20 Yaşında ünlü olmak

Artık gittiği yerlerde hayranları onu yakından görebilmek için deliriyor, her dakikası para ediyor, markalar ona sponsor olmak için menajerinin ofisinde sırada bekliyor.

20 Yaşında ünlü olmak



Best Model of Turkey yarışmasından birinci çıkar çıkmaz önce “Adını Feriha Koydum” dizisinde, sonra da bu ay sonu vizyona girecek olan “Anadolu Kartalları” filminde başrol kapan Çağatay Ulusoy, All dergisine verdiği röportajda bu hızlı çıkıştan memnun fakat bir o kadar da şaşkın olduğunu itiraf etti.Üniversiteyi yeni kazanmış, şov dünyasından uzak, hayran kitlesi okuldaki ve oturduğu semtteki kızlarla sınırlı olan biriydi... Ama arkadaşlarının ısrarıyla Best Model of Turkey yarışmasına girip birinci olunca, kendisinin bile takip edemediği bir hızla bambaşka bir dünyanın içine girdi.

Ulusoy’la röportaj için menajeri Selin Boronkay’ın Akatlar’daki ofisinde buluştuk. Randevumuza 45 dakika geç kaldı ama dublajdan geldiği için durumu alttan aldım.

Bu noktaya değinmiş olmamın asıl sebebi; Çağatay’ın her yarım saatte bir başka iş randevusu olduğu için, ofisteki odada onu bekleyenlerin git gide çoğalan bir insan grubu oluşturmasıydı!

Sonunda Ulusoy kapıdan içeri girdi... Sonunda kuyruk azaldı ve röportaja başladık. Ulusoy sorulara kısa cevaplar verdi. Bunu yorgunluğuna da verebiliriz çünkü haftada altı gün neredeyse uyumadan koşturuyor. Oyunculukla ilgili her şey onu heyecanlandırıyor.



“Anadolu Kartalları” ise Ulusoy için beyazperdede kendini ispatlama projesi olduğu için ayrıca önemli. Türk Hava Kuvvetleri’nin kuruluşunun 100’üncü yılı şerefine çekilen ve 28 Ekim’de vizyona girecek olan filmde Engin Altan Düzyatan ile başrolleri paylaşan genç oyuncu, gerçekten uçak kullanmasa da çekimler sırasında kullanıyormuş gibi heyecanlanmış.

KADIN DEDİĞİN TUTTUĞUNU KOPARACAK

Çağatay Ulusoy, 23 Eylül’de ıstanbul’da doğmuş. Dizideki karakteri Emir Sarrafoğlu’nun doğum günü sahnesinin yayınlandığı gün, aynı zamanda kendi doğum günüymüş.

20 yaşında... Babası torna tesviyeden, annesi ise muhasebeden emekli. Dizi çekimlerine geç kalmamak için ailesinden ayrı, daha merkezi bir eve taşınmış. Yalnız yaşıyor. Sevgilisi olup olmadığı sorusuna şaibe yaratacak bir gülüşle cevap veriyor. Eğer sevgilisi varsa da o kişi dedikoduların aksine menajeri Selin Boronkay değil.

Ulusoy’a dizide olduğu gibi maddi ve kültürel özellikler bakımından kendisine çok uzak bir kızla birlikte olup olamayacağını sorduk. Hiç düşünmeden “Tabii ki” diye cevap verdi: “Tamam, şimdi iyi para kazanıyor olabilirim ama biz de zaten zengin değildik.”

Ulusoy bir kadının güzel olmasından çok dişli ve hırslı olmasından etkileniyor. “Vazgeçmeyecek, tuttuğunu koparacak. Otoriter olacak. Bunlar benim için
güzellikten daha etkili” diyor.

DAHA 20 YAŞINDAYIM AMA GÖZ ALTI KREMLERİM VAR


Sonra sıradan bir gününü ve set dışında geçen zamanlarını anlatmaya başlıyor:
“Setten saat 23:00’te çıkabildiğimiz için dışarı çıkmaya vakit bulamıyorum. Çok nadir Çengelköy’e kahvaltıya gidiyorum. Başka gittiğim daha doğrusu gitmeye vakit bulabildiğim bir yer yok. Setimizin olmadığı gün ekstra bir işim olmazsa mutlaka spor yapıyorum. Hem oyuncu hem de model olduğum için kendime iyi bakmam gerekiyor. Çok sevmeme rağmen pizza yiyemiyorum. Cildime bile birçok kadının bakmadığı kadar özenli bakmak durumundayım. Daha 20 yaşındayım ama göz altı ve göz çevresi kremleri kullanıyorum. Spor haricinde gitar çalmayı ve karakalem resim yapmayı çok seviyorum. Bir sonraki sete gidişimde, kendi sahnemin çekilmesini beklerken yanıma resim defteri ya da resim çizme aplikasyonlu iPad götürüp çizim yapmayı planlıyorum.”

ALIŞVERİŞE YALNIZ ÇIKMAYI TERCİH EDERİM

Genç oyuncu, stil sırlarını ve alışveriş duraklarından da söz ediyor:
“Alışveriş yapmayı seviyorum. Spor-klasik arası giyinmeyi severim. Spor ceket, tişört ve jean üçlüsü vazgeçilmezim. Dar kesim vücuda oturan gömlek ve tişörtleri tercih ediyorum. Alışveriş için ilk gittiğim mağazalar; Ramsey, Armani ve Harvey Nichols. Yalnız alışveriş yapmayı severim. Yanımda biri olduğunda ve beni yönlendirdiğinde yanlış kararlar veririm. Sezon modasını, trendleri, defileleri hiç takip etmem ama yeni şeyler almayı, giymeyi severim. En son Alexander McQueen marka bir ayakkabı, Victoria Beckham kolye ve Vakkorama’dan gri bir jean aldım. Hatta şu anda üzerimde...”

LAKABI ÇAO
* Lakabı: Çao.
* Oturduğu semt: Ataşehir.
* Parfümü: Hermes Paris.
* Burcu: Başakla terazi arasında!
* En sevmediği özelliği: Mutluluğunu gösterememe.
* En sevdiği saat markası: Omega.
* Favori spor merkezi: Planet ve Essporto.
* Satın almayı hayal ettiği ilk şey: Tekne. Çünkü denizi ve dalmayı çok seviyor.
* En beğendiği yeri: Burnu.


Röportaj: Ece BİLDİREN / Fotoğraf: Cem TALU

Güncelleme Tarihi: 27 Aralık 2011, 22:58
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner566

banner554

banner558

banner141

banner557

banner568