Gurme Gonca Tokuz Bodrum Karaincir pazarında

Gonca Tokuz / İZMİR - Güneş dağların ardına yavaş yavaş çekilirken, torbamdaki yeşil Bodrum limonlarına bakarak bir türkü mırıldanmaya başladım. 

Gurme Gonca Tokuz Bodrum Karaincir pazarında

BODRUM KARAİNCİR PAZARINDA OTLU EKMEK, GAMBİLYA VE UMMUHAN HANIM  
Ege’nin en güzel zamanları, sonbahardayız ama sıcak günler geride kaldı sanmayın sakın. Yazdan kalan güzel güneşli var hala. Benden söylemesi. Bende bu güzel günlerin tadını çıkarmaya niyetlendim “Ver elini Bodrum” dedim. 
 
Artık ayrılmaz ikili olduğumuz bilgisayarımı yerleştirdim önce. Sonra kitaplarımı ve eşyalarımı.  Arabayla yolculuğu sevenlerdenim.  İzmir’den çıktık. Söke, Milas, Bafa Gölü..  Mutluydum ama renklerin yarışından yorgun düşmüştüm sanki. Yeşil, sarı, kırmızı, turuncu, kahverengi, gri derken Bodrum’da çeşitli tonlarda mavi ve lacivert renkleri de eklendi bu güzelliklere..  

Girişte, tepeden Bodrum Kalesi’ni görününce eski bir dosta rastlamış gibi sevindim birden. Beyaz badanalı mütevazi evleri, kapının önünde ayaküstü sohbete dalan başı yazmalı kadınları, mavi gözlü cin bakışlı genç kızları, daracık sokaklarda sık sık pır pır eden yüreğimi, pencerelerden sarkan sardunyaları, kendini sürekli sokağa atmaya çalışan dantel perdeleri, rüzgâra eşlik eden türküleri anımsadım. Turistlere verdiğimiz- daha doğrusu vermeye çalıştığımız- artistik pozları, kayalarda eniştemin paketinden aşırdığımız sigaraları içmemizi..Ayaklarımız Ege’nin serin sularında  yüreğimiz başını almış gitmiş. Hayallerin güzelliğiyle mi serhoş olduk? Aldığımız bir yudum bira ile mi?  Akıp gidiyor saatler, günler haftalar.. Bardakçı, Bitez, Torba, Turgut Reis, Akyarlar koyları…Anılar ise taptaze hala..Buram buram tütüyor..

Şimdi anılara dalmanın zamanı değil. Yolda yoğun trafik var. Dikkatli olmalıyım. Karaİncir Köyü’ne gidiyorum. Ne güzel tesadüf, bugün köyün pazarı var. Denize girmeden doğru pazar yerine gideceğim. Alacağım/almayacağım meyve ve sebzelere bakıp, elleyip köylü kadınlarla sohbet etmeli ve Sevgili Ummuhan hanımla özlem gidermeliyim mutlaka.

O güzel yürekli Ummuhan Hanım her zamanki yerinde ürünlerinin arasında gülen yüzüyle karşıladı beni. Önce havadan sudan, hayat pahalılığından sohbet ettik. Sonra otlu ekmeğimi, gambilyamı (1), tarhanamı ve sebze kurularımı aldım.  Ummuhan hanımın sebze kuruları çok seviyorum. Kurutulmuş domates, kırmızıbiber, kereviz, pırasa, brokoli, ıspanak ve maydanoz ile hazırlıyor bu güzel karışımı. Özellikle tarhana ve un çorbalarında severek kullanıyorum. (Makarna ve pilavda da deneyeceğim. )  Gambilyayı yani Bodrum favasının hazırlanmasını öğrendim ve sizlerle daha önce paylaştım. 

Ekmekleri poşete yerleştirdik konuşurken. Hepsi ekşi mayalı ekmekler..Hepsini seviyorum ama favorim; otlu ekmek. Ummuhan hanım müşterileri ile ilgilenirken fotoğraflarını çekmeye devam ettim.  Müşteriler gidince bana ekmekleri nasıl hazırladığını anlattı. (2)

“Üç çeşit ekmek yapıyorum. Tam buğday unundan. Üçü de. İşte bunlar. Bir de buğdayın kepeğini aldırıyorum. O undan da baklava, börek yapıyorum. Erişte kesiyorum. İşte bu erişteleri. Burada gördüğünüz tüm malzemeler bizim kendi ürünlerimiz. Nar ekşisi bahçemizin narlarından, erişteyi, tarhanayı ben kendi ellerimle yapıyorum. Reçelleri kendi bahçemin meyvelerinden hazırladım. 

Otlu ekmeğin içinde sadece buğday unu, ekşi maya, su, tuz ve otlar var. Isırgan otu ve diğer otları da kullanıyorum. Ancak otları hamurun içine karıştırmıyorum. En son ekmeğe şekil verdikten sonra üzerine elimde yapıştırıyorum. Bu ekmeğin özelliği sacta pişiriliyor olması. Aman dikkat edin. Sacın altı çok harlı olursa otlar yanar. Onun için çok harlı olmamasına dikkat edin. “
Alacaklarımı aldım, sorularımı sordum. Ayrılırken gözüm otlu börekte kaldı ama kendimi tuttum. Arkadaşım  “Neden börek almadın?” diye sorunca “Bilmiyor musun diyetteyim” dedim gülerek. Ekledim sonra; “Şimdi diyeceksin ki: ‘Bu ne biçim diyet? Hiç ağzın boş durmuyor. Sürekli bir şeyler yiyorsun.’ Doğru söze ne denir? Haklısın ama bugün için diyeti bıraktım.”  

Pazardan çıktığımda ellerimde torbalar, belleğimde anılar ve tarifler, yüreğimde sevgi tomurcuklarının çıtırtısı vardı. 
Derin bir nefes aldım. Serin güz havasını ciğerlerime çektim. “Yaşamak güzel şey dostum!” dedim. “Yaşamak güzel şey ama sevgiyle elbette..” Arkadaşım sordu: “Ne diyorsun sen?”  “Hiççç” diye cevap verdim. 

Güneş dağların ardına yavaş yavaş çekilirken, torbamdaki yeşil Bodrum limonlarına bakarak bir türkü mırıldanmaya başladım. 


“İlimon ektim düze ilimon yâr aman 
Amanın bitmedi kaldı güze vay..
Amanın aşık oldum ben sana vay…”


1)Gambilya (Lathyrus ochrus): Mürdümükgiller familyasından, sarı mercimeği andıran gambilyaya “Bodrum Baklası” hazırlanan yemeğine de “Bodrum Favası” denir.  (YN)
2)Ummuhan Ergin, 1962 doğumlu,  Bahçeburun Köyü, Milas, Muğla. 

Güncelleme Tarihi: 22 Ekim 2017, 21:42
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner566

banner554

banner558

banner141

banner557

banner568