Kanser Ayı... ve 'Kanser Ayı'nda bir hasta çocuk

Değerli okurlarımızız "Kanser ayı'da sevgili dostum F.S benımle paylaştığında o anki duygu yükünüüüü yansıtabilselydim ... Değerli kalem Savaş Ay'ın 13..ekim 2001Tarihli yazısını Takvim gazetesi köşesinden aktarmak istedm.

Kanser Ayı... ve 'Kanser Ayı'nda bir hasta çocuk

Dün  13 Ekim 2010 

Bu güün 04.Ağustos.2011

SAVAŞ AY

Facebook'ta bugünlerde şu mesaja rastlıyoruz bol bol: "Bu ay kanser ayı. Hayatını kaybetmiş ya da mücadele eden her bir kanser hastası, aile üyesi ya da arkadaşı anısına ve savaşmaya devam edenlerin onurlu mücadelesi adına sevdiğiniz kanserli ya da daha önce bunu yaşamış birisi için bu yazıyı 1 saatliğine burada paylaşmanızı rica ediyorum. Çoğunuz kes kopyala yapmayacak. Ben yaptığım için gurur duyuyorum, siz de yaparsınız di mi?" Şimdi de genç bir meslektaşımızın 10 yaşında hastalığa vurulmuş yeğeni için verdiği savaş, hüzünler, umut ve umutsuzluklarla dolu macerasını paylaştığı şu satırları okuyun bakalım.

1 SAAT BİLE ÖNEMLİ
Sait Faik Abasıyanık, öyküleri için "Yazmasaydım çıldıracaktım" demiş. Ben de yazmasaydım çıldıracaktım. Çaresizlik insanın özgüvenini alıp götürüyor. Bunu birçok kez yaşadım ve yaşamaktayım. "Savaş Abi bunları niye yazıyorsun" diye düşünüyorsun.

İşte cevabı: "10 yaşındaki yeğenim Davut Bora'nın sol omzunda agresif bir tümör çıktı. Agresif tümör alınmazsa habise dönüyor. Tümör omuzundaki damar-sinir paketinin üzerinde. Çok tehlikeli bir bölgede yani. Çocuğun felç kalma veya en iyi ihtimalle kolunun kesilme olasılığı var. Bu tümör yumuşak doku kanseriyle eş değer. Bizim için her geçen saat bile önemli.

 

Yeğenimin doktoru Cerrahpaşa'da Prof. Dr. V.M.H. Kendisi bu konuda en iyi hocalardan biri. Ancak 'Özel bir hastanede ameliyat yaparım. 15 bin lira kendime alırım (nakit)' diyor. Özel hastaneyle birlikte bize çıkan maliyet 30 bin lirayı geçiyor. Babası bin TL maaşla geçiniyor. Benim ekonomik durumum belli. Yalnız bu prof'a dedik ki 'Cerrahpaşa'da yap'. Şubat'a gün verdi. Adam, 'Ben bu ameliyatı 40 bin liradan aşağı yapmam ama sizin için 15 bin lira alırım. Ameliyatı da şu özel hastanede (adı bizde mahfuz) yaparım' dedi.
Yalnız bu tümörün tekrarlama riski çok yüksek. 'Tamam' dedik özelde arabamızı satıp, borç bulup yaptıralım. Önümüzdeki 10 yıl içinde en az yılda iki kez ameliyat olması gerekiyor. Zaten varımız yoğumuz bir arabamız o da gitti. (Gitsin tek kurtulsun da) ikincisine nereden bulacağız? Biz daha birincinin borçlarını ödeyememişken nereden buluruz.

EKİBİMİZ YOK
Onun için bir üniversite veya devlet hastanesinde yaptırmamız gerekiyor. Yalnız bu ameliyat için bir ekibin olması gerekiyor. Tümör damar-sinir paketinde olduğu için damar cerrahı, sinir cerrahının da ortopedistle ameliyata girmesi gerekiyor. Baltalimanı bu ameliyat için 'Ekibimiz yok' diyor. Bu konuda bir uzman daha var. Ona hiç gitmedik. Bizi Okmeydanı Hastanesi ona yönlendirdi. Adam ünlü biri İstanbul Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi bir Prof. Dr. Almanya'da ayağı kesilir denen hastaları yürüten bir adam. Öğrendik ki o adam da para gözün teki ve hastalarını o da özel hastanelere yönlendiriyor.
Çaresizim... Gözyaşlarım çaresizliğimi de engellemiyor.
Çaresizlik içinde çırpınıyorum.
Çırpındıkça batıyorum. Battıkça boğuluyorum. Nefes alamıyorum.
Bana bir yol göster, yardım elini uzat abi."


UMUT HEP VAROLSUN

Böyle bir iç dökmeden etkilenmemek mümkün mü?
Aklıma ilk geleni yapıp güvendiğim bir başka dostu Vakıf Gureba Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç Dr: Turan Aslan'ı aradım hemen. "Bana gelen bir maili sana da yollayacağım, oku düşündüklerini benimle paylaş hocam" diye rica ettim.
Yolladım, okumuş hemen geri döndü bana. Sesinde öfke, sitem ve keder iç içe yüklüydü. "Bu sözde meslektaşlarım için içimden geçeni dilime dökmek istemiyorum Savaş kardeş. Yine de çok üzüldüğümü ve hırslandığımı bilesin" dedi.
Ardından ekledi: " Hemen bana getirsinler o yavrumuzu." Şükür bir umut doğmuştu.
Hemen bana yazan meslektaşımızı aradım. "Bekliyorlar haydi!" dedim.
Yorum sizin
Gittiler. Vakıf Gureba'nın başhekimlik odasına girdiklerinde karşılarında uzman hekimlerden oluşan ekibi gördüler. Hemen muayene edildi 10 yaşındaki Bora. Durum acildi, "hemen ameliyata" dediler. Sonra çocuğun psikolojisi bozulmasın, duruma uyum sağlasın diye 2 gün ertelediler. O iki gün dün doldu ve sabah ameliyata girdi o yavrucak. Şimdi hepimiz bekliyoruz, "kurtuldu" haberi almayı, müjdelerle dolmayı bekliyoruz.
Yazının girişinde yer alan bazı duyarsız doktorlar için cadı yakma töreni düzenleyelim diye yazmadım bunları. Sadece durumları, vaziyetleri herkes görsün diye yazdım paylaştım. Yorum sizin...

Güncelleme Tarihi: 30 Aralık 2011, 00:15
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner566

banner554

banner558

banner141

banner557

banner568