığın içinde yalnız hissetmesi farklıdır. Bir de kişi depresif bir durumdayken kendini geri çekebiliyor. 

Önemli olan ilişkilerimizde kendimize ve karşı tarafa koyduğumuz kuralların içeriğinin ne olduğudur. Paylaşmak, acıyı, hüznü, sevinci, dostlarla bir araya gelmek sosyal bir ihtiyaçtır onların zamanını çalmış sayılmayız. Bilakis mutluluğumuz çoğalır, dertlerimiz azalır, kendimizi daha rahat hissedebiliriz.

Bu bizim karşılıklı olarak paylaşılan zamanda neler paylaştığımıza da bağlıdır. Mesela; profesyonel bir desteğe ihtiyacımız varsa ve bu destek yerine sürekli yakınlarımızı arayıp aynı şeyleri tekrarlıyorsak onlarda bir süre sonra bıkkınlık başlayabilir. İşte o zaman o kişilerin hem enerjisini, hem zamanını çalmış olabiliriz. 
İnsanız, her günümüz birbirini tutmadığı günler olsa da hayatımıza “denge” unsurunu koyduğumuz da hem kendimizle, hem insanlarla olan iletişimimizde  yeni kapılar açabiliriz. 
İnsanların kalbini nasıl kırarız? Neden daha bunu baştan söyleriz? Daha önce kaç kalp kırdık?

Konuşmamız gereken bir şeyler varsa; bazen tartışıp görmediğimiz tarafları ortaya çıkarabilmemiz mümkündür. 
 
Kendine dön ve deki ;

İnsanlarla ilişkilerimde sürekli savunan, kaçan taraf olmamam için neler yapabilirim,

Atalarımızın da dediği gibi iki düşün bir söyle, tamamen geriye çekilmek yerine çaba göster,

Kendini kapatma, değişime açık ol, bu son derece kolaydır,

Yaşadığımız çevre, olaylar kim olduğumuzu bir şekilde etkilemiş olabilir ama kendimizden biz sorumluyuz,

Dağa çıkıp bağırdığın zaman boşluğa, sesimiz bize yankılanır, başka bir ses değil

Bu gün ektiğini yarın biçersin unutma,

Bazen çok yakınlarımız bizi sevse de üzebilirler, kalbimiz kırılacak diye onlardan kaçamayız,

Sevgiyi çabuk kaybetme, kendine, dostlarına manevi yatırım yap,

Kişileri anlamak için öncelikle affetmen gereken bir şeyler varsa affet ve empati yapmayı dene,

Kendini de affet ve bağışla, hatalardan ders çıkarmak en büyük meziyettir,

Kendini sev, kendine özen göster, doğayı sev, bitkileri, hayvanları, çiçekleri, güneşi kucakla bu gün yap, yarın çok geç olabilir.

O halde birlikte başka neler mümkün. 

banner363
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.