Sinemada film izlemenin keyfi...

Sizler için ...

Sinemada film izlemenin keyfi...

Nuri Bilge Ceylan’ın gizli kadınları

Türkiye prömiyeri, 18. Altın Koza Film Festivali kapsamında yapılan Bir Zamanlar Anadolu’da, Nuri Bilge Ceylan’ın dev kariyerinin en iyi filmi. Bütünüyle erkek karakterler arasında geçen hikayenin ana merkezinde ise kadınlar var. Gerçek hayatta olduğu gibi.

Nuri Bilge Ceylan’ı övmek o kadar kolay ki. Arkasında bıraktığı filmler ve ödüller onun hakkında yazı yazarken size müthiş bir destek sağlıyor. Bu durum artık açıkçası biraz canımı sıkıyor. Özellikle bu hafta vizyona giren Bir Zamanlar Anadolu’da filminin Adana Altın Koza Film Festivali’ndeki prömiyerini seyrettikten sonra bu sıkıntıyı daha çok yaşadım.

Cannes Film Festivali’nde Büyük Jüri Özel ödülünü alan bir filmin eleştirisini yapmak daha önce pişirilmiş bir yemeği tekrar ısıtıp yemek gibi. Bu duygularla filmi seyretmeye başladım. 150 dakika süren filmin bir tek sahnesinde bile ilgim kaybolmadı. Bir başyapıt, bunun sebebine gelince... Ceylan filmini çekerken öyle bir yol izlemiş ki öykünün asıl derdi derinlerde gizli. Bu derinler, izleyicinin ulaşamayacağı kadar aşağılarda değil. Bozkırda üç arabalık bir topluluk yol alır. Gece karanlığında yolu aydınlatan araba farları adeta içindeki yolcuların hikayelerine çevirilmiş bir spot ışığıdır. Tarantinovari “geyikler” gerçek hayatların birebir yansımalarını perdeye taşır. Bir katil görevlilere öldürdüğü adamın cesedini göstermek için arabadadır. Katili canlandıran Fırat Tanış’ın aykırı fiziği, keskin yüz hatları ve muhteşem oyunculuğunu tartışamayız. Komiser Naci, cesedi hemen bulup günlük sıkıntılarına dönmek için koşuşturur. Özellikle savcının baskısı onu çileden çıkarır. Yılmaz Erdoğan, Komser Naci’yi başarıyla canlandırmış. Savcı ise bozkırdaki bu yorucu yolculuğun hemen bitmesini ister. Bir gün sonra Ankara’ya bürokratik sıkıntılara dönecektir. Taner Birsel’i bu filmde tekrar tanıdım. Bakışlarıyla, küçük mimiklerle insan acısını bu kadar dışarıda yaşayabilir. Bütün bu insanları izleyen, onlardan olamayan doktor ise bu hikayenin ortak noktasıdır. Bir anlamda aslında filmi biz onun gözünden de yaşarız.

 Karakterler filme derinlik katıyor

Muhammet Uzuner rolünde o kadar inandırıcı ki, onu gerçek hayatın içinde, filmde oynatıldığından habersiz bir kasaba doktoru zannedebilirsiniz. Bunlar filmin baş karakterleri. Bir de yan karakterler var ki filmin asıl derinliğini belki de onlar sağlıyor. Mesela Ercan Kesal bir köy muhtarını canlandırıyor, filmin karanlık ve ağır akışı onun sayesinde kara mizaha kavuşuyor. Öldürülen Yaşar’ın karısını canlandıran Nihan Okuyucu karanlık gözlerinin derinliklerinde yaşanmış günahlarının şehvetli izlerini taşıyor. Katilin kardeşini canlandıran Burhan Yıldız filmde iki kere konuşuyor ama katilin insan tarafını bize o resmediyor. Burhan Yıldız’ın performansı büyüleyici. Belki de filmin bütün sırrını neredeyse diyalogsuz bir şekilde bize anlatıyor. Tabii Ahmet Mumtaz Taylan gibi artık ustalık belgesini cebinde taşıyan oyuncuların performansı da var. Bütün bu mükemmel oyunculuklar, geyikler ve karamizahı Anadolu’nun bağrına diken diyaloglar evrensel bir belirlemeyi gizliyor. Doktorun, komserin, savcının ve tabii katilin kendi hikayelerinin birleştiği bir nokta var.
 
Bütün bu erkek dünyasının nasıl kadın kavramının üstünde dolaştığı, ona bağlı olduğu ve hatta esir olduğu filmin odağını oluşturuyor. Komiserin karısı hastalıklı çocuklarıyla beraber Komiser Naci’nin hayatını belirleyen figür. Katil bu cinayeti bir kadın için işlemiş. Savcının eşi aldatılmanın cezasını kandini öldürerek vermiş. Doktor ise sevdiği kadın tarafından terk edilip, hayata küsmüş. Her birinde bir kadın ve onlar tarafından yönlendirilen erkek hikayeleri. Zaten Anadolu da ‘kadın’ değil midir? Hep hayat vermez mi toprağı; tarih boyunca bütün kültürleri doğuran o değil midir. Şimdi işin can alıcı kısmına gelelim. Filmde görünmeyen ama hikayeleriyle var olan kadınların ruhu biz erkekleri hep yok oluşa sürükler. Biz onları katledilen Yaşar’ın karısı dışında vücut bulmuş olarak asla göremeyiz. Bu demek ki filmdeki kadın biraz da bizim imgelerimizin yarattığı bir şey. Yani kadının olduğu değil, bizim yorumladığımız hali. Biz derken Nuri Bilge Ceylan, Komiser Naci, katil, doktor, ben, sen ve diğer erkekler. Nuri Bilge Ceylan’ın filminin evrenselliği de burada yatıyor zaten. Şimdi biz tutup Nuri Bilge Ceylan’a Altın Bamya ödülü verebiliriz. Ama erkeğin zihnindeki kadın figürünün bize verdiği acıyı yok edemeyiz.


Filmin finalinde doktorun yüzüne sıçrayan kan damlası belki de bu acının bir damgası. Doktor her ne kadar olayların dışında bir gözlemci olsa da son sahnede öyle bir karar veriyor ki bütün hikayeyi o sonlandırıyor. Filmin tarzı için minimal diyebiliriz ama barındırdıkları için maksimal, dev, evrensel demek yetmiyor...

FİLMİN KÜNYESİ

Yönetmen: Nuri Bilge Ceylan
Senaryo: Nuri Bilge Ceylan, Ebru Ceylan, Ercan Kesal
Oyuncular: Yılmaz Erdoğan, Ahmet Mümtaz Taylan, Fırat Tanış, Taner Birsel, Cansu Demirci, Kubilay Tunçer, Murat Kılıç, Nihan Okutucu,
Tür: Dram, Psikolojik Yapım: 2011, Bosna-Hersek-Türkiye-150 dakika

Killer Elite

İNGİLİZ Gizli Servisi’nin emekli üyelerinden biri, kendisini yetiştiren kişi zor durumda kalınca tehlikeli hayata geri dönmek zorunda kalır. Fakat dostunu kurtarmak için girişeceği bu macerada, karşısında çetin ceviz bir ajan bulunmaktadır.

FİLMİN KÜNYESİ

Yönetmen:  Gary Mckendry

Senaryo: Ranulph Fiennes,  Matt Sherring,  Gary Mckendry

Oyuncular: Jason Statham,  Robert De Niro,  Clive Owen.

Tür:  Aksiyon,  Dram,  Gerilim, 

Yapım: 2011, ABD-Avustralya - 105 dakika

Mucizeyi Kadınlar Yaratır

KATEReddy, bir finansal yönetim firmasında çalışırken kocası Richard ve iki çocuğuna zaman ayırmaya çabalamakta, işi ve evi arasında denge kurmaya uğraşmaktadır. Bekâr arkadaşları onun bu enerjisini anlamakta zorlanmaktadır. Kate, New York’a sık sık geziler gerektiren önemli bir müşteri portföyü teslim aldığında hayatları daha da karmaşık bir hale gelir.

FİLMİN KÜNYESİ

Orjinal adı: I Don’t Know How She Does It

Yönetmen: Douglas Mcgrath

Senaryo: Aline B. McKenna

Oyuncular: Pierce Brosnan,  Jessica Szohr,  Sarah J. Parker,

Tür:  Komedi

Yapım: 2011, ABD

Korku Gecesi

SON sınıf öğrencisi Charlie’nin esrarengiz yabancı Jerry ile komşu olmasıyla birlikte belâ kapasını çalar. Jerry, ilk etapta harika biri gibidir ama onda bir tuhaflık vardır. Alışılmadık şeylere şahit olan Charlie çok doğru bir sonuca varır: Jerry, mahallede avlanan bir vampirdir. Doğruyu söylediğine kimseyi inandıramayan Charlie, canavardan kurtulmanın bir yolunu bulmak zorundadır.

FİLMİN KÜNYESİ

Orjinal adı: Fright Night

Yönetmen: Craig Gillespie

Senaryo: T.Holland, M.Noxon

Oyuncular: Colin Farrell, David Tennant, Chelsea Tavares.

Tür: Gerilim, Komedi, Korku

Yapım: 2011, ABD-İngiltere - 120 dakika

Arkadaştan Öte

JAMIE, Dylan’ı bir işi kabûl etmesi için ikna edince, birbirlerine ne kadar benzediklerini anlarlar. O kadar çok başarısız ilişki yaşamışlardır ki, ikisi de aşktan vazgeçip eğlenceye odaklanmışlardır. Aşkın filmler tarafından pompalanan bir masal olduğuna inanmışlardır. Arkadaşlıklarına duygulara yer vermeyen bir cinsellik katarlarsa ne olacağı konusunda bir deneye girişirler.

FİLMİN KÜNYESİ

Orjinal adı: Friends With Benefits

Yönetmen: Will Gluck

Senaryo: H.Peyton, David A. Newman, K. Merryman, Will Gluck

Oyuncular: Justin Timberlake,  Mila Kunis, Emma Stone,  Woody Harrelson

Tür:  Erotik,  Komedi,  Romantik

Yapım:  2011, ABD-109 dakika

Filmin fragmanı...

Güncelleme Tarihi: 17 Nisan 2012, 12:29
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner566

banner554

banner558

banner141

banner557

banner568