35 kadın aynı sahneyi paylaştı

Meme Rekonstrüksiyonu Farkındalık Günü (Breast Reconstruction Awareness Day – BRA-Day) kapsamında Acıbadem Maslak Hastanesi’nde “BRA-Day Etkinliği” düzenlendi.

35 kadın aynı sahneyi paylaştı

2011 yılında Kanada’da başlayan BRA-Day, kadınların kanser nedeniyle memelerinin alınması sonrasında meme onarımı hakkında bilgilendirilmesi, farkındalık oluşturulması ve bu imkana ulaşabilmesi için bir sosyal sorumluluk projesi olarak başladı.

Türkiye’de bu yıl ikinci kez düzenlenen BRA-Day etkinliği; Acıbadem Sağlık Grubu, Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği, derneğe bağlı Meme Rekonstrüksiyonu Çalışma Grubu ile kadın kanserleri alanında faaliyet gösteren Pembe İzler Derneği işbirliği ile gerçekleşti.

Etkinliğin moderatörlüğünü “Sevda Kuşun Kanadında” dizisinin sevilen oyuncusu Müge Boz yaptı.

Halka açık olarak gerçekleştirilen etkinlik kapsamında; meme onarımı ile ilgili Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanları ile hastalar bir araya geldi. Uzmanlar eş zamanlı ve geç meme onarımı hakkında kapsamlı bilgiler verirken hastalar meme kanserinde meme onarımının iyileşme süreçlerindeki psikolojik etkilerini ve meme kontrolünün hayatlarındaki önemini anlattı. Söyleşi sonrasında; meme kanserinde erken tanının önemine dikkat çekmek için kurulan ve meme kanseri tedavisi gören kadınlardan oluşan “Farkındalık Korosu” eğlenceli bir konser verdi. Etkinliğin son bölümünde ise Nefes Koçu Füsun Balta, “nefes terapisi uygulaması” ile doğru nefes alma yöntemlerini uygulamalı olarak göstererek katılımcıları bilgilendirdi. 


Meme onarımı iyileşme sürecini kolaylaştırıyor
Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği'nden Prof. Dr. Şükrü Yazar ve Prof. Dr. Sühan Ayhan’ın açılış konuşmasını yaptığı BRA-Day etkinliğinin ilk bölümünde, meme onarımının tüm evreleri konuşuldu. Acıbadem Maslak Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Şükrü Yazar, “Her 8 kadından 1’i meme kanserine yakalanıyor. Bu kadınların önemli bir bölümü, hayatlarının bir bölümünde ya tamamen memesini kaybediyor ya da memesinin bir kısmı alınıyor. Meme kanseri nedeniyle memenin alınması bir organ kaybıdır. Bu nedenle özellikle psikolojik etkileri çok büyük. Plastik cerrahideki yeni yöntemler sayesinde artık memeyi doğalına yakın yapabiliyoruz. Meme onarımı arttıkça görülüyor ki; meme kaybedilmediğinde hastalar kanserin üstesinden daha kolay gelebiliyorlar. Bu nedenle toplumu meme onarımı konusunda bilinçlendirmek ve farkındalığını artırmak çok önemli” dedi. Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Sühan Ayhan ise, “Türkiye genelinde yılda 15 bin mastektomi yani meme dokusunun alınması ameliyatı yapılıyor. Bu da demek oluyor ki, yılda 15 bin kadının meme onarımı konusunda bilgi sahibi olması ve bu konuda bilinçlenmesi gerekiyor. BRA-Day bu konuda bilinçlendirmeyi artırmak amacıyla belirlenen bir gün. Biz de 2 yıldır Türkiye’de meme onarımı konusundaki farkındalığın artırılmasına yönelik çalışmalar yapıyoruz” dedi. 

Meme onarımının tüm yönleri masaya yatırıldı
Açılış konuşması sonrasında “Eş Zamanlı Meme Onarımı” konusunda önemli bilgiler veren Doç. Dr. Burcu Çelet Özden, “Eskiden meme onarımı kanser tedavisi sonrasında yapılıyordu. Ama artık plastik cerrahi olarak meme kanseri ameliyatında eş zamanlı hareket edebiliyoruz. Bu sayede meme kanseri olan kadınlar ameliyat sonrasında vücut bütünlüğünü kaybetmeden hayatlarına devam edebiliyorlar” dedi. Prof. Dr. Savaş Serel “Geç Dönem Meme Onarımı” konusuna değindiği konuşmasında, “Meme kanseri sadece kanser olan kadını değil tüm ailesini etkiliyor. Meme onarımı bu nedenle büyük bir öneme sahip. Artık memenin alınmasının dışarıdan belli olmaması yeterli görülmüyor, hastaların psikolojik olarak hayatlarına sağlıklı devam edebilmeleri ve en önemlisi kanseri daha kolay unutmaları açısından vücut bütünlüğünü tamamen koruyabilmek çok önemli. Bu gerçeğin herkes tarafından bilinmesi gerekiyor” dedi. Meme kanseri sonrasında sıklıkla rastlanan lenf ödem rahatsızlığı konusunda bilgiler veren Doç. Dr. Yener Demirtaş ise şunları söyledi: “Lenf ödem, meme kanseri sonrasında hastaların mutlaka ödemesi gereken bir bedel olarak görülüyor. Ancak bilinmeli ki lenf ödem tedavi edilebilir bir sorun. Plastik cerrahi ve doğru fizik tedavi ile lenf ödemden ve şikayetlerinden kurtulmak mümkün.”  

“Yaşamak istiyorsanız hiçbir hastalık sizi öldüremez!”
Etkinlikte meme onarımı olmuş kadınlar da kendi deneyimlerini paylaşarak meme onarımının kanserle mücadele sürecindeki önemini anlattı. Nilüfer Şenbecerir, “3 çocuklu bir anne olarak 5 yıllık emzirme sürecinden sonra meme kanseri riskimin çok düşük olduğunu düşünüyordum. Ancak böyle bir genellemeden söz edilemeyeceğini kanser teşhisi konulduğunda anladım. Teşhis sonrasında aynı riski bir daha yaşamamak için vücudumda kulak memem dışında artık hiçbir meme dokusu istemediğimi söyledim doktoruma. Sonucunda tüm riskleri ortadan kaldırmak için total mastektomi (tüm meme dokusunun alınması) operasyonu geçirdim. Mastektomi sırasında bana meme onarımı da yapıldı ve şu an hayatıma kaldığım yerden devam edebiliyorum. Hastalığı erken teşhis sayesinde sorunsuz atlattım ve tedavi sürecinde anladım ki eğer yaşamak istiyorsanız hiçbir hastalık sizi öldüremez” dedi. 


“Kanser sonrasında mutlu yaşamak mümkün”
Etkinliğin moderatörlüğünü yapan oyuncu Müge Boz, “Bu etkinliğe katılan ve kendi deneyimlerini paylaşan kadınlar sayesinde görüyorum ki; meme kanseri tedavisi ve sonrasında meme onarımı ile hayata kaldığın yerden devam etmek mümkün. Meme kanserini yenen kadınlar hayata hala güzel bakabiliyorlar ve kendilerini eksik hissetmiyorlar. Bunun için uğraşan doktorlarımız ve bu hikayeler çok ümit verici” dedi. 

Meme kanserine karşı yürekten gelen sesler
Etkinliğin ikinci bölümünde; meme kanserinde erken tanının önemini vurgulamak için bir araya gelen ve meme kanseri tedavisi gören 60 kadından oluşan “Farkındalık Korosu”nun 35 koristi sahne aldı. “Yaşıyorum ve şarkı söylüyorum” mottosuyla sahne alan koro her dilden birbirinden güzel şarkılarla etkinliğe katılanlara keyifli anlar yaşattı. Prof. Dr. Selma Tükel’in danışmanlığında başlatılan “Meme Kanserinde Erken Tanının Önemi” başlıklı projenin sosyal ayağı olarak 2008 yılında Sanatçı Pınar Ayhan tarafından kurulan “Farkındalık Korosu” dünyada örneği bulunmayan bir koro ve alanında pek çok ödüle sahip.





 

banner380

İlgili Galeriler
banner379
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.