Nefessiz kalanlara üfleyen bir Rahman vardır

Kendinden çıktığın yolculuğun tüm evreni değiştireceğini bilseydin ne hissederdin? Acılarının seni çoğaltacağını, gözyaşlarının varlık tarlarını sulayacağını anlasaydın ne yapardın?

Bir gün, her şey ters gitmişti. Herkes sırtını dönmüştü. Suratına yemediğin tokat, kalbine saplanmayan hançer kalmamıştı. Tüm evren, sanki senin yok olman için sözleşmişti. Dipsiz karanlıklara dalmıştın. Tutunacağın dal kalmamıştı. 

Bilseydin o an kaderinin değiştiği andır. Fark etseydin Allah’ın cemali, celalinde gizlidir. Belki o zaman kâbusların son bulurdu. 

Bir gün, her şey ters gitmişti. Gözyaşların okyanus, acıların ateş olmuştu. Acılarla kavrulup, gözyaşlarına dalmıştın. Ateşin harında yanan küllerin, okyanusun dalgalarında yeniden doğmuştu. Ah bir bilseydin o an kaderinin değiştiği andı. 

Bir gün, her şey ters gitmişti. Her şey bitmişti. Oysaki bitişlerin sonunda başlangıçlar vardı. Nefessiz kalanlara üfleyen bir Rahman vardı. Ölümlerin sonunda doğumlar olurdu. ‘’Son’’ diye addettiklerin sonsuzluğun anahtarıydı.   Ah bir bilseydin acıların içinde ne tohumlar vardı. Gözyaşlarının suladığı tarlalar, ne güzel çiçekler açardı.


   

YORUM EKLE
banner441

banner566

banner554

banner558

banner141

banner557

banner568