Kadavra nakli ile kurtuldu

20 yıl sonra gelen mutluluk...

Kadavra nakli ile kurtuldu

BU BAYRAM BAKLAVANIN TADINI ALABİLECEK!

Bayramlar, herkes için güzeldir ama Fadime Karagöz’ün Ramazan Bayramı'nı daha da güzel hale getirecek bir hayali var; ağız tadıyla baklava yiyebilmek. 20 yıldır vücudunda yüksek düzeydeki üre nedeniyle tat alma duyusu azalan ve 'susarım' endişesiyle her türlü tatlıdan uzak duran Fadime Karagöz, kadavradan bağışlanan böbrek ile nakil oldu. Şimdi, yiyeceklerin tadına varabiliyor, dilediği kadar su içebiliyor. Ailesi ve sevdikleriyle birlikte bayram geçirmeye hazırlanan Fadime Karagöz, “Bu bayram, benim bayramım olacak; hem sağlığıma kavuştum, hem de bu güne kadar reddettiğim tatlı ikramlarını eşim dostumla birlikte yiyebileceğim” diyor.

Ömrü hastanelerde geçiyordu

Sivas’ta yaşayan 51 yaşındaki Fadime Karagöz, böbrek yetmezliği nedeniyle 20 yıldır gördüğü diyaliz tedavisinden, İzmit’te kadavradan alınan böbreğin İstanbul’da Acıbadem International Hastanesi’nde Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. İbrahim Berber ve ekibi tarafından gerçekleştirilen bir operasyonla nakil edilmesi sayesinde kurtuldu. Haftanın 3 günü diyaliz tedavisi gören ve ömrünü hastanelerde geçen 4 çocuk annesi Fadime Karagöz, “Diyaliz tedavisi 4 saat sürüyordu. O günü adeta bitap halde yatıyordum. Ertesi gün tam kendimi toparlarken bu kez de ertesi gün göreceğim diyaliz tedavisinin hazırlığı başlıyordu. Dile kolay tam 20 yılım adeta kabus gibi geçti. Bayram nedir, seyran nedir, bilemedim. Böbrek naklinden sonra sanki yeniden dünyaya gelmiş gibiyim” dedi.

Hipertansiyon nedeniyle böbrekleri iflas etti

Fadime Karagöz, bundan 20 yıl önce hipertansiyon nedeniyle böbreklerinin iflas ettiğini öğrenince adeta dünyası başına yıkıldı. Hayatı risk altındaydı ve hemen haftanın 3 günü diyaliz tedavisine başlanması gerekiyordu. Fadime Karagöz’ün de kabus gibi tedavi süreci böylece başlamış oldu. Üstelik kocası Mehmet Karagöz şehir dışındaki inşaatlarda çalışıyordu. Bu nedenle Fadime Karagöz bir yandan diyaliz tedavisinin güçlüklerini yaşarken, bir yandan da 4 çocuğunu neredeyse tek başına yetiştirmek zorunda kalmıştı. 20 yıl boyunca, diyaliz tedavisi sürecinden sonra eve bitap halde dönen Fadime Karagöz, yorgunluk, mide bulantısı ve ağrıları nedeniyle saatlerce yatmak zorunda kalıyordu. Ertesi günü kendisini toparlıyor ama bu kez de bir sonraki gün gerçekleşecek olan diyaliz tedavisinin hazırlıkları başlıyordu.

“20 yıl boyunca doğru düzgün tatlı yiyemedim”

Fadime Karagöz’ün yaşadığı sorunlar bunlarla da bitmiyordu. Böbreklerinin daha fazla hasar görmemesi için başta kayısı ve muz olmak üzere sevdiği hemen hiçbir yiyeceği de yeme şansı olmuyordu. Neredeyse bir ömür evi ile hastane arasında mekik dokudu Fadime Karagöz; ne bayram ziyaretlerine gidebildi, ne gönlünce gezebildi, ne de evinde huzurla oturabildi… Vücudunda yüksek düzeydeki üre nedeniyle tat alma duyusu azalan Fadime Karagöz, 'susarım' endişesiyle de her türlü tatlıdan uzak durmak zorunda kalıyordu. Acıbadem International Hastanesi Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Ülkem Çakır, sürekli diyalize giren hastaların rahat su içemediklerini belirterek, “Çünkü bu hastaların idrarları yoktur. İçtikleri su vücutlarında birikir. Ayrıca kayısı, muz gibi potasyumdan zengin yiyecekleri tüketemezler. Çünkü potasyum fazlalığında kalp ritmi bozuluyor ve hasta yaşamını kaybediyor” dedi.

İzmit, Sivas, İstanbul üçgeni… 

İzmit’te yaşayan 75 yaşındaki beyin ölümü gerçekleşen bir kişinin böbreğinin dokusu, Sivas’ta yaşayan Fadime Karagöz’e uyuyordu. İzmit’te kadavradan böbrek alındı ve doku uyumunda ilk sırada yer alan Fadime Karagöz’ün eşi Mehmet Karagöz arandı; acil olarak İstanbul’a gelip gelemeyecekleri soruldu. Mehmet Karagöz’ün de ilk işi hemen havaalanını aramak oldu, çünkü Sivas’tan İstanbul’da günde sadece bir sabah bir de akşam olmak üzere 2 kez uçak seferi vardı. 

Ümidimi kesmişken aldım müjdeli haberi
Artık ümidini kesmeye başlamışken almış haberi Fadime Karagöz. 32 yıllık eşi Mehmet Karagöz vermiş müjdeli haberi. Eşi Mehmet Karagöz, ‘Hadi hazırlan hemen İstanbul’a gidiyoruz, böbrek bulundu’ dediğinde tüm dünyalar onun olmuş. Hemen apar topar hazırlanmışlar ve ilk uçakla soluğu İstanbul’da almışlar. 

O an uçak bulamasaydı, kurtulamayacaktı

Fadime Karagöz’ün şansı yaver gitmişti, çünkü bir saat sonraki uçakta yer kalmıştı. Apar topar İstanbul’a gelen Fadime Karagöz’e 20 yıldır beklediği böbrek, İstanbul’da Acıbadem International Hastanesi’nde Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. İbrahim Berber ve ekibi tarafından başarıyla nakledildi. Operasyonun ardından sağlığına kavuşan Fadime Karagöz, “Eğer bir saat sonraki uçakta yer olmasaydı, bu böbreğin bana takılması mümkün olamayacaktı, çünkü diğer sefer ancak akşam saatindeydi ve ben de nakil için geç kalmış olacaktım” dedi.

Kadavra bağışı ülkemizde maalesef çok az

Acıbadem International Hastanesi’nde yaklaşık 3 saat süren operasyonla böbrek naklini başarıyla gerçekleştiren Doç. Dr. İbrahim Berber, Fadime Karagöz’ün hayatının kadavra bağışı sayesinde kurtulduğuna, ancak ülkemizde maalesef bu bağışların son derece yetersiz olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Ülkemizde böbrek bekleyen yaklaşık 25 bin civarında hasta var. Maalesef bunların çok azına böbrek nakli yapılabiliyor. Çünkü ülkemizde organ bağışı yetersiz olduğu için nakillerin ancak yüzde 20’si kadavradan alınabiliyor, diğer yüzde 80’i ise canlı vericiden. Sapasağlam insanlar yakınlarını kurtarmak için bir böbreğini vermek zorunda kalıyorlar. Oysa yurt dışında bu nakillerin yüzde 80’i organ bağışı sayesinde kadavradan alınıyor.” 

Güncelleme Tarihi: 03 Ağustos 2014, 19:48
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner566

banner554

banner558

banner571

banner141

banner557

banner560

banner568