Oyun mu?

Kentin kıyısında serin eser rüzgâr,
en uzak en yakına gelir de, ayağa kalkar
cümle varlık, gideni gelende mühürler...

Başlangıç ve sonuç köprüsünde hiç büyümez
çocuklar, o uçtan bu uca sürer oyun
kendi sesini duyana kadar yürürler...

Bir dili var insanın içinden duyduğu
birlikte tek, çokluktan okuduğu... açıp
vaktin kilitlerini ten iklimine bürürler...

Susamışların suyu muhabbet, mümkünlerin
aslından görür resmini, erdemi zevk olan
gönülleri evin ehline sürürler...

Silindi mi kuşku karanlığı kalplerden
korkma, ya fiillerin sonundan ya da
sessizliğe uyan aklın dünyasından görürler...

Göklerin göğünde, görmesi işitmesi
kendi olan oyun bilmezler, saklambaç
körlüğünde uyanır da durmaz zaman kürürler...


" KATRENİN ETEĞİNDE " adlı kitabımdan

YORUM EKLE
banner441

banner566

banner554

banner558

banner141

banner557

banner568