Suriyeli çılgınlığı


Mehmet Nacar

Mehmet Nacar

Okunma 19 Haziran 2017, 18:28

Komşuda altı yedi yıldan beri yangın var. Suriye terör yuvası oldu. Kimin kimi öptüğü belli değil.

Hani komşuyuz ya.

Canını kurtarmak ve yaşam tarzından taviz vermemek isteyen Suriyeliler ülkemiz sınırlarından serbestçe geçerek keyif içinde yaşamaya başladılar.

Birleşmiş Millerden para alıyorlar.

Devletimiz para ödüyor.

Doktor, ilaç, hastane, elektrik, su bedava.  İş kuranlar vergiden muaf…

Ellerinde bir çanta bile olmadan gelenler şimdi altlarına araba alıp dolaşmakta.

Sınır geçişlerinin kontrolsüz ve serbest olduğu zamanlarda terör örgütü militanları silah ve mühimmatları ile geçiş yaparak Anadolu’ya dağıldılar.

Doğu ve Güneydoğu bölgelerimiz silah depoları haline getirildi. Kurtarılmış il ve ilçeler ilan edildi.

Biz ne yaptık?

Komşudan gelen garibanlara(!) destek olmaya devam ettik ve ediyoruz.

Güney illerimizden Kilis ile Gaziantep’te Cadde ve sokaklarda Türkçe konuşanlara çok az rastlıyoruz. Arapça dili bu illerde hâkim konumda.

-Yahu Türkçe öğrenin, diye uyardığımızda aldığımız yanıt;

-Siz Arapça öğrenin…

Arap akınıyla birlikte hırsızlık, kumar, sahtecilik, fuhuş, kavga ve cinayetler ivme kazandı.

Patronunu öldüren Arap işçiler var. Serseri Arap gençler her yerde terör estiriyorlar.

Her şeyin sahtesini yapıyorlar. En çok da sahte zeytinyağı….

Sevgili konuğumuz Arapların çoğunluğu gündüzleri yatıyorlar. Geceleri sabahlara kadar uyanıklar. Buna bizzat ben de şahidim.

Suriyeli göçü başladığından beri ülkemizde doğan Arap çocuk sayısı dört yüz bin civarında.

Uluslararası anlaşmalar gereği çocuklar doğdukları ülkenin vatandaşı sayılmakta.

Şu an için büyük bir il nüfusu kadar yandan yamalı Arap vatandaşımız var.

Sayın Cumhurbaşkanı Arapların vatandaşlığa alınacağı konusunda söylemlerde bulunmuştu.

Alındılar diyelim.
Araplar ülkemizdeki diğer etnik gruplar gibi değiller. Gelenlerin çoğunluğu çok evli.  Sürekli üreyip çoğalıyorlar.

PKK ülkemizde yaşayan Kürt vatandaşlarımızın nüfusuna oranlanıp ortaya çıkmadı mı?

Çok değil. Önümüzdeki yirmi yıl içinde Ülkemizdeki Arap nüfus ortalama yirmi milyona ulaşacaktır.

O zaman geldiğinde bazı Kürtler gibi Araplar da özerklik isteyecekler. Belki de PKK ile ortak hareket ederek başımıza büyük belalar açacaklar.

Bir ülkeyi yönetenler gündemi kurtarmaya çalışmamalı. İleri zamanlara yönelik plan, proje ve hesaplar yapmalıdır.

Biz Arap göçmenleri misafir olarak getirdik.

Yakın gelecekte evimize el koymaya ve bizi kapı dışarı etmeye başlayacaklar.

Timur bir gün kırda gezerken yaşlı ve zayıflıktan hareket güçlüğü çeken bir eşek görmüş. Bu eşeğin sahibinin bulunmasını emretmiş. Görevliler arayıp bulmuşlar. Eşeğin sahibi bizim ünlü Nasreddin Hoca… Huzura getirmişler hocayı. Timur;

-Bu eşeği gençliğinde çalıştırıp işe koşmuş ve yararlanmışsın. Yaşlılığında çayıra sürmen büyük vefasızlık. Al bu eşeği. Çayırda gezdir. Yedir, içir. Ona iyi bak yoksa kellen gider.

Hoca eşeğin boynuna bir yular takmış. Çayırda otların en gür olduğu yerlerde gezdirip otlatmaya başlamış.

Eşeğin sağlığı hayli düzelmiş. Bir gün otlarken kafasını kaldırıp keyifle anırmaya başlayınca Hoca;

-Anır anırabildiğin kadar. Arkanda Timur gibi biri olduktan sonra sen daha çok anırırsın, demiş.

Resmi kurumlarda işi olan Suriyeliler zorlukla karşılaşınca memurları şöyle tehdit ediyorlar;

-Seni Recep Tayyip Erdoğan’a şikâyet edeceğim…

Suriyeliler ülkemizi sevdiler. Gitmek istemiyorlar. Avanta yaşamak varken niye gitsinler ki?

Suriyelilerin çözümsüz sorun haline gelmelerini beklemeden ülkelerine dönmeleri sağlanmalıdır.

Buyazım www.yakamozyakut.com.tr  de ana manşetten de yayımlandı

banner441
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.