Sendeki sırrı bilseydin eğer

Beşeriyet iddiasına sıkı sıkıya tutunmuş, beden hapishanelerimizin içinde yuvarlanıp gidiyoruz. Dışarda olup bitenlerin ardındaki nedenlere kafa yormadan, olmakta olanlara katlanamıyor, isyan ediyor, çığlıklar atıyor, hıçkıra hıçkıra ağlıyoruz. Daha gözyaşlarımız kurumadan, çığlıklarımız dinmeden, benzer acılar yaşıyoruz.  

Farklı sahnelerde, farklı rol arkadaşlarıyla aynı konulu illüzyonların içine dalıyoruz. 

‘’Hep mi beni buluyor? Ben ne zaman kurtulacağım bu sıkıntıdan ?’’ deyip, gelmekte olan senaryoların hakikatine inmeden, hayıflanıp duruyoruz.

Başımıza gelen hadiseleri kahır olarak değerlendirmek yerine, batınındaki manaya yoğunlaşmaya, ardındaki lütfu görmeye gerek görmüyoruz. Bir şeyin dış yüzüne bakıp konu hakkında hüküm vermenin, içerdeki derin bilgiyi es geçmek olduğu gerçeğini unutuyoruz.  Âlemlerin Rabbinin ’’celal ‘’sıfatıyla hükmedip, ardından ikramını verdiğini idrak edemiyoruz. İkramın gelmesi için,  olayların içinde boğulup, bunalıma düşmek yerine, tekrar eden vakaların bize neyi öğretmek için gönderildiklerini tefekkür etmeyi ihmal ediyoruz.

İçimizdeki ateşi söndürmedikçe, imtihanlarımızın katlanarak artacağı gerçeğini göz ardı ediyor, kaba toprağa saplanıp kalıyoruz. Varlığımızdaki Nur-u İlahiye ulaşma gayretine girmek yerine, illüzyonların büyüsüyle çukurdan çıkamıyoruz.

7 kat semayı aşmadıkça, kanatlarımızı açıp uçmanın mümkün olmadığını anlayamıyoruz.   

Bir şeyin sırrına erişmek için, onun derinlerine inmek, merkezine ulaşmak gerekir. Nasıl ki hazinenin sırrı sandığın içinde, cevizin sırrı kabuğun ardında: İnsanın sırrı da kendi içinde, kalbinin merkezinde saklıdır. İçeriye ulaşmak için dışardaki kabuktan azad olmak, kat kat elbiselerden sıyrılmak gerekir. Tabii bunları yazıya dökmek, sözle söylemek kolaydır. Oysaki bir beşerin bu kabuklardan sıyrılması, hazinenin kapağını kaldırması için aylarca, yıllarca çalışıp didinmesi,  gerekir. 

Sendeki sırrı merak ediyorsan eğer,
Saplanıp kaldığın bataklığa tamah etmiyorsan, 
Hadi gel biz de yola çıkalım. 
Hadi gel inat etme de sırra talip olalım. 
Gel beri gel de 
Tutsaklıktan özgürleşip,
Olup bitenlerin ardındaki hayırları seyre dalalım.    


 
YORUM EKLE
banner441

banner566

banner554

banner558

banner141

banner557

banner568