Ne zaman kendini yok etme gayretine girdin sen?

Okuyarak bilgeliğe ulaşacağını mı sanmıştın? Ya da sırra vakıf olmayanların söyledikleriyle gelişeceğini mi inanmıştın? 

Deneyimlemeden ‘’ol’’mayacağı fısıldamamış mıydı sana? 

Duymamış mıydın O’nun sesini?

Hayatın sadece yola çıkanlar için kapılar açtığını, yollarında ehil olanlar rehberliğinde ama yalnız yüründüğünü anlamamış mıydın?

Doğru zamanda doğru sorular sorarak, yanıtlarını tüm kâinattan alacağını unutmuş muydun? 

Trilyonlarca küçük parçanın bir araya gelmesiyle oluşan dev bir organizma olduğunu söylememiş miydi O sana? İ
şitmemiş miydin O’nun sesini?

Evrenin tek bir vücut olduğunu biliyordun ya önceden. Ne zaman unuttun sen? Ne zaman unuttun da kendi bütünlüğüne kastettin? Bir halka gibi görünmez bağlarla bağlı olduğun ağaçlara, çiçeklere, denizlere, dalgalara savaş açtın? Ne zaman kendi kendini yok etme gayretine girdin?

Hayatın sadece emek verenler için yaşanır bir yer olduğunu, kendi duvarlarını aşmayanların küçük cehennemlerinde helak olacağını bildirmemiş miydi rüyaların? Yoksa inanmamış mıydın sen onlara?

Her şeyin bir bütünün parçası olduğunu keşfettiğinde, hayatın nasıl da anlam kazanacağını kestirebilir miydin hiç? Ya da varoluşun sonsuz dansına katılmadan, ‘’ol dersin oluverir’’ manasını idrak edemeyeceğini hissedebilir miydin? 

Bilseydin korkularının içinden geçerdin belki... 

Ya da acıların seni sarmalamasına izin verirdin. Gözyaşlarından şifa bulurdun belki de… 

Kim bilir?       

YORUM EKLE
banner441

banner566

banner554

banner558

banner141

banner557

banner568