Bahçelerde Kereviz

Latince adı Apium Graveolens olan kerevizin bizdeki adı Arapça bir sözcük olan “kerefs” tan geliyor.

Bahçelerde Kereviz
02 Kasım 2014 Pazar 08:21

"Bahçelerde kereviz/Biz kereviz yemeyiz
Bize Sinoplu derler/Biz güzeli severiz"

Çok sevilen başlıktaki türküyü hepimiz biliriz.”Sinop” yerine başka şehir ve sözcükler eklenerek de söyleniyor.  Hatta maçlarda tezahürat olarak farklı şekillerde söylenişine de  tanık olmuşsunuzdur büyük bir olasılıkla. 


Bitki ile ilginç bir husus  eski Yunan’da yer altı dünyası ve ölümle olan ilişkisidir. Örneğin MÖ 5. yüzyıldan beri bilinen, iki ya da dört yılda bir yapılan, konusunu yerel bir kahramanın ölümü ya da bir canavarın öldürülmesi ile olan Nemea, Pytia ve İsthmia gibi oyunlar gibi. Oyunlar her zaman ölümle ilişkilidir ve kazananların başlarına kereviz yapraklarından taçlar takılmaktadır. Son olarak eski Yunan’da ölen kişinin cenazesinin hazırlanması esnasında da kullanıldığını da ekleyelim (2) ve kerevizin mutfaklarımızdaki yerine bakalım. 

Kerevizi mutfağımızda yeteri kadar kullanıyor, önemsiyor muyuz? Şarkının güftesine bakılırsa pek sevmiyoruz ama gerçek öyle değil. Mutfaklarımızda eskiden beri sevilen bir sebze. Kendisinden – köklerinden, yapraklarından ve tohumlarından yararlandığımız bu olağanüstü bitkinin kullanım alanı çok geniş.  Örneğin kereviz etli ve zeytinyağlı yemeklerde yaygın olarak kullanılır. Dolması, çorbası, salatası ve turşusu yapılır. Bitkinin körpe yaprakları, güneşsiz ve havadar bir yerde kurutularak havanda ezilip toz haline getirilir ve bazı yiyeceklere, çeşni vermesi için serpilir. Bitkinin tohumları kurutulup ezilerek kereviz tuzu olarak bazı yiyeceklere katılır. Tuzsuz rejimlerde sofra tuzu yerine kullanılır ayrıca yemeklerde ve kokteyllerde olağan tuza alternatif bir ürün olarak kullanıldığını da ekleyebiliriz. 

Çok faydalı bir bitkidir. İçeriğindeki A, B ve C vitaminleri dışında manganez, kalsiyum, fosfor, çinko, bakır, selenyum vb. ile neredeyse şifa kaynağıdır. Eski dönemlerin tıp uzmanlarından Aurelis bu aromatik Akdenizli bitkinin sinirleri yatıştırdığını mideyi kuvvetlendirdiğini ve iştah açtığını bildiriyor. (3) Uzmanlar kerevizin, iç salgı bezlerini ve özellikle vücutta çok çeşitli vazifesi olan böbrek üstü bezlerini çalıştırdığını, sinir yorgunluğunu önlediğini ifade ediyorlar. Başka marifetleri de var. Kanı temizliyor, kan basıncını düzenliyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor, sarılığı gideriyor, böbrekleri çalıştırıyor, fazla suyu dışarı atıyor.   

Hipokrat hastalarına bol bol kereviz yemelerini öneriyormuş. Fransızlar “Bulacağını biliyorsan Roma’ya kadar kereviz ara” diyormuş. (4) Bunları okuyunca  “İyi ki kereviz için Roma’ya kadar gitmeme gerek yok” diyorum.  “Her yerde manavlarda, pazarlarda vb. bulunuyor.”

Pazarda çok güzel, taze kerevizleri görünce dayanamadım yine. Bursa’nın etli kereviz yemeğini veya Tekirdağ’ın kereviz salatasını yaparım diye aldım kocaman bir kereviz.  Pazardan aldığım  kereviz ertesi gün tabağımda zeytinyağlı kereviz olarak arz-ı endam etmez mi?  Dilimde başlıktaki türküden dizeler, kulaklarımda maçlardaki hiç onaylamadığım dörtlükler.. 

ZEYTİNYAĞLI KEREVİZ

Malzemeler:
1 büyük kereviz
2 patates
2 havuç
3 orta boy soğan
1 çay bardağı zeytinyağı
2 limon
1 kaşık şeker
Yeteri kadar tuz

Hazırlanışı: Kerevizler ve patatesler soyulur, elma dilimi gibi dilimlenir, limonlu suyun içerisine konur. Havuçların kabuğu alındıktan sonra arzuya göre uzunlamasına veya yuvarlak doğranır. Soğan yemeklik doğranır. Tencereye zeytinyağı konur, soğanlar sararınca havuçlar eklenir. Birlikte biraz çevrilir. Havuçlar biraz kızartıldıktan sonra kereviz ve patatesler eklenir. Limonlu su üzerine dökülerek tuzu ve şekeri eklendikten sonra pişirilir. Pişmeye yakın kıyılmış kereviz yaprakları konur. Arzu edilirse yemek tabağa alındıktan sonra  kıyılmış yapraklar serpilebilir.

KAYNAKLAR:
1) Ahmet Uhri. Boğaz Derdi, Arkeolojik, Arkeobotanik, Tarihsel ve Etimolojik Veriler ışığında Tarım ve Beslenmenin Kültür Tarihi, Ege Yayınları, İstanbul, 2011, s. 307. 
2) Uhri, a.g.e.s. 308-309. 
3) Tijen İnaltong,  Her güne Bir Yemek, YKY, 1. Baskı, 2005, İstanbul, s. 347
4) Ahmet Göksel, Doğal Beslen Dinç Kal, Gaziantep Sarıgüllük Lions Yayınları, Kasım 2000, Gaziantep, s. 143


www.yakamozyakut.com.tr Gaziantep/ Gonca TOKUZ
banner442

İlgili Galeriler
banner379
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.