Toprağını ekmeyen ürün bekler mi?

Derinlerinde gizli kalmış bahçeni bir hatırlasana…

Hani sadece sana ait olan, uçsuz bucaksız dehlizleri bulunan, yıllardır uğramadığın bahçen vardı ya? Ne çabuk unuttun. Hadi bi ziyaret etsene. Ne güzel olur, bakımsızlıktan bitmiş eğrik otlarını temizlesen… Komşu bahçelerden sızan pis sulara set çekip akbabaları uzaklaştırsan… Sonra mana tohumları ekip, aşkla, ilimle, sabırla gübrelesen... Gürül gürül akan derenin bereketiyle sulasan… 

Başka bahçelerin çiçeklerine imreneceğine girsen kendi bahçene… Kitlesen kapını. Bahçenin bereketi, rahmeti için terlesen, çabalasan, yorulsan…

Ha bir de her şeyin şifası olan güneşin, ışınlarını senin toprağına da ulaştırmasını dilesen... Ama öyle dilesen ki kalpten olsa. Güneş bir ulaşsa bahçene, tohumlar topraktan yüzeye çıksa, filiz verse her biri.Toprağını ekmeyen, gün gelir ürün beklerse gaflet içindedir. Bahçesini sulamayan, tohumlar çiçek açsın dilerse nefsindendir. Bil ki inanç ve aşk olmadan açan tohum meyve vermez.

Sabır ve emek olmadan açan çiçekler de mis kokmaz.

İşte bu manaları yaşamında hemhal edenler, gönül dehlizlerinde saklı hazinelerle tanış olurlar.      

  

YORUM EKLE
banner441

banner566

banner554

banner558

banner141

banner557

banner568