Susku


Mehmet Kuvvet

Mehmet Kuvvet

Okunma 15 Haziran 2017, 13:08

-İçi dolu gezene 
ne yer sorula ne gök – 

Elinizde kalem bir şeyler yazmak istersiniz, didişirsiniz kelimelerle. Duygular zihnin ücra köşelerinde bile olsa biri galip çıkar bu savaştan. Derinlerdeki inci tanesini alır ve bırakır avuçlarınızın içine. İşte o an susarsınız.

Kısa hayatta sahip çıkılması gereken, şartlar gereği azat edilemeyen, yüreğin dokunup ellerin dokunamadığı neydi? Kapı aralığından öyle bakıyor ki nedenler, niçinler. Kırılan her parçaya yüreğini parçalayıp sarası geliyor insanın. 

Bir elin geçmişinde, diğer elini uzatmak isterken geleceğe, takılır kalırsın, gidemezsin ne ileri ne geri. Elde kalan öykü olur sadece, çıkamazsın girdiğin sokaktan, susarsın. 

Büyürsün suskunlukla, zamanın derinliklerine dalarken tutkunun keskinliği ile katman katman açarsın kendi benliğini. Ruhunda doğan çelişkiler, karşıt duygular çarpışır sürekli. Özlenen, sarılıp sarmalanmak istenen, aynı zamanda yürek burkan, geri geri adım attıran, susturan, pusturan…

Bilmediğiniz yarınlarınıza ne saklı? Umut edelim, umudunuzu getirsin yarınlar, küçük bir oyun da olsa. Onarsın kalbini kıpırtılar, an gelip enkazın nabzında susan tüm düşleri savursun dağların tepelerine.

Kontrolsüz bir duyguya sarılırsınız, tıkanır, yazgıya boyun eğersiniz sessizce. Bir vazgeçiştir bu aslında. Çıkışı olmasa da gönlünüzde açılan kapılar kapanmaz asla. Üzmeyi bilmediğiniz için yenilgiyi kazanç sayarsınız. Ne fecidir yanmak, kaldırır mı artık yüreğiniz, zaten kavrulmuş? Ama her kavruluş bir zaman su alır ve çatlar yeni tomurcuklara.

Düğümleyecek kadar etkileyici cümleler doğurur suskunluğunuz. Farklı bir zamandan ve iklimden seslenir büyüyle. Başka bir boyutta nefes alır kelimeleriniz, tutkulu, şeffaf bir perde iner gözlerinize. Adsız ve farksız kaybolur, dağlanırsınız resmen ve rüzgârlara biner gözyaşlarınız.

İsyanları özenle sarıp sözcüklere, bulunana değil, bulmak istediğine yürürsün. Yeni ve istendik kaideleri yaratır zemin kaymasının telaşı. Yürüyen ölülerin düzlükleri ve mezarlıklar ukdesiz yaşam olur.

Yaşıyoruz boynumuza asılı sancılarıyla yaşamı; tanımaya çalışıyoruz yaşam sevincinin çağıran sesini. 

Sesleşip, sesleştikçe nefesleyerek birbirimizi…

banner363
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.