Genç Tıpçıların Mezuniyet Sevinci

Tıp Fakültesi 2013-2014 eğitim-öğretim yılı mezunları, 25 Haziran Çarşamba günü düzenlenen yemin töreni ile yeni hayatlarına uğurlandı.

Genç Tıpçıların Mezuniyet Sevinci
 
Mersin Üniversitesi Çiftlikköy Kampüsü Amfi Tiyatro'da yapılan tören, 89 genç hekimle aileleri ortak bir heyecanda buluşturdu. 

Rektör Prof. Dr. K. Suha Aydın, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Gürol Emekdaş, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet İlvan, Mersin Tabip Odası Başkanı Dr. Ful Uğurhan, öğretim üyeleri ve ailelerin katıldığı tören saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunması ile başladı. Devlet Konservatuvarı öğretim elemanları Türkol Çankaya ve Ferdi Cümendür'ün sunduğu müzik dinletisinin ardından mezunların fotoğraflarından oluşan video klip gösterildi. 

Törende bir konuşma yapan Rektör Prof. Dr. Aydın, Mersin Üniversitesi'ne katıldığı 31 Ağustos 1998 tarihinin kendisi için çok önemli olduğunu, 30 yıla yakın Türk Silahlı Kuvvetleri'nde görev aldıktan sonra Mersin Üniversitesi'ne geldiğini belirtti ve "Hayatımın en çok gurur duyduğum ikinci bölümü burası" dedi. Yakın zamanda rektörlük görev süresinin dolacağını ve yaş haddinden de emekli olacağını ifade eden Prof. Dr. Aydın, aktif doktorluk hayatının sona ereceğini dile getirdi ve "Benim melsek hayatım sona eriyor, sizlerinki yeni başlıyor. Yeni başlayanla biten yan yana şimdi. Güzel bir an!" ifadelerini kullandı. 

Konuşmasının aslında bir veda konuşması olduğunu belirten Prof. Dr. Aydın, "Ama bu, sizlerden kopacağım anlamına gelmiyor. Beni kabul ettiğiniz sürece ben sizlerle beraber olmaya devam edeceğim. Bu çok güzel bir duygu olacaktır benim için" diye konuştu. Konuşmasında Memduh Şevket Esendal'ın 'hekim olacak oğluna öğütler' başlığı altında Dr. Hikmet Uluğ tarafından derlenen sözlerine yer veren Prof. Dr. Aydın, mezunlara hoca olmalarını ve para kazanmayı düşünmemelerini tavsiye etti. 

Öğrencilerin, internlik zamanında yaşadıkları her şeyi eğitimlerinin bir parçası olarak değerlendirmeleri gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Aydın kendi öğrencilik yıllarından örnekler vererek "Ben genel cerrahi uzmanıyken pansuman yapmayı pansumancıdan öğrendim.. Gittiğiniz yerlerde, bu yaşadıklarınızın hepsi arkanızda güzel bir anı olarak kalsın. Yaşadıklarınız asla sizi küçümsetmesin. Hiç biri sizleri aşağılamak için yapılan şeyler değil. Bunların hepsinin sizin için bir öğretim aracı olduğunu düşünün. Sizler bizim göz bebeklerimizsiniz" dedi. Tıp Fakültesi'nin gelişiminden de kısaca bahseden Prof. Dr. Aydın, "Ben bu fakültenin başlangıcından beri her kademesinde çalışıyor olmaktan büyük bir mutluluk ve gurur duydum. Böyle bir fakülteden mezun olmak sizler için de bir ayrıcalık olmalı. Hepinizi kutluyorum, bundan sonraki yaşamınızda başarılar diliyorum" diyerek sözlerini tamamladı. 

Daha sonra söz alan Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İlvan, diploma günlerinin fakültelerin en mutlu günleri olduğunu söyledi, bu dönemin başka bir önemli bir yönü olduğunu şu sözlerle ifade etti: "1998 yılında eğitime başlayan fakültemiz, artık her yönde gelişme dönemini tamamlamış; övünçle belirtmeliyim ki, eğitim kadrosu, tıbbi-teknik altyapısı ve fiziki imkanlarıyla olgunluk dönemine geçmiştir. Bu yıl 20 Mayıs'ta hizmete açtığımız hastane binasıyla tüm hizmet binalarımız yenilenmiştir. Hepsi Çiftlikköy Kampüsü içinde bir arada bulunan temel bilimler binamız, dekanlık yeni idari binamız ve yeni hastanemizle en üst düzeyde eğitim ve sağlık hizmeti verebilmenin haklı gururu içindeyiz." 

Genç hekimlere de seslenen Prof. Dr. İlvan, hekimliğin kutsal, onurlu bir o kadar da güçlükleri olan bir meslek olduğunu hatırlattı ve "Sizler bu toplumun zekâ ve çalışkanlık yönü ile seçilmiş bireylerisiniz" dedi. Mezunların başarılı birer hekim olacaklarına dair inancını yineleyen Prof. Dr. İlvan sözlerini şöyle tamamladı: "Türkiye Cumhuriyeti'nin kurtuluş ve kuruluş sürecinde, yaşamın her döneminde birinci sınıf insanlarla yürüyen Yüce Atatürk'ün yanında yer almış olan tıbbiyelilerin günümüz temsilcileri olan sizler, hekimliğin tüm zorluklarıyla baş edecek nitelik ve donanıma sahipsiniz."

Tıp Fakültesi 11. Dönem Birincisi Semiha Dursun ise, ailesine, yakınlarına ve hocalarına hitaben duygu dolu bir teşekkür konuşmasının ardından şu ifadelerle sözlerini tamamladı: "Hekimlik mesleği kutsaldır. Böyle kalmaya da devam edecektir; etmelidir de. Ancak ne yazık ki bu kutsal meslek hak ettiği en büyük değeri ulu önder Mustafa Kemal Atatürk zamanında görmüştür. O 'Beni Türk hekimlerine emanet ediniz' diyerek biz hekimleri yüceltmiştir. Hekimlik mesleğinin kutsallığına inanan bizler, bu kutsallığı devam ettirmek adına son derece öz verili, güvenilir hekimler olarak görevimizi yerine getireceğiz. Biz çocuklarınıza güvenmekten vazgeçmeyin."

Konuşmaların ardından Tıp Tarihi ve Etik Ana Bilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Oya Ögenler tarafından mezunlara Hipokrat Yemini ettirildi. Genç doktorlara sembolik etik dersi de veren Yrd. Doç. Dr. Ögenler, yeminle birlikte eğitim hayatının bittiği ve meslek yaşamının başladığı vurgusunu yaptı. 

11. Dönem birincisi Semiha Dursun tarafından Tıp Fakültesi Mezuniyet Kütüğüne plaket çakılması sonrasında dereceye giren mezunlara mezuniyet belgeleri ve ödülleri verildi. Dönem birincisi belge ve ödüllerini Rektörümüz Prof. Dr. Suha Aydın’dan; ikinci Büşra Altun rektör yardımcımız Prof. Dr. Gürol Emekdaş’dan; üçüncü Çağlar Koç ise Dekan Prof. Dr. Ahmet İlvan ve Dr. Ful Uğurhan'ın elinden aldı. 

Tören, mezun olan diğer öğrencilere diplomalarının dağıtılmasının ardından mezunların hep birlikte havaya kep atmalarıyla son buldu.


www.yakamozyakut.com Mersin / Ceren ARİ

Güncelleme Tarihi: 01 Temmuz 2014, 01:45
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner566

banner554

banner558

banner569

banner141

banner557

banner560

banner568