Şiir burcum ikizler

Yıldızsız bir gökyüzü düşünemeyiz. Burçsuz da bir insan. Yıldızlar milyonlarca yıl önce sönseler de ışıklarıyla -bize geç ulaştığı için- bizi aydınlatıyorlar. Kişinin doğum tarihine göre saptanan burçlar, onun özelliklerini (sağlık, karakter özellikleri, ekonomik durum, kariyer, evlilik, dinî veya felsefî boyutlardaki düşüncelere bakış açısı...) yansıtıyor. Burçlar kadar yükselen burçlar (Kişinin doğum saatine göre tespit edilir.) da önemli. İnsanın doğum tarihine ve saatine göre çizilen yıldız haritaları ise onun DNA’sının resmi gibi. Kendi DNA’larını tablo şeklinde duvarlarına asanlar yıldız haritalarını da asabilirler. Yıldız haritası çizmek için bu konuda iyi bir eğitim, sağlam bilgi (doğum tarihi ve saati konusunda) ve bunu yorumlamak için de yetenek gerekli.

Kimilerinin bir tür fal olarak gördüğü astroloji, bazı ülkelerdeki üniversitelerde bir bilim dalı olarak kabul edilip bu alanda öğrenci yetiştiriliyor.Burçlar dolayısıyla astroloji hayatımızın her alanını ilgilendiriyor.Güneş sistemindeki her gezegen bir burcu simgeliyor. Her burcun uğurlu renkleri, günleri, çiçekleri ve taşları var.Bu özellikler ilgimi çektiği için her burç için bir şiir yazdım:

VENÜS 

pembenin bütün tonlarını 

bakırda eritiyorum

tavuskuşu kanatlarının

âhengiydim dün

unutmabeni

PLÜTON

gittikçe sararan su

yanık kıskaçlarımda

karanfile dönüşüyor

farkında mısın?

Burçlar dolayısıyla gezegenlerimiz gökyüzünün (hayat) karanlığını aydınlatan şiir gibi ışık saçıyor. Şiir burcum ikizler. Tez canlılığımı ve çok yönlülüğümü hava grubuna ait ikizler burcuma borçluyum. Zekâmı ve yaratıcılığımı besleyen burcum şiirimi olumlu yönde etkiliyor. Doğum haritamdaki başağın yoğun etkisini de unutmamak lazım. 

Değişkenlik, mükemmeliyetçilik ve merak sayesinde sanatın birden fazla alanından besleniyorum. İlgilendiğim (müzik, resim, sinema, dans...) ve beslendiğim sanat dallarının etkisi şiirimi zenginleştirdiği kadar derinleştiriyor. Dergilerde yayımladığım şiirleri kitaplaştırırken (bu kitabın teması astronomi) geleneği yeniden üretmek için burçların bendeki izdüşümlerinin yanı sıra mitolojiden de faydalanıyorum. Bütün anlattıklarım kendiliğinden oluşan tek bir yapıyı (yani bütün halinde şiirimi) parçalı anlamlandırma çabalarımın sonucu. Kim bilir daha kaç parçayı bölmem, daha neler anlatmam gerekiyor.

Behçet Necatigil Bile/Yazdı’da şiir burçlarından bahseder. Necatigil’e göre, her şair şiir hayatı boyunca üç burçtan geçer: Gurbet, hasret ve hikmet. Şu ân “hasret” burcunda olduğumu hissediyorum. Başkalarının şiir kaleleri birer birer çöküp yıkılırken benimkinin geleneğin zemininde, zamanın yıpratıcı etkilerine karşı sağlam duracağına eminim.

                             

YORUM EKLE
banner441

banner566

banner554

banner558

banner141

banner557

banner568