Bir pazar macerası

Radika mı desem - Hindiba mı?

Bir pazar macerası
09 Nisan 2017 Pazar 23:32

Bostanlı pazarında  hedefim belli. Radika diğer adıyla hindiba alacağım. Acıgıcı, acıgünek, güneyik  çıtlık, cırtlık, arslandişi olarak da biliniyor bitki. Papatyagiller (Astereceae) ailesinden. Yeni toplanmış radikalarımı satın alıp Radika salatası yapacağım ve Gaziantep’ten özel olarak getirilmiş olan lahmacunum ile yiyeceğim. Kardeşim bana takıldı. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu dedi. Ot yemeklerini seviyorum diyorsun yanına bir de et yemeği ekliyorsun. Düşündüm, kardeşim haklı ama benim gibi yıllarca et yemeklerinin başkenti, Gaziantep’te yaşayan biri birkaç ay Ege’de yaşamakla yılların alışkanlığından nasıl kurtulabilirim? Ben otları tanımaya ve yemeğe devam ediyorum. Otlu börek, kavurma,  buğulama, salata.. 

Güzel bir çarşamba günü soluğu Bostanlı pazarında aldım.  Sanki bütün İzmir  halkı sözleşmiş bu saatte pazarda buluşmaya. Pazarın dışındaki kalabalığı görünce acaba içerisi nasıl diye duraladım. Ama buraya kadar geldim dönecek halim yok. Hemen alacağımı alır, çıkarım dedim. Dayanamadım, pazarın girişimde otlu, peynirli gözlememi yedim. Çok müşteri olunca çabuk pişsin diye ocağın altını çok yakıyorlar. Benimki lütfen yanmasın deyince biraz bozuldu gözlemeci kadın. Neden eleştiriye bu kadar kapalı bir ulus olduk? Yöneticisinden gözlemecisine kadar..

Nihayet pazara girdim. Pazarda en çok korktuğum şey  pazar arabaları. Ben onlara pazar arabası değil savaş arabası diyorum.  Pazarda yengemin kolu kırılınca pazarlardan iyice korkar oldum. Üstüne üstlük bir de otobüsteki kadın ayağım kırıldığından beri pazara gitmiyorum deyince korkum iyice depreşti. Ama otları tanıyacaksam- her zaman kırlara çıkma şansım olmadığından -mecburen pazarlara gideceğim. Ben bunları düşünürken tak bir Pazar arabası yeni aldığım ayakkabımın üzerine çıkmaz mı? Neyse ucuz atlattım diye sevinirken bu kez bir çanta darbesi ile dengem bozuldu. Yanımdan geçen birisinin sırt çantası beni tezgâha savurdu. Dengemi sağlayıp kendime geldim ve yoluma devam ettim.  Savaş arabalarının yanına bir de çocuk arabalarının tekerlekleri eklenince Pazar daha tehlikeli bir hal almaya başladı.  Rengarenk çocuk giysilerinin şirinliğine dayanamayıp adımlarımı yavaşlattım. Küçük çocuk elbiselerine bakarken iki kadın Onu ben alacaktım  tartışmasına başladılar. 

Neyse sonunda radikalarıma kavuştum.

Seviniyorum mal bulmuş mağribi gibi.

Anneannem böyle derdi çok sevinince. O da ne? İki tane etiket. Biri acı radika, diğeri tatlı radika? Ben hangisini alayım acaba?

Tezgahtar incelediğimi görünce abla “Nasıl yapacağını anlatayım mı sana? Bu biraz acı olur dedi. Ben “Sadece tatlı radika almak istiyorum” dedim. “Acısından da al abla, o da güzel” dedi tartarken.  Gelecek sefere diyerek başka bir tezgaha yöneldim. 

Tezgahın üzerinde iki demet semizotu ve biraz cibes kalmış. Semizotunu alınca, tezgahın arkasındaki iki güzel insan “Abla şu cibesleri de al biz de evimize gidelim” dediler.  “Bitti sadece bunlar kaldı.” “Alayım ama ne yapayım bu kadar cibesi? Deyince. “Abla mevsimi geçiyor, al buzdolabına koy. Ver bir arkadaşına. Ya da pişir pişir ye..” dedi gülerek. Öyle güzel güldüler ki; “Eeee sizi mi kırayım? Verin  hepsini” dedim. 

Pazar maceram uzun.  Hepsini yazsam radika salatasına yer kalmayacak. Eve gelince her zaman yaptığım gibi acaba Sayın Ahmet Uhri ne yazmış diye Boğaz Derdi kitabına baktım değerli yazarımızın. Baktım ama bu kez de kafam daha çok karıştı. Meğer radika ve hindiba farklıymış. Gerçi Sayın Uhri  de “gerçekten konu karışık” diyor ama.. 

Özetle şöyle açıklayabilirim size. Radika yani Cichorium   endivia , Yakındoğu ve Arap Yarımadası gibi  bir bölgede yetişen Cichorium pumilum adlı  türden köken alırken. Hindiba yani Cocirium intybus Balkan Yarımadasının güneyi ile Yakındoğu’nun  kuzey kesimlerinde yetişen Cichorium  spinosum’dan gelişmeymiş. 

Benim satın aldığım hangisiydi acaba? Tatlı olduğu kesin ama hangisi?   

RADİKA SALATASI

Malzeme:
½ kg radika
4 diş sarımsak
2 yemek kaşığı zeytinyağı
1 limon suyu
Yeteri kadar tuz

HAZIRLANIŞI:
Radikalarım bol su ile güzelce yıkadım. Kök kısımlarını kestim.  Tencereye su koydum, kaynayınca biraz tuz attım. Aldığım otları gruplar halinde 6-7 dakika haşladım. Bu arada tencerenin kapağını kapatmadım tabii otlarımın rengi yeşil kalsın diye. Haşlanan radikaların suyunu süzüp tabağa aldım. Bir başka kapta karıştırdığım zeytinyağı, limon,  dövülmüş  sarımsağa biraz tuz ekleyerek otlarımın üzerine döktüm. Dayanamadım üzerine çok az kırmızı toz biber serptim. 

Gonca TOKUZ

banner442

İlgili Galeriler
banner379
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.