Bir intihal hikayesi 2

Yrd. Doç. Dr./Asst. Prof. Dr. Emel KOŞAR yazdı...

Bir intihal hikayesi 2

Muş Alparslan Üniversitesi Finans Bankacılık ve Sigortacılık Bölümü Öğretim Görevlisi Özcan GÖKHAN, Dil ve Edebiyat Araştırmaları/Journal of Language and Literature Studies’in 12. sayısında (İstanbul 2017-ISSN 1308-5069) “Tuğrul Tanyol Şiirinde Metinlerarası İlişkiler” adlı bir makale yayımlamıştır. Benim de Tuğrul Tanyol eserleri üzerine adı geçen öğretim görevlisinden önce çalışmalarım ve kitabım var. Özcan GÖKHAN yukarıda künyesi verilen makalesinde Sudaki Rengine Külünü Savuran Anka-Tuğrul Tanyol Şiiri (Mühür Yayınları, İstanbul 2014-ISBN 978-605-4731-81-7) adlı kitabımdan cümle ve paragrafları aynen aldığı halde dipnot vermemiş ve adı geçen kitabımı kaynakçada göstermemiştir. Özcan GÖKHAN’ın çalışmamdan haberdar olmadığı söylenemez; çünkü makalesinden daha önce, bu konuda “Tuğrul Tanyol: Hayatı-Sanatı-Eserleri” (T. C. Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Yeni Türk Edebiyatı Bilim Dalı-2015, Danışman: Prof. Dr. Bâki Asiltürk) adlı Yüksek Lisans tezini hazırlamış ve orada kitabımdan haberli olduğunu bir yerde zikrederek göstermiştir.
Özcan GÖKHAN Sudaki Rengine Külünü Savuran Anka-Tuğrul Tanyol Şiiri adlı kitabımdan kaynak göstermeden ikinci kez intihalde bulunmuştur. Özcan GÖKHAN’ın “Tuğrul Tanyol: Hayatı-Sanatı-Eserleri” [T. C. Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Yeni Türk Edebiyatı Bilim Dalı-2015, Danışman: Prof. Dr. Bâki Asiltürk] adlı Yüksek Lisans tezinde Sudaki Rengine Külünü Savuran Anka-Tuğrul Tanyol Şiiri adlı kitabımdan yaptığı intihalleri de yayılmadım: Emel Koşar, “Bir İntihal Hikâyesi”, Absent, Sayı: 6, 2018.

Özcan GÖKHAN’ın kitabımdan yaptığı alıntılar:
1. “Bir söyleşisinde “Robert Louis Stevenson’un benim şairliğim üzerinde çok etkisi vardır. Korsan imajları, macera, heyecan… Define Adası beni çok etkilemiştir.”diyen Tanyol’un “Forsa” şiirinde, deniz ve onunla ilgili unsurlardan yola çıkılarak insanı bulunduğu yerden alıp götüren sevgilinin gözlerinin bütün hazinelerden daha değerli ve sığınılacak bir liman kadar güvenilir olduğuanlatılır. Geminin simgelediği sevgiliye bir forsa (Kaçmaması için bir ayağı gemiye çakılı olan harp esiri veya kürek mahkûmu.) gibi bağlı âşığın yakarışı, bulunduğu yerde kalma ve uzaklara gitme arzusu arasındaki çatışmayla birlikte ifade edilir.”(Emel Koşar, s. 77)
“Bir yazısında “Yazdığım şiir üzerinde okumuş olduğum kimi romanların etkisi olduğunu düşünürüm. R. L. Stevenson’un Define Adası hangi çocuğun düşlerini süslememiştir?” diyen Tanyol “Forsa” şiirinde deniz, korsan, gemi ve bunlarla ilgili unsurlardan yola çıkarak âşığı bulunduğu yerden alıp götüren sevgilinin gözlerinin bütün hazinelerden daha değerli olduğunu ve sığınılacakbir limankadargüvenilirolduğunuanlatır.Şiirlerindesıksıkkorsanimajlarına,gemilerdekivedenizlerdekiyaşamagöndermelerdebulunur.Âşıkbirforsanın-gemiye ayağıbağlıbirtutsağın-gemiyeolantutsaklığıgibisevgiliyebağlanmıştır.”(Özcan Gökhan, s. 87)

2.““Akşamcılar Baladı”nda yukarıdaki örneklerden farklı olarak eski korsan şarkılarının lanetli gemicileri, tarihin meyhanelerinden ve kalyonlarından çıkarak ve kılık değiştirerek yaşamaya devam ederler. Ruhlarında eski korsan hayaletleri taşıyan ayyaş gemiciler için koydan içeri süzülen tekne, tabutu ve ölümü simgeler.” (Emel Koşar, s. 59)
“Akşamcılar Baladı” şiirinde eski korsan şarkılarına konu olan lanetli gemicilerin, Galata sokaklarının dilencilerinin gözünden ölüm anlatılır. Eskikorsan hayaletlerini ruhlarında taşıyan Bizans meyhanelerinden, Ceneviz kalyonlarından dökülen ayyaş gemiciler için koydan içeri süzülen tekne, ölümü ve tabutu simgeler.” (Özcan Gökhan, s. 87)

3. ““İhanet Perisinin Soğuk Sarayı”nda, erkeklerin gözlerini kör eden ve onları yaralayan kadının şehvetli, soğuk güzelliğiOrhan Veli’nin “İstanbul’u Dinliyorum” (Orhan Veli, Bütün Şiirleri, YKY, İstanbul 2005.) şiirindeki “Bir kadının suya değiyor ayakları” (s. 115) mısraına gönderme yapılarak anlatılır.” (Emel Koşar, s. 27)
“Tuğrul Tanyol’un en çok beğenilen şiirlerinden olan “İhanet Perisinin Soğuk Sarayı”nda erkeklerin gözlerini kör eden ve onları kendine tutsak eden kadınların şehvetli, soğuk güzelliğiNarkissos’a göndermeler yapılarak anlatılır.”  (Özcan Gökhan, s. 88 )
“Tanyol’un bu şiirinde Orhan Veli’nin “İstanbul’u Dinliyorum”şiirindeki “Bir kadınınsuyadeğiyorayakları”dizesinedeörtükbirgöndermeyapılır.”(Özcan Gökhan, s. 89)

4. “Tanyol’un “Yalnızca Bunun İçin” şiirindeCemal Süreya’nın birçok eserinin son mısraı olan “Keşke yalnız bunun için sevseydim seni”ye atıfta bulunulur. Şiir öznesi, zamanı paylaştığı kişiden sadece bu sebeple bile onu sevmesini ister.” (Emel Koşar, s. 82)
“YalnızcaBununİçin”şiirinde,şiirinöznesisevdiğikişidenbirliktepaylaştıkları zamanı vurgulayarak kendisini sevmesini ister.Ayrıca bu şiirde Cemal Süreya’nın “Keşke yalnız bunun için sevseydim seni” dizesine göndermevardır.”(Özcan Gökhan, s. 84 )

5. ““Hilmi Yavuz”da ise, şiirlerinde geleneği yeniden üreterek “gül” ve “yaz”ı işleyen şairin zamanı hüzünlü bir şekilde anlattığı ifade edilir. Hilmi Yavuz’un dilin köprülerine ve geçmişin kokusu sahip şiirlerinde, sıradan sözcükleri bir araya getirerek bir simyacı gibi onları değerli hâle getirdiği ve ölümsüzleştirdiği vurgulanır.” (Emel Koşar, s. 98)
““Hilmi Yavuz” şiirinde Tuğrul Tanyol; söz konusu şairin sıkça kullandığı gül, simya, yaz, güz, hüzün sözcüklerinden hareketle Hilmi Yavuz’u anlatır ve onun şiirine göndermede bulunur… Tanyol’a göre Hilmi Yavuz şiirin simyasıdır; dilin köprülerini ve geçmişin kokusunu barındıran şiirler sunar.”  (Özcan Gökhan, s. 92-93 )

6. ““Ece Ayhan”da, söz konusu şairin şiirlerinin çağrışımlarıyla (İstanbul’un sokakları, tramvay geçitleri, mor biletli yolcu, paslı han odalarında üşüyen işçi çocuklar…) İstanbul’un günlük hayatının tarihinin âdeta yeniden yazdığı ifade edilir.” (Emel Koşar, s. 98)
“Ece Ayhan” şiirinde ise Ece Ayhan’ın şiirleriyleİstanbul’un tarihîni yazdığını söyler.” (Özcan Gökhan, s. 92)

7. ““Saatler Şiiri”nde eski ve çamurlu bir suya benzetilen zaman, geniş kollarıyla herkesi, her şeyi ve her dönemi kuşatır.” (Emel Koşar, s. 49)
“Saatler” şiirinde zaman eski ve çamurlu bir suya benzetilir… Geniş kollarıyla zaman herkesi, her şeyi, her dönemikuşatır.”  (Özcan Gökhan, s. 95)

8. “Müzik, Tanyol’un şiirlerinde insana geçmişi hatırlatan ve onu hüzünlendiren bir unsurdur. ” (Emel Koşar, s. 89)
“Müzik, Tuğrul Tanyol’un şiirlerinde insanı hüzünlendiren ve ona geçmişi hatırlatan bir unsurdur.” (Özcan Gökhan, s. 95)

9. “İtalyanca şefkatli, sevecen anlamına gelen ve bir müzik terimi (Sevgiyi anlatmak için yazılan ve duygulu bir şekilde çalınması gereken parçadır.) olan “Affetuoso”da ise, şiir öznesinin kalbi, güzelliği tasvir edilen sevgiliye yansıyan ışık gibi kırıktır ve onarılamaz.” (Emel Koşar, s. 88)
“Affettuoso”şiirinde,şiiröznesininkalbigüzelliğiyletasviredilensevgiliyekarşıbirışıkgibikırılmıştır… Affettuoso, İtalyancada şefkatli, sevecen anlamına gelen, bir parçanın tatlı ve duygulu bir biçimde çalınacağını belirten müzik terimidir.”  (Özcan Gökhan, s. 97)

10. “Tanyol’un “Noktürn”ünde sudaki yansımasına bakan şiir öznesi, çocukluğuna seslenerek bir besteyle (noktürn) …  geçmişe döner.” (Emel Koşar, s. 86)
“Noktürn” şiirinde, sudaki yansımasına bakan şiir öznesi çocukluğuna seslenerek bir besteyle geçmişine döner.” (Özcan Gökhan, s. 96)

11. ““Anımsama”da, Fuzûlî’nin “Aldanma ki şair sözü elbette yalandır” mısraına gönderme yapılarak şiirin yalan, yalnızlık ve ölümle ilişkisi sorgulanır. Hayat bir oyundur ve kaçınılmaz son ise ölümdür. Şiir de bu oyunu ve ölümü yansıtır.” (Emel Koşar, s. 92)
“Anımsama” şiirinde, Fuzûlî’nin “Aldanma ki şair sözü elbette yalandır.” mısrasına gönderme yapar… Şiir öznesi, hayatı bir savaş oyunu olarak görür ve kaçınılmaz son olanölümü şiirle ifade eder.” (Özcan Gökhan, s. 90)

Patika, Sayı: 100, Ocak-Şubat-Mart 2018, s. 63-64.


 

Güncelleme Tarihi: 07 Şubat 2018, 23:33
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner566

banner554

banner558

banner141

banner557

banner568